Bugun...



07/04/2021


facebook-paylas
Tarih: 07-04-2021 12:51

07/04/2021

SUAT UZUNALTIN

 

Amerika Birleşik Devletleri’nde bir batarya şirketi, elmas ve nükleer atıklardan oluşan ve şarj edilmeden 28 bin yıla kadar dayanabilen pili tanıttı. Cep telefonları ve diğer elektronik cihazlar için 9 yıl bitmeyecek pil ise yolda.

California merkezli Nano Diamond Battery (NDB), elmas ve nükleer atıkları kullanarak hiç bitmeyecek pil üretti.

Hiç şarj edilmeden 28 bin yıla kadar dayanabilen batarya, uzay araştırmaları için umut olacak.

Elmas pilin gücünü nükleer atıklardan, özellikle de geri dönüştürülen radyoaktif izotoplardan alacağı bildirdi.

İzotoplar tarafından yayılan enerjiyi emmek için batarya, panelli nano-elmas katmanlarıyla çevrelenecek.

İzotopların genellikle binlerce yıl süren ömürleri olması ve elmasların da mükemmel ısı iletkenleri olması sebebiyle, pil yeniden şarj edilmeye gerek kalmadan enerji yaymaya devam edecek.

NDB'nin kurucusu Dr. Nima Golsharifi, pilin yüzlerce yıl kullanılabilmesinin yanısıra, nükleer atığı iyi bir şeye dönüştürmek gibi bir fayda sağlayacağını belirtti.

Cep telefonunuzun şarjı 9 yıl bitmeyecek

Golsharifi, aynı zamanda cep telefonlarında ve diğer elektronik eşyalarda 9 yıl kullanılabilecek bir elmas pil geliştirdiklerini de sözlerine ekledi.

Bu pilin de 2023'te kullanılabilir hale gelebileceğini öne sürdü.

Pilin maliyeti merak edilirken, sentetik elmas ve nükleer atık kullanımı pek de ucuz olmayacağını gösteriyor.

TRT HABER 

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ürdün Kralı 2. Abdullah ile telefonda görüştü. 

 

Nöroteknoloji alanında çalışan Brainscope adlı bir şirket, felçli insanların herhangi bir kablo bağlantısına ihtiyaç duymadan sadece düşünerek başarılı bir şekilde yazı yazmasını sağlayan bilgisayar geliştirdi.

BrainGate teknolojisi kullanılarak yaratılan beyin kontrollü bilgisayar ilk kez insan beynine kablosuz olarak bağlandı.

Brainscope şirketinin çalışması, felçli bireylerin ellerini kullanabilen bir insan gibi yazı yazmasını sağladı.

Çalışma, felçli katılımcıların sağlıklı insanların hızında yazabildiklerini de gösterdi.

BrainGate, beyin sinyallerini tek nöron çözünürlüğünde iletebilen bir sistem kullandığını açıkladı.

Yeni beyin kontrollü bilgisayar nasıl çalışır?

BrainGate'in araştırmacıları, yeni çalışmalarında 35 ve 63 yaşlarındaki iki felçli hastayı kullandıklarını belirtti.

Hastaların kafasına beynin motor korteksinde bulunan bir elektrot dizisine bağlanan cihaz takıldı.

Sinyaller, uygun şekilde benzer doğrulukla kaydediliyor ve iletiliyor.

Bu da kablolu ekipmanla kullanılan kod çözme algoritmalarının aynısının kullanılabileceği anlamına geliyor.

İki felçli birey, sistemi 24 saat evlerinde kullanabiliyor.

TRT HABER 

 

Kişisel Verileri Koruma Kurulu, Facebook hakkında, kullanıcı verilerinin sızdırılması nedeniyle resen inceleme başlattı.

Kişisel Verileri Koruma Kurulu, "Facebook'taki 533 milyon kullanıcının verilerinin bir hacker platformunda ücretsiz olarak paylaşıldığı" haberleri üzerine konuyu gündem toplantısında görüştü.

Kurul, Facebook hakkında resen inceleme başlatılmasına karar verdi.

Facebook'un 533 milyon kullanıcısının kişisel verilerini paylaştığı belirtilmişti

"Business Insider" internet sitesinin haberinde, bir hacker platformunda 106 ülkeden 533 milyon Facebook kullanıcısının telefon numaraları ve kişisel verilerinin çevrim içi olarak ücretsiz paylaşıldığı belirtilmişti.

Yayımlanan kişisel bilgilerin 32 milyondan fazlasının ABD'den, 11 milyonunun Birleşik Krallık'tan, 6 milyonunun Hindistan'dan olduğu ifade edilen haberde, söz konusu bilgiler arasında telefon numaraları, konum bilgileri, doğum tarihleri, elektronik posta bilgilerinin bulunduğu aktarılmıştı.

Güvenlik uzmanları, verilerin bilgisayar korsanları tarafından dolandırıcılık için kullanılabileceği konusunda uyarmıştı.

TRT HABER 

 

Güvenlik kaynakları, "Ukrayna'nın doğusunda karşılıklı hukuktan yanayız, barış tesis edilmeli. Ateşkes ve istikrar devam etmeli." açıklamasını yaptı.

Ukrayna'nın doğusunda yaşanan gerilim, Ankara'nın yakın takibinde. Güvenlik kaynaklarına göre NATO gelişmeleri yakından izliyor.

Ankara bölgede karşılıklı hukuktan yana. Ateşkesin kalıcı hale getirilip barışın sağlanması gerektiği belirtiliyor.

Zelinsky'nin Türkiye'ye gelmesi bekleniyor

Bölgede tansiyon yüksek. Ukrayna ve Rusya arasında gerilim sürüyor. Ukrayna Devlet Başkanı Zelinsky başkanlığında bir heyetin cumartesi günü yüksek düzeyli stratejik konsey toplantısı için Türkiye'ye gelmesi bekleniyor.

Yunanistan ile güven arttırıcı önlemler toplantısı yapılacak

Sadece Ukrayna değil, Doğu Akdeniz, Suriye, Libya ve Karabağ'la ilgili her geçen gün yeni bir gelişme oluyor. Türkiye, istikrarın korunması için çabalarını sürdürüyor.

Güvenlik Kaynakları bu kapsamda Doğu Akdeniz'de düşen tansiyona dikkat çekti.
Yunanistan ile diplomatik ve askeri görüşmelerin başladığı hatırlatıldı. Bu adımın Türkiye'nin diyaloğa açık olduğunun bir göstergesi olduğu ifade edildi. İki ülke arasında güven arttırıcı önlemler toplantısının yapılacağı açıkladı.

Azerbaycan ile tatbikat yapılması gündemde

Güvenlik kaynaklarına göre Azerbaycan ile Türkiye'nin tek ordu ile tatbikat yapması da gündemde. Atılacak ikili adımlar üzerinde çalışmalar sürüyor.

Libya ile temas devam edecek

Ve Libya'da silahlarının susmasının ardından yaşanan süreç. Güvenlik kaynaklarına göre bundan önce olduğu gibi bundan sonra Libya ile temas devam edecek. Karşılıklı ziyaretlerin her zaman olabilecek.

Ankara-Moskova hattında son kurulan temaslar yapıcı

Suriye'de ise Esed'in saldırgan tutumu ile alakalı Rusya ile görüşmeler sürüyor. Güvenlik kaynaklarına göre Ankara-Moskova hattında son kurulan temaslar yapıcı bir ortamda geçti. Suriye konusunda varılan mutabakatların çerçevesi hatırlatıldı, rejimin uygunsuz hareketlerinin tekrarlanmaması mesajı verildi. 

TRT HABER


Rusya’da, 200 ton yük taşıma kapasitesine sahip süper ağır fırlatma araçlarının taslak tasarımları üzerinde çalışmaların başlatıldığı belirtildi. 

 

Rusya'ya ait Pasifik Filosu "Mareşal Shaposhnikov" firkateyni ilk kez bir kara hedefine Japonya Denizi sularından seyir füzesi "Kalibre" nin fırlatılmasını gerçekleştirdi.

Tahmini zamanda, roket Cape Surkum bölgesindeki test alanına ulaştı. Atış menzili 1000 km'yi aştı. 

 

Zelensky: Ukrayna’nın NATO’ya katılımı, Kiev’in Donbass’taki savaşı bitirmesinin tek yoludur.

NATO Genel Sekreteri: NATO Ukrayna'nın egemenliği ve toprak bütünlüğünü sağlam şekilde desteklemektedir.

Sözde Donetsk Halk Cumhuriyeti eski Savunma Bakanı Strelkov:

“Batı, doğrudan Ukrayna için savaşmayacak, ancak güdümlü füzeler, radar ekipmanları ve danışmanlar ile destek olacak.”

“Sadece ABD ve AB değil, Türkiye’de kenarda durmayacak ve destek verecek.”

Bugün gün boyunca İngiliz Hava Kuvvetleri Boeing RC-135W Perçin Ekleminin keşif uçağı keşif yaptı. Kırım açıklarında keşif yaptı.

Amerikan Küresel şahin, Mariupol bölgesindeki Donbass'taki iletişim hattını inceliyor (Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinde bir atılım için en olası yer)

Rq-4 Global Hawk, P-8A Poseidon ve RC-135W tarafından temsil edilen Amerikan ve İngiliz istihbarat uçakları , bugün Rusya’nın yeni gelen birliklerinin Ukrayna ile sınır bölgelerine yerleştirildiği yerleri inceliyor. 


BAE fonlu, İngilizce yayın yapan The National News adlı haber sitesinin Washington muhabiri Joyce Karam’a göre Türkiye ve Mısır arasındaki direkt görüşmeler geçtiğimiz Ağustos ayında Washington’da başladı.

Karam’ın kaynaklarına göre görüşmeler "çok ciddi" ve “ilerleme” kaydedilmiş durumda.

İki ülke arasındaki istihbarat ve savunma işbirliğinin arttığı belirtiliyor.

Karam’a konuşan kaynaklara göre Mısır, Ankara’dan Türkiye’de yaşayan Müslüman Kardeşler üyesi bazı isimleri teslim etmesini istiyor. 

Mısır’ın bir diğer şartı ise Erdoğan’ın Mısır’a karşı söylemlerinde yumuşamaya gitmesi ve Sisi hükümetinin tanınması. 

Masadaki konularda ise en başta Doğu Akdeniz var. Karam, özellikle Büyükelçilere ve Müslüman Kardeşler üyelerinin sınır dışı edilmesi olasılığına dikkat verilmesi gerektiğini vurguluyor. 

CB Erdoğan’ın Kahire’yi ziyaret edebileceği dahi iddia ediliyor.

Fonun nereden geldiğini dikkate alarak “şüpheyle” yaklaşmanızı şiddetle tavsiye ediyorum fakat önemli bir haber. Haberin kaynağının BAE merkezli olması da ilginç.

Birkaç gün içerisinde yaşanan ve bağlantılı olabilecek diğer gelişmeler: Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Bahreynli mevkidaşıyla telefonda görüştü.

CB Erdoğan, bugün Katar Emiri Şeyh Temim ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Katar, arabulucu rolü oynuyor olabilir (direkt görüşmelerin olduğu da sır değil). 

 

Skandal bildirinin arkasından CHP çıktı: İmza atan emekli amirallerden dördü CHP üyesi!

Kanal İstanbul ve Montrö tartışmalarını bahane ederek hükümeti hedef alan ve Türkiye'yi ayağa kaldıran bildirinin ardından CHP çıktı. Bildiriye imza atan emekli amirallerden dördünün Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) üyesi olduğu belirtildi. Gözaltına alınan isimlerden olan emekli amiral Ergun Mengi'nin ise İYİ Parti Uluslararası Siyasi Kuruluşlar ve Jeo Stratejik Analizlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı olduğu ifade edildi.

Türkiye, Doğu Akdeniz’de büyük bir mücadele verirken 104 emekli amiral, geçmişte yaşanılan muhtıraları aratmayan bir bildiriye imza attı. Sonrasında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı re'sen soruşturma başlatmış ve o amiraller göz altına alınmıştı.

Soruşturma kapsamında emekli amirallerin yurtiçi ve yurtdışındaki bağlantılarının araştırıldığı belirtildi. Halkın iradesini hiçe sayarak hükümete ayar vermeye kalkışan 104 emekli amiralden Kadir Nazif Özdağdeviren, Cemil Şükrü Bozoğlu, Cengiz Alpözü ve Mehmet Tayfun Uraz'ın Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) üyesi olduğu tespit edildi.

ARALARINDA İYİ PARTİLİ O İSİM DE VAR

Skandal bildiriye imza atanların başında yer alan Ergun Mengi'nin de İYİ Parti Uluslararası Siyasi Kuruluşlar ve Jeo Stratejik Analizlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı olduğu belirlendi.

NELER OLMUŞTU?

Bildiri, cunta dönemlerinde olduğu gibi gece yayınlanmış ve “Yüce Türk Milletine” hitabıyla başlamıştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümetin hedef alındığı bildiride, Kanal İstanbul ve Montrö Sözleşmesi’nin tartışmaya açılmasının endişeyle karşılandığı belirtilerek, Türkiye’nin bekasında önemli bir yer tutan Montrö Sözleşmesi’nin tartışma konusu yapılmasına/masaya gelmesine neden olabilecek her türlü söylem ve eylemden kaçınılması gerektiği ifade edilmişti.

YENİ ŞAFAK

 

‘Bildiricilere’ bildirilecek bir haberim var

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, 15 Temmuz'dan sonra büyük -ve kolay kolay denk düşmeyecek- bir şans yakaladı. O şansı dibine kadar kullanmak, devlet ve millet düşmanlarına tarihler boyu anılacak ibretlik bir ders vermek gerekiyordu.

Aylar boyu meydanlardan seslenen vatan nöbetçileri, "Hainlerin kellesini ayaklarımızın dibine atın, idamı getirin" çığlıkları attı.

Peki ne oldu?

Milletini bombalayan hainler, mahkeme önlerinde şehit yakınlarının gözü önünde şov yaptı. Mahkemelerle âdeta dalga geçti. Bir teki bile pişmanlık emaresi göstermedi. Aksine tamamı, "Elimize imkân geçse yine yaparız" dedi.

Şayet o gün milletin sesine kulak verilmiş olsaydı, bugün amiral eskisi 103 pırpırlı, darbe imasında bulunmaya cesaret eder miydi?

Şimdi birileri yayınlanan bildiriyi savunup, "Emekli olmuş, yaşlı başlı ve silahsız amiraller mi darbe yapacak?" sorusunu alaycı bir şekilde soruyor.

Hatırlatmakta yarar var ki ilk etapta Fetullah Gülen isimli iblis de bir gözü toprağa bakan, ayağı çukurda biriydi ve silahı, askeri olmayan biri olarak biliniyordu. 

Sonra milletin silahlarıyla milleti nasıl vurduklarını izledik.
Kabul edin veya etmeyin, 103 amiral eskisi ile Fetullah Gülen arasında zerre-i miskal fark yoktur.

Şöyle ki...

Bu amiral eskilerinin ordu içinde yetiştirdiği ve bugün bile bu amiral eskilerinin sözünü emir kabul edecek binlerce asker var. 
Bunu unutmamak gerek!
Birileri de işin üstünü örtmek için, "Yahu darbe iması bu bildirinin neresinde var?" diye safa, salağa yatmaya çalışıyor!

Bak güzel kardeşim.

Sen bildirideki cümleleri okumasını ve yorumlamasını bilmiyorsan kusura bakma ama o senin salaklığın!

Birincisi...

103 amiral, tıpkı eskiden darbelerin yapıldığı saatte, yani gece yarısı bildiri yayınlıyorsa bu başlı başına bir darbe imasıdır. 

Kaldı ki bildiride yer alan bir cümle var. O cümle aynen şöyle:
''Aksi hâlde, Türkiye Cumhuriyeti, tarihte örnekleri olan, bunalımlı ve bekası için en tehlikeli olayları yaşama risk ve tehdidi ile karşılaşabilecektir..."

Bıngıldak kadar zekâsı olan herkes, eksiden bu tür cümlelerin yapılacak darbelerden çok kısa süre önce özene bezene kurulduğunu bilir. Adamlar açık açık, "Ülke bunalımlı bir sürece doğru gidiyor, beka sorunu oluşuyor. Biz sessiz kalmayız" diyor.

Daha ne desinler senin anlaman için?

Kaldı ki...
Bildiriyi yayınlayanlar içinde "Sınırımızda başkası olacağına laik anlayışa sahip YPG'nin olması daha güzel olur" diyen terörist sevici eski amiraller de var.

Mesele Montrö tartışması ise Meclis Başkanı çıkıp açık açık, "Sözlerimi başka yöne çektiler. Bizim Montrö Sözleşmesi ile ilgili bir sorunumuz yok" dedi mi?

Dedi...
Demek ki birileri fırsat bu fırsat diyerek Montrö Sözleşmesi iptal edilecek fitnesi üzerinden ülkeye yeniden balans ayarı vermeye çalışıyor.

Hele hele dünyanın neredeyse bütün ülkeleri Türk Silahlı Kuvvetleri'nin geldiği noktayı hayret verici bir gelişme olarak anlatırken, Türk Ordusu'na laf söyleme cüretini göstermek...
Hiç kusura bakmayın ama bu düpedüz FETÖ ağzıdır!

Yunan'ın rahatsız olduğu, Rum'un rahatsız olduğu, Ermenistan'ın rahatsız olduğu, Amerika'nın, İsrail'in, Alman'ın, Fransız'ın, İngiliz'in rahatsız olduğu Türk Ordusu'nun gücü sizi niye rahatsız eder ki?

Ya da şöyle sorayım:
Irak'ta ve Suriye'de sağ terörist bırakmayan, Akdeniz'de Mavi Vatan sınırlarını canı pahasına koruyan, Azerbaycan’ın Karabağ'ı kazanmasında destansı rol oynayan... İHA'sıyla, SİHA'sıyla, savaş uçaklarıyla, Atak helikopterleriyle, Fırtına Obüsleri'yle, denizaltılarıyla, savaş gemileriyle dünya harp tarihini değiştiren Türk ordusunun başarısı kimi rahatsız eder?

Cevabını ben vereyim:
Düne kadar orduevlerini kafayı çekmek için kullanan, istediği balık türünün getirilmesi için şehirden şehire helikopter uçuran, "Allah" denilmesini suç sayan, başı kapalı diye şehit annesini garnizondan içeri sokmayan ve fakat terörle ilgili en ufak bir başarı elde edemeyen üç beş darbeci kafayı rahatsız eder... 

Tesadüfe bakın ki 15 Temmuz darbesinden sonra 103 darbeci general ve amiral gözaltına alınıyor. Önceki gün 103 eski amiral darbe imalı bildiri yayınlıyor!

Tesadüfe bakın ki bildirinin yayınlandığı günden itibaren saydığınızda 15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümüne 103 gün kaldığı ortaya çıkıyor!

Tesadüfe bakın ki bildiri, 15 Temmuz darbe girişiminde parmağı olan NATO'nun kuruluş yıl dönümü olan 4 Nisan'da gece yarısı yayınlanıyor!

Bu FETÖ ağzı değil de nedir?
Bildiriye imza atanlardan biri olan Atilla Kıyat ise millete zekâsız muamelesi yaparak, "Tepki verenler, belli ki uyku sersemi iken okumuşlar. Sabahleyin, uykularını aldıktan sonra bir daha okurlarsa yaptıkları suçlamalardan utanç duyacaklardır" diyor.

Sen millete hakaret edeceğine, gece yarısı kafayı çekip bildiri yayınlayan yandaşlarından utanç duysana!..

Söylenecek çok şey var da...
Neyse...
Yazının başında "Devlet darbeci zihniyete ibretlik ceza vermedi" eleştirisinde bulunmuştum. Devlet en azından bugün devreye girip bu amiral eskilerinin apoletlerini sökmeli. Emekliliklerini iptal edip, devletten aldıkları paraları onlara haram etmeli.
Yoksa bunu yapanlar yarın bir adım daha atabilir. 

Bunu korkuyla söylemiyorum. 
Bu ülkede kimsenin canı Ömer Halisdemir'den, Feti Sekin'den, Abdullah Olçok'tan, Eren Bülbül'den tatlı değil.
Milyonlarca insan onların yolundan gitmek için bir fırsat bekliyor. 

Ve fakat milyonlarca insan, darbecilere bu kez gereken cezayı bizzat kendisinin keseceğini de âlem-i cihana haykırıyor. 
Bilinsin yani!

TÜRKİYE GAZETESİ

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bazı emekli amirallerin darbe imalı bildirisine ilişkin "Bir gece yarısı gerçekleştirilen bu eylem kesinlikle art niyetli bir girişimdir" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'de gerçekleştirilen değerlendirme toplantısı sonrası açıklama yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarının satır başları şöyle;

Az önce yaptığmız toplantıda 2 gündür ülkemizi meşkul eden bir mesele ile ilgili tartışmaları ayrıntıları ile değerlendirdik. Her şeyden önce bir gece yarısı gerçekleştirilen bu eylem, hem üslubu hem yöntemi hem de yol açacağı açıkça belli olan tartışmaları itibarıyla kesinlikle art niyetli bir girişimdir. Emekli amirallerin vazifesi, 104 tanesi bir araya gelerek siyasi bir tartışma konusunda darbe imaları içeren bildiriler yayınlamak değildir. Aynı şekilde hiçbir emekli kamu görevlisinin de topluca böyle bir yola tevessül etme hakkı yoktur.

"Tartışmanın sebebi kesinlikle ifade özgürlüğü meselesi değildir"

Biz bu amirallerin, diplomatların ve diğerlerinin, son dönemde Suriye'den Libya'ya, Doğu Akdeniz'den Ege'ye, Kıbrıs'tan Karabağ'a karar verdiğimiz mücadelelerin hiçbirinde bir araya gelerek, ülkeleri için destek bildirisi yayınladıklarını görmedik. Yine bunları, FETÖ'cü hainlerin başlattıkları 15 Temmuz darbe girişimine karşı milletimin yanında yer alırken de görmedik. Tam tersine imza sahibi amirallerden bazılarının geçmişten bugüne, ülkemizin hak ve menfaatleri aleyhine medyada verdikleri demeçleri, sergiledikleri duruşları üzüntüyle takip ettik. Tartışmanın sebebi kesinlikle ifade özgürlüğü meselesi değildir. Buna ifade özgürlüğü diyemeyiz. İfade özgürlüğü, seçilmiş yönetimi darbeyle tehdit eden cümleleri kapsamaz. Buradaki isimlerin bir kısmı aynı görüşleri, çeşitli medya mecralarında ve siyasi zeminlerde uzun süredir dile getirmiştir. Hiçbir isme, medyadaki ve siyasi alandaki siyasi açıklamaları sebebiyle herhangi bir soruşturma açılmış veya benzeri işlem yapılmış değildir.

Ancak geçmişi darbeler ve bildirilerle dolu bir ülkede, bir gece yarısı 104 emekli amiralin böyle bir girişimde bulunması asla kabul edilemez. Bunun adına ifade özgürlüğü diyemeyiz. İfade özgürlüğü, 'aksi halde' diyerek başlayan ve ülkenin seçilmiş yönetimini darbeyle tehdit eden cümleleri kapsamaz. Emekli amiral sıfatıyla da olsa böyle bir girişim, kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik bir bühtandır. Bu yöntem ve bu tarz ifadeler, dünyanın her yerinde demokrasiye, hukuk devletine, milli iradenin üstünlüğüne saldırı olarak kabul edilir ve aynı şekilde muameleye maruz kalır. Yayınlanan bildirinin, milletimiz nezdinde bu derece sert tepki görmesinin bir diğer sebebi de çok daha büyük bir kampanyanın parçası olarak algılanmış olmasıdır.

"Bildiri yayınlanır yayınlanmaz tüm siyasetçilerin en yüksek sesle duruş sergilemelerini beklerdik"

Eski diplomatlardan, eski milletvekillerinden ülkemize karşı husumetleriyle bilinen sözde aydınlardan oluşan kimi kesimler, bir süredir benzer söylemlerle yasamayı, yürütmeyi ve yargıyı hedef almaktadır. Üstelik bunların çoğu da ülkede dikili taşı olmayan, millete zerre faydası dokunmamış kişilerdir. Malesef siyasetçilerimizden bazıları da bu kirli kampanyaya destek vererek kendilerini inkar etmektedirler. Bildiri yayınlanır yayınlanmaz tüm siyasetçilerin en yüksek sesle duruş sergilemelerini beklerdik. Eğer böyle yapmış olsalardı, bugün burada sadece milli iradeye verilen desteğe teşekkür için huzurlarınızda bulunacaktık.

"Ana muhalefet partisini demokrasiden yana tutum almaya çağırıyoruz"

Ülkemizde yapılan tüm darbelerin, vesayetin, milli irade üzerinde kurduğu tahakküm çabalarının hepsinin, demokrasi karşıtı tüm bildirilerin özelikle arkasında yer alan bir zihniyet, bu defa da safını aynı istikamette belirlemiştir. Girdiği her seçimde, milletimizden gereken mesajı almış olmasına rağmen küçük ve ama örgütlü bir kesimin kontrolünden çıkmayı başaramayan ana muhalefet partisini, bir kez daha demokrasiden yana tutum almaya çağırıyoruz. Buna karşılık, yapılan açıklamaya hak ettiği cevabı vererek, milli iradeden yana tavır koyan tüm siyasi parti liderlerine ve temsilcilerine, yargı kurumlarına, üniversitelere, illerimizdeki sivil toplum kuruluşlarına da ayrıca şahsım, milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Her zamanki gibi bizim muhatabımız doğrudan milletimizdir. Bugün de yaşananların muhasebesini milletimizle yapmak, yol haritamızı milletimizle paylaşmak üzere bir araya geldik. Milleti ve milletin seçtiği yönetimi tehdit etme cüretini gösterenlere hadlerini yine milletimizle göstereceğiz. Bazılarının yapılan işi 'bunda büyütülecek ne var' diyerek küçümseme yoluna gittiklerini görüyoruz.

"Yayınlanan bildiriyi özellikle dikkate alıp gereken her tedbiri uygulama kararlılığımızı ortaya koyuyoruz"

Türkiye'de demokrasiye yönelik her saldırı, bu tarz bildirilerin ardından gelmiştir. 27 Mayıs'ta Merhum Menderes'e böyle yapmışlardır. 12 Mart yönetimi, yine bir bildiriyle müdahale etmiştir. 12 Eylül'den önceki hükümetleri aynı şekilde tehditle sindirmeye çalışmışlardır. 28 Şubat'ta ülkenin meşru yönetimine bu pervasızlıkla saldırmışlardır. Kendi hükümetlerimiz döneminde ise bu tür girişimlere karşı en ağır tepkiyi koyduğumuz için gerisini getiremediler. 15 Temmuz gecesi, silahlı darbe denediler ama milletimizin şanlı direnişi karşısında gün ağarırken kuyruklarını kıstırıp kaçmak mecburiyetinde kaldılar. Milli iradeye yönelik açık tehditler karşısında derhal ve en etkin şekilde tavır alınmadığı takdirde işin sonunun nereye varabileceğini milletimiz yakın tarihten çok iyi biliyor. İşte bu sebeple yayınlanan bildiriyi özellikle dikkate alıp gereken her tedbiri uygulama kararlılığımızı ortaya koyuyoruz. Elbette bu meseleyi siyasi istismar aracı haline getirmek isteyenler çıkacaktır. Onlarla da sandıkta hesaplaşacağız. Milletimiz, kimin demokrasinin ve hukuk devletinin yanında durduğunu, kimin darbecilerin ve vesayetçilerin koltuğunun altına girdiğini görüyor. İnşallah 2023 seçimlerinde, tüm bu yaşananları milletimizin takdirine sunacak, istiklal ve istikbal yolunda verdiğimiz mücadelenin neticesini hep birlikte takip edeceğiz.

"Bu sözleşme dönemin şartlarında önemli bir kazanımdır"

Yapılan açıklamada iki temel iddia ortaya konmaktadır. Birincisi, Montrö Anlaşması'nın tartışmaya açılması, ikincisi ise basında ve sosyal medyada yer alan bazı görüntüler. İstiklal Savaşı'nın ardından kimi konularla birlikte boğazların statüsü ile ilgili sorunun çözümü de sonraki yıllara bırakıldı. Uzun görüşmelerin ardından, İkinci Dünya Savaşı'nın hemen öncesinde, 1936'da bir kısmı da boğazlarla doğrudan ilgisi olmayan kimi devletlerle Montrö Sözleşmesi'ni imzaladık. Hiç şüphesiz boğazların kontrolünü uluslararası bir komisyon yerine, pek çok sınırlamayla da olsa Türkiye'ye bırakan bu sözleşme, dönemin şartlarında önemli bir kazanımdır.

İmzalandığı tarihten bugüne kadar, boğazlarda bu sözleşmeye uygun olmayan pek çok tartışmalı hususla karşılaşıldı.

Boğazlardaki gemi trafiği yer yer seyir güvenliğini tehdit edecek veya ciddi vakit kayıplarına yol açacak düzeye ulaşmış olması da meselenin ayrı bir boyutudur. Her şeye rağmen Montrö'nün ülkemize sağladığı kazanımları önemli görüyor ve daha iyisi için imkan bulana kadar bu sözleşmeye bağlılığımızı sürdürüyoruz.

Peki şu anda konumuz olan Montrö tartışması nereden çıktı Esasen imzaladığımız tarihten beri bu sözleşme ile ilgili akademi dünyasında, medyada, diplomaside, askeri cenahta pek çok görüş ortaya konmuştur. Bugün de sözleşme tüm boyutlarıyla tartışılmaya devam etmektedir. Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilme kararı aldığı günlerde Meclis Başkanımıza bu çerçevede Montrö örneği verilerek bir soru yönetilmiştir. Kendisi de bir hukukçu olan Meclis Başkanımız 'tamamen teorik olduğunu' belirttiği bir cevap vererek, konuyu izah etmiş fakat 'Montrö'den çekilme diye bir durumun olmadığını' da açıkça belirtmiştir. Eskiden beri süren bu tartışmanın akademik açıdan teorik bir yaklaşıma konu edilmesi, emekli amirallerin bir araya gelerek yayımladıkları bildirinin omurgası haline dönüştürülmüştür. Şayet amaç Montrö Sözleşmesi ile ilgili tartışmaya katkı sağlamaksa bunun mecrası bildiri yayınlamak değil, akademik dünyada ve medyada görüş ifade etmektir. Nitekim bu zaten yapılmaktadır. Hiç kimse de akademideki, medyadaki, siyasi alandaki tartışmaları sebebiyle kimsenin yakasına yapışmamış, meseleyi başka mecralara çekmeye çalışmamıştır ancak önceki gece yayımlanan bildiri tamamen bu çerçevenin dışında bir eylemdir.

"Bizim egemenlik mücadelemizdir"

Kanal İstanbul ile Montrö arasında kurulan bağ temelden yanlıştır. Türkiye, Kanal İstanbul sayesinde İstanbul Boğazı'ndaki ağır deniz trafiği yükünü hafifletirken, Montrö'deki sınırlamaların dışında tamamen kendi egemenliğinde bir alternatife de kavuşmuş olacaktır. Bu, bizim egemenlik mücadelemizdir. Peki biz şu anda İstanbul Boğazı'nda egemen miyiz? Maalesef...

Bir başka ifadeyle Kanal İstanbul, Boğaz'daki egemenlik haklarımızı güçlendirecek bir projedir. Atatürkçülük ve Cumhuriyetçilik adına Türkiye'nin milli egemenlik haklarını tahkim edecek böyle bir projeye karşı çıkanlar en büyük Atatürk ve Cumhuriyet düşmanıdır. Cumhurbaşkanı ve ülkenin en büyük partisinin Genel Başkanı olarak vazifem, Türkiye'nin ve Türk milletinin hak ve menfaatleri neyi gerektiriyorsa onu yapmaktır. Montrö Sözleşmesi'nden çıkma ile ilgili halihazırda ne bir çalışmamız ne de böyle bir niyetimiz vardır ama gelecekte bu ihtiyaç ortaya çıkarsa ülkemizi daha iyisine kavuşturmak üzere her sözleşmeyi gözden geçirmekten de çekinmeyiz. Bunları da uluslararası anlaşmaya veyahut da tartışmaya açarız.

Bildirideki ikinci meseleye gelirsek, biz, geçmişte cübbeleriyle seçilmiş hükümete karşı düzenlenen mitinglere katılan rektörlere demokrasi ve hukuk adına karşı çıkmıştık, geçmişte cübbeleriyle siyasi iktidarı hedef alan brifinglere iştirak eden yargı mensuplarını da demokrasi ve hukuk adına eleştirmiştik, yine biz, geçmişte üniformalarıyla milli iradeyi çiğneyen askerlerin yaptıklarını, demokrasi ve hukuk adına doğru bulmadığımızı açıkça söylemiştik. Bugün de aynı yerdeyiz.

"Kesinlikle art niyetli"

Türk Silahlı Kuvvetlerinin disiplin anlayışıyla bağdaşmayacak fotoğraf veren askere de olumlu bakmadık, bakmayız. Bunun münferit bir hadise olduğu açıkça bellidir. Söz konusu görüntünün yayınlandığı gün, Türk Silahlı Kuvvetleri kendi içinde çok yönlü bir idari soruşturmayı başlattı ve sonuçlandırdı.

Halen konu üzerinde çalışan Milli Savunma Bakanlığı da kendi üzerine düşeni mutlaka yapacaktır. Bizim de yanlış bulduğumuz bu görüntünün, ülkenin ve milletin topyekun huzursuzluğuna yol açacak bir bildirinin bahanesi olarak kullanılmasını ise kesinlikle art niyetli görüyoruz. Aynı şekilde tamamı da yalan veya yanlış olan bilgilerle Milli Savunma Üniversitemizi laiklik ve Atatürkçülük tartışmalarının içine çekmeye çalışanlar da sinsi gayeler taşıyor. Geçmişte darbe imalarını 'Genç subaylar rahatsız' diyerek ifade edenlerin, Milli Savunma Üniversitemiz sayesinde artık bu imkandan mahrum kalınca işi emekli amirallere havale ettikleri anlaşılıyor.

Bir kez daha altını çizerek ifade ediyorum, demokrasi ve hukuk içinde çözülecek meselelerin, darbe imalı bildirilerin bahanesi haline dönüştürülmesi siyasi otoriteye rağmen Anayasa'ya bağlılık gösterisi değil, tam tersine Anayasa'ya yönelik açık tehdittir. Sadece bu tartışma bile başlı başına Türkiye'nin darbe dönemlerinin ürünü bir Anayasa'dan yeni ve sivil bir anayasaya geçiş ihtiyacını ispatlamaya yeterlidir. Türkiye'nin geleceğine umutla bakmaya en çok ihtiyacı olduğu bir dönemde, milletimizin ve özellikle de gençlerimizin morallerini bozacak hiçbir hareketi müsamahayla karşılayamayız.

"Demokrasimizi güçlendireceğiz"

Ana muhalefet partisinin başını çektiği bir kesim, bu tartışmanın, ekonomik sıkıntıların üzerinin örtülmesi amacıyla kullanıldığını öne sürüyor. Halbuki ekonomiye asıl zararı kendilerinin sürekli körüklediği bu tür tartışmalar vermektedir.

Çarşamba günü Türkiye ekonomisinin salgın şartlarında hangi başarıları ortaya koyduğunu ayrıntılı şekilde milletimizle paylaşacağım. Kendi ülkelerinin ve milletinin felaketinden iktidar devşirme peşinde koşan muhterisleri, milletimizin takdirine havale ediyoruz. Şu anda bu 104 kişinin içerisinde bizzat CHP'nin üyesi olan, kendisi, karısı, yeğeni, oğlu, şusu busu olanlar var. Siz, bunları da yakın zamanda yazılı ve görsel medyada göreceksiniz ve bu işin merkezinde aslında ana muhalefet partisinin ta kendisi var. Biz, ekonomide bir şeyi konuşuyoruz, bunu açıkladım. Türk ekonomisini yatırım, istihdam, üretim ve ihracat temelinde büyütmeyi, çok daha iyi yerlere getirme mücadelesi vermeyi sürdüreceğiz. İktidara geldiğimizden bu yana kronolojik olarak biz ülkemizi nereden aldık, bugün neredeyiz? Yatırımlar dahil, bütün bunları kronolojik olarak çarşamba günü millete seslenişte açıklayacağım. Aynı şekilde demokrasimizi de milli iradenin üstünlüğü temelinde darbelere, cuntalara, vesayete karşı gerektiğinde canımız pahasına mücadele ederek güçlendirecek, geliştireceğiz.

TRT HABER


Birleşik Arap Emirlikleri'nin ilk nükleer santrali ticari faaliyete başladı.

BAE ve G.Kore öncülüğünde inşa edilen nükleer santral, 22.5 milyar euroya mal oldu.

2021 itibarıyla BAE'nin elektrik ihtiyacının %27'sini karşılaması bekleniyor. 

 

Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, ülkenin tüm askeri bölgelerinde savaşa hazırlık durumu denetimlerinin başlatıldığını açıkladı:

”Askerler, taktik, özel ve iki taraflı tatbikatlar yapmak üzere poligonlarda çalışmalara başladı.”

Nisan ayı boyunca tüm askeri bölgelerde toplamda 4.048 tatbikat düzenleyeceğiz. Rus ordusunun harbe hazırlık durumunu denetleyeceğiz. 


İran'ın 2015 nükleer anlaşmasını ihlal etmesi, ülkenin nükleer silahlar üzerinde çalışmaya başlamanın yolunu açtığı korkusunu uyandırarak Başkan Biden üzerindeki baskıyı artırıyor.

Aylar süren çıkmazdan sonra, İran, ABD ve 2 Nisan'daki 2015 nükleer anlaşmasının geri kalan beş tarafı , anlaşmayı eski haline getirmek için Viyana'daki müzakerelere devam etme kararı aldı . ABD'li ve İranlı yetkililer şimdilik doğrudan görüşme yapmazken, onları Avusturya başkentindeki aynı toplantıya getirmek, anlaşmayı kurtarmaya yönelik büyük bir ilk adım olarak görülüyor.

İran'ın görüşmelerdeki ana hedefi, Trump yönetiminin 2018'de anlaşmadan çekilmesinin ardından uyguladığı yaptırımlardan kurtulmak olacak. ABD'li yetkililer, İran'ı anlaşmadaki taahhütlerine tekrar uyumlu hale getirmeye odaklanacak.

İran, son aylarda dünya güçleriyle 2015 nükleer anlaşmasındaki bazı temel hükme bağlı kalmayı bırakarak nükleer silah üretmek için ihtiyaç duyacağı süreyi kısalttı. Anlaşmadan uzaklaşılan bu adımlar, ABD yaptırımlarına bir yanıt olarak , İran'a yönelik yaptırımların kaldırılmasına ve Batı ile ticarete açılmasına yardımcı olan bir anlaşmanın hayatta kalmasını riske attı.

23 Şubat'ta İran, artık Birleşmiş Milletler müfettiklerine nükleer tesislerine günlük erişim hakkı vermeyeceğini veya bu sitelerdeki faaliyetlerinin yirmi dört saat güvenlik görüntülerini sağlamayacağını söyledi. ABD ve Avrupalı ??güçler, 3 Mart'ta İran'a, Washington ile Tahran arasındaki diplomasiyi yeniden canlandırma amacıyla İran'ı resmi olarak kınama planlarından uzaklaşarak, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın nükleer faaliyetlerini araştırmasıyla işbirliği yapmaya başlaması için son bir şans vermeye karar verdi .

İran'ın uranyum metali üretmesi neden önemli?
Uranyum metali genellikle nükleer silahların merkezinde kullanılır. Malzemenin üretimi, İran'ın, uranyum ve plütonyum metalürjik üretimi yapması, 15 yıllık bir moratoryumu kabul ettiği, altı dünya gücü ile yaptığı 2015 nükleer anlaşmasının açık bir ihlali.

UAEA, 10 Şubat'ta İran'ın nükleer programına aşina olan kişilere göre, İran'ın IAEA denetimi altındaki bir tesiste - muhtemelen küçük bir laboratuvarda - az miktarda uranyum metali ürettiğini söyledi.

Uranyum metalinin nükleer silahlarda kullanılması ve İran'ın malzeme üretimine getirilen yasak göz önüne alındığında, küçük miktarlarda üretim bile İran'ın nükleer silah istemediği konusundaki ısrarı hakkında soru işaretleri uyandırıyor. İran, Tahran'daki araştırma reaktörü için daha gelişmiş bir yakıt üretmek için uranyum metalini kullanacağını söyledi. Ancak açıklama, İran'ın seçeneklerini açık tutmak istediğini gösteriyor.

Başkan Biden, nükleer anlaşmaya yeniden girmek için Tahran'la görüşmeye devam ederse, uranyum metali üretimi ABD ve İran arasında bir parlama noktası haline gelebilir. İran, bir pazarlık kozu olarak üretimi durdurmayı teklif ederek müzakere gücü arayabilir.

İran ayrıca uranyumu% 20'ye kadar zenginleştiriyor. Bu ne anlama geliyor?
İran, Ocak ayı başlarında uranyumun %20 saflıkta zenginleştirilmesine yeniden başladığını söyledi. Bunun anlamı ise 2015 nükleer anlaşmasında belirlenen bir başka ciddi sınır ihlali olarak kayıtlara geçmiş durumda.

Zenginleştirilmiş uranyum sivil nükleer enerji üretiminde kilit bir bileşendir ve İran'ın zenginleştirmesinin amacı olduğunu söylüyor. Ayrıca, nükleer silah kalitesinde uranyum üretmek için kritik bir bileşendir.

2015 nükleer anlaşması, İran'ı% 3,67 oranında uranyum zenginleştirme ile sınırlıyor. İran'ın zenginleşme seviyesi, %90 oranında zenginleştirilmiş olan silah sınıfı uranyumdan hala çok uzak. Ancak% 20 zenginleştirmede, Tahran'ın bir nükleer silah için ihtiyaç duyduğu yakıt türünü üretmesi gereken süre önemli ölçüde azaldı.

İran bu stokla bir nükleer silah üretebilir mi? Eğer öyleyse, ne kadar sürer?
IAEA'nın Şubat 2021 raporuna göre , Trump yönetimi 2015 nükleer anlaşmasını bıraktığından bu yana İran, 2.968 kilogramlık düşük zenginleştirilmiş uranyum stoğu tahakkuk etti.

Bu mevcut stok sahasının maksimum saflığı% 20'dir. Yine de, bazı uzmanlar, eğer toplam silah kalitesine (% 90 zenginleştirilmiş) zenginleştirilirse, İran'ın üç silah için yeterli malzemeye sahip olacağını söylüyor.

Uzmanlar, İran'ın nükleer silah üretmesinin ne kadar süreceği konusunda farklılık gösteriyor. Bazı Batılı yetkililer, İran'ın dışarıdan müdahale olmadığı varsayımıyla bir nükleer savaş başlığı üretmesinin iki ila üç yıl alacağını tahmin ediyor. Washington'daki Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü'nün eski silah müfettişi ve başkanı David Albright gibi diğerleri, İran'ın bir test cihazını dokuz ay içinde patlatabileceğine inanıyor; bir yılda temel bir nükleer silah inşa etmek; ve iki yıl içinde, bir balistik füzeye bir savaş başlığı takın.

En büyük bilinmeyen, İran'ın geçmiş çalışmalarının onu bir füze üzerine bir nükleer savaş başlığı inşa etmeye ve yerleştirmeye ne kadar yaklaştırdığıdır. İsrail'in 2018'de bir İran nükleer arşivine düzenlediği baskın, Tahran'ın nükleer silah konusundaki bilgi birikiminin çoğunu geçmişteki silah programlarından koruduğunu gösterdi.

 

AB Komisyonu Başkanı von der Leyen, "Türkiye ile ilişkilerimize ivme katmak için geldik, iki tarafa da fayda sağlayacak iş birliği alanlarını görüştük" açıklamasını yaptı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Charles Michel ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile görüştü. Görüşme sonrası AB heyetinden açıklama geldi.

Von der Leyen ve Charles Michel, AB Türkiye Delegasyonu'nda ortak basın toplantısı düzenledi. Michel, ziyarete ilişkin şunları söyledi:

"AB, (Türkiye ile) ekonomik iş birliği, göç ve halklar arasında bağlantıyı artırmak için somut gündem sunmaya hazır. AB'nin stratejik çıkarı, Doğu Akdeniz'de güvenlik ve istikrar ile Türkiye'yle karşılıklı yarar ve pozitif ilişkilerdedir."

"Türkiye, Gümrük Birliği içinde hayati öneme sahip değerli bir ortak"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'la yaptıkları görüşmeden bahseden von der Leyen, "Türkiye aslında yapıcı bir şekilde tekrar ilişki kurmak istediğini gösterdi, biz de Türkiye'yle ilişkilerimize ivme katmak için geldik. İki tarafa da fayda sağlayacak iş birliği alanlarını görüştük" dedi.

Erdoğan'la görüşmede dört alanın masaya yatırıldığını söyleyen von der Leyen, ekonomik ilişkilerin geliştirilmesini gerektiğini anlattı. Ursula von der Leyen, görüşmeyle ilgili şunları söyledi:

"Türkiye, Gümrük Birliği içinde hayati öneme sahip değerli bir ortak. Ticareti daha da artırabilmek için hiç şüphesiz ki Gümrük Birliğinin uygulanmasına ilişkin mevcut zorlukları ele alarak güncelleme için çalışacağız." 

"Gümrük Birliği Anlaşması benzersiz bir çalışma"

Türkiye ile yapılan Gümrük Birliği Anlaşmasının benzersiz bir çalışma olduğunu vurgulayan von der Leyen, "Sadece Gümrük Birliğini güncellemek değil kamu özel sektör iş birliğini de daha da güçlendirmenin yollarını arayacağız. Bunu yaparken de odak noktamız yeşil ve dijital dönüşüm olacak" dedi.

TRT HABER 

 

Çin'in Ankara Büyükelçisi, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı hedef alan sözleri nedeniyle Dışişleri Bakanlığına çağrıldı.

Dışişleri Bakanlığına çağrılan Çin'in Ankara Büyükelçisi Liu Şaobin'e, Büyükelçiliğin Twitter hesabından yapılan paylaşımlardaki ifadeler konusunda duyulan rahatsızlık dile getirildi.

Çin'in Ankara Büyükelçiliği, Twitter hesabından, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın Twitter hesaplarını etiketleyerek, şu ifadeleri kullanmıştı:

"Çin tarafı, herhangi bir kişi veya gücün, Çin'in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne herhangi bir şekilde meydan okumasına kararlılıkla karşı çıkmakta ve bunu şiddetle kınamaktadır. Çin tarafı, haklı karşılık verme hakkını saklı tutmaktadır."

TRT HABER 
Dünya Gündemi

Libya'yı ziyaret eden Yunanistan Başbakanı Miçotakis, Libya Başbakanı Dibeybe ile görüştü.

Ukrayna'nın doğusundaki Donbas bölgesinde Rusya yanlısı ayrılıkçıların ateşi sonucu 2 Ukrayna askeri hayatını kaybetti.

Mısır Eğitim Bakanlığı, ilköğretim müfredatına hiyeroglif sembollerin öğretilmesini ekledi.

Batı Afrika ülkesi Gana’nın başkenti Akra sahillerinde, 80'den fazla yunus ve yüzlerce balık kıyıya vurdu.

ABD merkezli Nano Diamond Battery (NDB) firması, nükleer atıklardan elde edilen radyoaktif izotopları birleştirerek 28 bin yıla kadar dayanacak bir pil oluşturdu. Pilin 2023 yılında satışa sunulması planlanıyor.

Etiyopya'nın doğusundaki Somali eyaletine mensup kişiler ile Afar eyaletine mensup kişiler arasında sınır anlaşmazlığı nedeniyle çıkan çatışmalarda en az 100 kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi de yaralandı.

Bangladeş’te bir yolcu feribotu, Narayanganj kentinden Munshigang’e giderken kargo gemisiyle çarpıştıktan sonra battı. Olayda 29 kişinin hayatını kaybettiği, birçok kişinin de kaybolduğu bildirildi.

Sudan'ın Batı Darfur eyaletine bağlı El Cuneyna kentinde kabileler arasında çıkan çatışmada en az 50 kişinin öldüğü, 132 kişinin de yaralandığı bildirildi.

Endonezya ile Doğu Timor'da şiddetli yağışların yol açtığı sel ve heyelan nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 200'ü geçti.

Güney Sudan'ın Unity eyaletine bağlı Mayom İlçesinde sığır kampına silahlı kişiler tarafından düzenlenen saldırıda en az 18 kişi öldü, 27 kişi de yaralandı.

Afganistan Savunma Bakanlığı, son 24 saatte 9 ilde Taliban'a yönelik düzenlenen operasyonlarda 104 militanın etkisiz hale getirildiğini duyurdu.

Terör örgütü DAEŞ, Mozambik ordusunun Palma kentine başlattığı operasyonun ardından bölgeden tamamen çekildi. 

 

Libya Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, başkent Trablus'u ziyaret eden Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile düzenlediği ortak basın toplantısında Türkiye ile imzalanan kıta sahanlığı anlaşmasının devam edeceğini vurguladı. 

 

Pfizer, İsrail'e gidecek olan 700 bin doz aşının teslimatını durdurdu. Sebebi, İsrail’in son 2.5 milyon doz aşının ödemesini yapmaması.

Business Insider 

 

Hibrit ve elektrikli otomobil satışları artmaya devam ediyor.

Dizel otomobil satışları yüzde 15,6 azaldı. Türkiye'de 10 sürücüden 6’sı elektrikli araç almak istiyor

Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, bu yılın ilk çeyreğinde 2020'nin aynı dönemine kıyasla yüzde 59,7 büyüyerek 198 bin 660 adet olarak gerçekleşti. 

 

HDP'li eski Kars Belediye Başkan Yardımcısı Şevin 
Alaca'ya, "silahlı terör örgütüne  üye olmak" suçundan 6 yıl 
10 ay 15 gün hapis cezası verildi. 

 


Aralarında FETÖ ve PKK terör örgütlerinin elebaşları ile sözde üst düzey yöneticilerinin yer aldığı 377 kişinin Türkiye'deki mal varlıkları donduruldu.

Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın konuya ilişkin kararı Resmi Gazete'de yayımlandı.

Buna göre, FETÖ/PDY, DEAŞ, PKK/KCK ve DHKP/C terör örgütleri üyesi toplam 377 kişinin Türkiye'de bulunan mal varlıkları donduruldu.

Mal varlıkları dondurulan 205 FETÖ üyesi arasında örgütün elebaşı Fetullah Gülen, örgüt üyesi Hamdi Akın İpek, Ekrem Dumanlı, Hidayet Karaca, Abdullah Aymaz, Ahmet Kurucan, Cemal Uşak, Cevdet Türkyolu, Mustafa Özcan, Mustafa Yeşil, Önder Aytaç ve Şerif Ali Tekalan gibi isimler yer aldı.

Örgüt elebaşlarının mal varlıkları donduruldu

PKK/KCK terör örgütünden 77 kişinin mal varlıkları dondurulurken, elebaşları Murat Karayılan, Ali Haydar Kaytan, Cemil Bayık, Duran Kalkan, Hülya Oran, Fehman Hüseyin ve Ferhat Abdi Şahin listede yer alan isimler oldu.

Mal varlıkları dondurulan 9 DHKP/C terör örgütü üyesi arasında ise Musa Aşoğlu ile Hüseyin Fevzi Tekin de yer aldı.

Ayrıca, DEAŞ terör örgütü üyesi 86 kişinin de Türkiye'de bulunan mal varlıkları donduruldu.

TRT HABER 

 

Batı Afrika ülkesi Nijerya'nın Kaduna eyaletinde düzenlenen silahlı saldırılarda 8 kişi öldü, 4 kişi yaralandı. Saldırganların kimliği henüz tespit edilemedi.
Kaduna Eyaleti İç Güvenlik ve İçişleri Komiseri Samuel Aruwan, kimliği henüz belirlenemeyen silahlı kişilerin, eyaletin Kajuru ve Doka bölgelerinde saldırılar düzenlediğini açıkladı.

Aruwan, saldırılarda 8 kişinin yaşamını yitirdiğini, 4 kişinin yaralandığını söyledi.

Motosiklet kullanımı yasaklanmıştı

Ülkede son zamanlarda silahlı kişilerin motosikletlerle saldırılar düzenlemesi nedeniyle bazı eyaletlerde motosiklet kullanımı yasaklanmıştı.

Bölge, zaman zaman hayvancılıkla meşgul olan Fulaniler ile çiftçilikle geçinen bazı kabileler arasında şiddetli çatışmalara sahne oluyor.

Kaduna eyaletinde geçen sene silahlı kişilerin düzenlediği saldırılarda 937 kişi hayatını kaybetmiş, 1972 kişi kaçırılmıştı.

Hayvanlarını otlatmak için ülkenin güneyine göç eden Fulaniler, çiftçilerin hayvanlarını çalmaya çalıştığını ve kendilerine saldırdığını iddia ediyor. 

 

Brezilya'da koronavirüs nedeniyle son 24 saatte 4 bin 195 kişinin yaşamını yitirmesiyle günlük can kaybı sayısı en yüksek seviyeye ulaştı.
Sağlık Bakanlığı verilerine göre, son 24 saatte 86 bin 979 yeni vakanın tespit edilmesiyle, vaka sayısı 13 milyon 100 bin 580'e, iyileşenlerin sayısı da 11 milyon 558 bin 784'e yükseldi.

Ülkede son 24 saatte 4 bin 195 kişi yaşamını yitirdi. Bu rakam, salgının başlangıcından bu yana Brezilya'da bir günde görülen en yüksek COVID-19 kaynaklı ölü sayısı olarak kayda geçti. Ülkedeki ölü sayısı 336 bin 947'ye çıktı.

Nüfusu 210 milyonu aşan Güney Amerika ülkesi Brezilya, ABD'nin ardından COVID-19 salgınından en çok etkilenen ülke konumunda bulunuyor.

Brezilya, son haftalarda hem yoğun bakım ünitelerindeki doluluk hem de ülkenin Amazonas eyaletinde ortaya çıktığı düşünülen COVID-19'un daha bulaşıcı türü P1'in yayılması nedeniyle zor günlerden geçiyor.

TRT HABER 

 

Ukrayna Genelkurmay Başkanı Homçak, Rusya sınırındaki gerilimle ilgili açıklama yaptı. 

Savaş mesajları veren Homçak, "100 bin kişilik ordumuz taarruz için sınırda emir bekliyor." dedi. 

 

BM 75. Genel Kurul Başkanı Volkan Bozkır:

”Benim başkanlığım döneminde hiçbir ülkedeki askeri darbe destek bulmayacak.”

”Birleşmiş Milletler olarak size bunu garanti edebilirim.” 
06:45
Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev: DSÖ'ye 10 milyon dolar gönüllü katkıda bulunduk ve 30'dan fazla ülkeye yardım sağladık. 
Aşıların gelişmekte olan ve gelişmiş ülkeler arasında eşitsiz ve adaletsiz dağıtımından derin endişe duyuyoruz.  Bazı ülkeler, gerçek ihtiyaçlarına kıyasla birkaç kat daha fazla aşıya sahip. 

 

Pakistan ve İran donanması ortak tatbikat yaptı. 

 

ABD’nin eski başkanı Donald Trump’ın, Forbes milyarderler listesinde 300 sıra geriye düştüğü belirtildi.

Trump’ın başkanlığı süresince 1 milyardan dolardan fazla kaybı olduğu öne sürülüyor. 




Editör: SUAT UZUNALTIN

Bu haber 106 defa okunmuştur.


Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Basın Özeti Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
110 Okunma
87 Okunma
67 Okunma
48 Okunma
110 Okunma
101 Okunma
100 Okunma
97 Okunma
95 Okunma
89 Okunma
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Beşiktaş 27 19 5 3 59 27 60 +32
2 Galatasaray 28 18 6 4 55 23 58 +32
3 Fenerbahçe 28 18 6 4 52 28 58 +24
4 Trabzonspor 28 15 7 6 35 29 51 +6
5 Alanyaspor 28 13 8 7 44 28 46 +16
6 Hatayspor 28 13 8 7 48 35 46 +13
7 Gaziantep FK 28 11 7 10 40 32 43 +8
8 Fatih Karagümrük 28 11 9 8 43 37 41 +6
9 Göztepe 28 10 9 9 40 33 39 +7
10 Antalyaspor 28 7 6 15 26 31 36 -5
11 Sivasspor 27 7 7 13 31 32 34 -1
12 Konyaspor 27 8 11 8 33 34 32 -1
13 Yeni Malatyaspor 28 7 11 10 35 39 31 -4
14 Kayserispor 27 8 12 7 22 32 31 -10
15 Kasımpaşa 28 8 14 6 31 44 30 -13
16 Başakşehir FK 28 7 13 8 30 45 29 -15
17 Çaykur Rizespor 27 6 11 10 31 44 28 -13
18 MKE Ankaragücü 27 7 15 5 31 45 26 -14
19 BB Erzurumspor 28 6 14 8 27 46 26 -19
20 Denizlispor 27 6 15 6 26 48 24 -22
21 Gençlerbirliği 27 5 16 6 22 49 21 -27
Takım O G M B A Y P AV
1 Giresunspor 25 16 4 5 40 19 53 +21
2 Samsunspor 25 14 3 8 42 24 50 +18
3 İstanbulspor 25 14 6 5 48 26 47 +22
4 Adana Demirspor 25 13 6 6 42 23 45 +19
5 Altınordu 25 13 6 6 38 32 45 +6
6 Altay 25 14 9 2 46 29 44 +17
7 Tuzlaspor 25 12 8 5 34 35 41 -1
8 Ankara Keçiörengücü 25 11 7 7 31 17 40 +14
9 Bursaspor 25 10 11 4 39 40 34 -1
10 Ümraniyespor 25 9 9 7 30 33 34 -3
11 Bandırmaspor 25 9 11 5 30 31 32 -1
12 Boluspor 25 8 12 5 26 28 29 -2
13 Adanaspor 25 7 12 6 35 37 27 -2
14 Menemenspor 25 6 10 9 29 41 27 -12
15 Balıkesirspor 25 6 11 8 26 35 26 -9
16 Akhisarspor 25 6 15 4 25 42 22 -17
17 Ankaraspor 25 3 15 7 16 40 16 -24
18 Eskişehirspor 25 1 17 7 15 60 7 -45
Takım O G M B A Y P AV
1 Eyüpspor 27 20 2 5 62 19 65 +43
2 Bodrumspor 27 14 6 7 60 37 49 +23
3 Sakaryaspor 27 13 4 10 44 28 49 +16
4 Van Spor 27 14 8 5 41 26 47 +15
5 Turgutluspor 27 15 10 2 38 38 47 0
6 Kırşehir Belediyespor 27 13 7 7 37 23 46 +14
7 Kırklarelispor 27 11 5 11 39 23 44 +16
8 Etimesgut Belediyespor 27 12 8 7 43 25 43 +18
9 Serik Belediyespor 27 10 7 10 41 36 40 +5
10 Tarsus İdman Yurdu 27 10 9 8 41 37 38 +4
11 Pendikspor 27 11 13 3 47 37 36 +10
12 Karacabey Belediyespor 27 10 11 6 32 31 36 +1
13 Sivas Belediyespor 27 8 8 11 41 34 35 +7
14 Pazarspor 27 10 12 5 40 43 35 -3
15 Bayburt Özel İdare Spor 27 9 15 3 33 45 30 -12
16 1922 Konyaspor 27 7 14 6 33 37 27 -4
17 Kastamonuspor 27 6 13 8 24 39 26 -15
18 Mamak FK 27 6 15 6 26 72 24 -46
19 Elazığspor 27 7 16 4 34 54 22 -20
20 Kardemir Karabükspor 27 1 24 2 10 82 2 -72
Takım O G M B A Y P AV
1 Diyarbekirspor 21 14 2 5 27 12 47 +15
2 1928 Bucaspor 21 13 2 6 41 14 45 +27
3 Yeşilyurt Belediyespor 21 13 6 2 33 16 41 +17
4 Arnavutköy Belediye 21 10 5 6 31 20 36 +11
5 Ofspor 21 10 5 6 30 25 36 +5
6 Belediye Derincespor 21 8 4 9 31 18 33 +13
7 Fatsa Belediyespor 21 7 7 7 16 19 28 -3
8 Artvin Hopaspor 21 7 8 6 27 34 27 -7
9 Edirnespor 21 6 8 7 23 25 25 -2
10 1877 Alemdağspor 21 6 10 5 26 36 23 -10
11 Kızılcabölükspor 21 5 9 7 19 25 22 -6
12 Çankaya FK 21 6 11 4 14 29 22 -15
13 Payasspor 21 5 10 6 23 31 21 -8
14 Nevşehir Belediyespor 21 5 11 5 19 21 20 -2
15 Antalya Kemerspor 21 5 11 5 18 34 20 -16
16 Manisaspor 21 1 12 8 15 34 11 -19
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 12/03/2021 Başakşehir FK vs Beşiktaş
 13/03/2021 Sivasspor vs Fatih Karagümrük
 13/03/2021 Alanyaspor vs Antalyaspor
 13/03/2021 Çaykur Rizespor vs Hatayspor
 13/03/2021 Kayserispor vs Galatasaray
 14/03/2021 MKE Ankaragücü vs Göztepe
 14/03/2021 BB Erzurumspor vs Trabzonspor
 14/03/2021 Gaziantep FK vs Denizlispor
 14/03/2021 Fenerbahçe vs Gençlerbirliği
 15/03/2021 Kasımpaşa vs Konyaspor
 14/03/2021 Fenerbahçe - Gençlerbirliği Gençlerbirliği ligdeki son 11 maçında hiç kazanamadı  Fenerbahçe yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 12/03/2021 Giresunspor vs Bandırmaspor
 13/03/2021 Ankara Keçiörengücü vs Eskişehirspor
 13/03/2021 Boluspor vs Akhisarspor
 13/03/2021 Adana Demirspor vs İstanbulspor
 14/03/2021 Tuzlaspor vs Ümraniyespor
 14/03/2021 Balıkesirspor vs Altay
 14/03/2021 Menemenspor vs Adanaspor
 14/03/2021 Bursaspor vs Ankaraspor
 15/03/2021 Altınordu vs Samsunspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 14/03/2021 Bayburt Özel İdare Spor vs Eyüpspor
 14/03/2021 Bodrumspor vs Sakaryaspor
 14/03/2021 Elazığspor vs Tarsus İdman Yurdu
 14/03/2021 Kardemir Karabükspor vs Kastamonuspor
 14/03/2021 Kırşehir Belediyespor vs Pazarspor
 14/03/2021 Mamak FK vs Van Spor
 14/03/2021 Pendikspor vs Kırklarelispor
 14/03/2021 Serik Belediyespor vs 1922 Konyaspor
 14/03/2021 Sivas Belediyespor vs Karacabey Belediyespor
 14/03/2021 Turgutluspor vs Etimesgut Belediyespor
 14/03/2021 Elazığspor - Tarsus İdman Yurdu Elazığspor ligdeki son 7 maçında hiç kazanamadı  Tarsus İdman Yurdu yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 11/03/2021 Manisaspor vs Artvin Hopaspor
 11/03/2021 Payasspor vs Edirnespor
 11/03/2021 Antalya Kemerspor vs Fatsa Belediyespor
 11/03/2021 Arnavutköy Belediye vs Nevşehir Belediyespor
 11/03/2021 Belediye Derincespor vs Kızılcabölükspor
 11/03/2021 Diyarbekirspor vs Yeşilyurt Belediyespor
 11/03/2021 Ofspor vs Çankaya FK
 11/03/2021 1928 Bucaspor vs 1877 Alemdağspor
 11/03/2021 Diyarbekirspor - Yeşilyurt Belediyespor Yeşilyurt Belediyespor ligde deplasmandaki son 5 maçını kazandı  Yeşilyurt Belediyespor kazanır
 11/03/2021 1928 Bucaspor - 1877 Alemdağspor 1928 Bucaspor ligdeki son 12 maçında hiç kaybetmedi  1928 Bucaspor yenilmez
 17/03/2021 Kızılcabölükspor - Arnavutköy Belediye Arnavutköy Belediye ligdeki son 5 maçında hiç kaybetmedi  Arnavutköy Belediye yenilmez
 17/03/2021 Yeşilyurt Belediyespor - Belediye Derincespor Belediye Derincespor ligdeki son 6 maçında hiç kaybetmedi  Belediye Derincespor yenilmez
 17/03/2021 Nevşehir Belediyespor - Manisaspor Nevşehir Belediyespor ligdeki son 6 maçında hiç kazanamadı  Manisaspor yenilmez
 17/03/2021 Artvin Hopaspor - 1928 Bucaspor Artvin Hopaspor ligdeki son 7 maçında hiç kaybetmedi  Artvin Hopaspor yenilmez
 17/03/2021 Kızılcabölükspor - Arnavutköy Belediye Kızılcabölükspor ligde evindeki son 9 maçında hiç kazanamadı  Arnavutköy Belediye yenilmez
 17/03/2021 Çankaya FK - Diyarbekirspor Diyarbekirspor ligde deplasmandaki son 10 maçında hiç kaybetmedi  Diyarbekirspor yenilmez
 17/03/2021 Edirnespor - Antalya Kemerspor Edirnespor ligdeki son 10 maçında hiç kazanamadı  Antalya Kemerspor yenilmez
 17/03/2021 Nevşehir Belediyespor - Manisaspor Manisaspor ligdeki son 10 maçında hiç kazanamadı  Nevşehir Belediyespor yenilmez
 17/03/2021 1877 Alemdağspor - Payasspor Payasspor ligde deplasmandaki son 11 maçında hiç kazanamadı  1877 Alemdağspor yenilmez
 17/03/2021 Artvin Hopaspor - 1928 Bucaspor 1928 Bucaspor ligdeki son 12 maçında hiç kaybetmedi  1928 Bucaspor yenilmez

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI