Bugun...



21/04/2021


facebook-paylas
Tarih: 21-04-2021 13:29

21/04/2021

SUAT UZUNALTIN

 

ABD Hava Kuvvetleri'ne bağlı altı F-15 avcı-bombardıman uçağı, Pentagon'un ek kuvvetler konuşlandırdığı Polonya'ya doğru giden bir rotada, Almanya'nın başkenti Berlin'in üzerinden geçti. 

 

Rus askeri uzman Alexey Leonkov:

Rus üretimi Lancet kamikaze İHA ve Okhotnik İHA, Bayraktar TB2’yi kolayca imha edebilir.

Okhotnik çoktan 'F-35 ve F-22 katili' ismini aldı. ve dünyanın en gelişmiş ihası ona yaklaşan teknoloji şuan yoktur.

Azerbaycan'ın Türk üretimi Bayraktar TB2 insansız hava araçları ile zırhlı araçları ve HSS leri yok etmesi ile ilgili somut deliller yok. Bu saldırıda TB2 İHA'larının etkinliği çok aldatıcı ve az kanıtlanmıştır. 

 

Hudut hatlarında 3,5 ayda toplam 103 terörist yakalandı!

Mehmetçik, 1 Ocak-18 Nisan 2021 tarihleri arasında 24 bin 56 yasa dışı hudut geçişine müdahale ederek 48'i PKK/YPG'li, toplam 103 teröristi yakaladı. 

 

Dün 6. kez Çad Cumhurbaşkanı seçilen İdris Debi, bugün ziyarete gittiği cephe hattında vurularak öldürüldü. 

 

E-7T HİK ilk yurtdışı görevini gerçekleştirdi

Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı envanterinde bulunan E-7T Havadan İhbar ve Kontrol (HİK) Uçağı, geçtiğimiz günlerde Romanya hava sahasında ilk yurtdışı görevini gerçekleştirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, "NATO Güvence Tedbirleri kapsamında, E-7T HİK uçağı tarafından ilk defa başka bir NATO ülkesi hava sahasında görev icra edildi. 16 Nisan’da Romanya hava sahasında gerçekleşen görevde, Romanya Kontrol İhbar Merkezi ile Link-16 üzerinden hava resmi paylaşımı yapıldı. Romanya hava sahasındaki görev kapsamında, elektronik destek ile deniz resmi oluşturma ve paylaşma faaliyeti de icra edilerek İspanya’da bulunan NATO CAOC (Combined Air Operations Centre) Torrejon’a tespitlerin bildirimi sağlandı." Denildi. 

 

Dünya medyasının gündeminden düşürmediği Türk SİHA’ları, son olarak İspanyol gazetesi El Periódico’da kendine yer buldu. "Türk insansız hava araçları dünyayı fethediyor" ifadesini kullanan gazete, Türk SİHA’larının Suriye’de Esed rejiminin saldırılarını birkaç gün içinde durdurduğunu, Libya’da Hafter’i ateşkes imzalamak zorunda bıraktığını yazdı. 

 

Türkiye koronavirüsle mücadele kapsamında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne 40 bin doz Sinovac aşısı daha ulaştırdı. 

 

Sağlık Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın öncülüğünde, Arçelik, ASELSAN, Baykar ve Biosys mühendislerinin seferberliğiyle geçen yıl seri üretimine başlanan Biyovent Yoğun Bakım Tipi Mekanik Ventilatör Cihazı, 30'dan fazla ülkede kullanılıyor. 

 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözleri nedeniyle mahkum olmasının “ifade özgürlüğünün ihlali” olduğuna karar verdi. 

AİHM, Türkiye'nin Kılıçdaroğlu’na 11 bin 385 euro maddi ve manevi tazminat ödenmesine hükmetti. 

 

İngiliz basınında çıkan haberlere göre, Avrupa Süper Ligi'nin kurucu 12 üyesinden biri olan Chelsea'nin ligden çekilmek için belgeleri hazırlamaya başladığı iddia edildi.

Manchester City ve Atletico Madrid in ise Avrupa Süper Ligi'nden ayrıldığı iddia edildi.

Ayrıca Barselona'nın da ayrılacağı iddiası konuşuluyor. 

 

50'den fazla Rus savaş uçağının tatbikat amacıyla Kırım'a gittiği bildirildi. 

Ayrıca Rusya, yine tatbikat amacıyla Karadeniz'de seyir füzeleri ateşledi. 

 

İsrail'den Kanal İstanbul yorumu: Türkiye on milyarlarca dolar kazanacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'çılgın proje' olarak nitelendirdiği Kanal İstanbul'un üzerinden geçecek köprünün ilk adımını haziranda atacaklarını açıklamıştı. 

Haberin ardından Türkiye'nin kalkınması için büyük bir öneme sahip olan proje, birçok ülkeyi rahatsız etti. İsrail basını, Kanal İstanbul'un inşasının bölgeyi yeniden şekillendireceğini, her yol on milyarlarca dolar kazandıracağını,kanal boyunca oluşan işletmelerin Türk halkına on binlerce yeni imalat ve hizmet işi sağlayacağını yazdı.

İsrail basınından Haaretz gazetesi, Kanal İstanbul projesinin bölgede büyük etki oluşturacağını aktardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, projeyi gerçekleştirmek için harekete geçtiğini belirten gazete, "Erdoğan’ın Karadeniz’i Marmara Denizi’ne bağlayan ve İstanbul’a hakim bir kanal inşa etme hayalinin gerçekleşmesi bölgeyi değiştirebilir." görüşünü paylaştı.
"Türkiye on milyarlarca dolar kazanacak"

Kanal İstanbul projesinin, İstanbul Boğazı'ndaki deniz trafiği nedeniyle daha önce 1990'larda gündeme geldiği belirtildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın plan için ekonomik nedenler sunduğu, projenin çıktılarından birinin de istihdam olduğu bildirildi.

Haberde, "Uzmanlar, kanal trafiğinin ülkeye yılda on milyarlarca dolar kazandıracağını söylüyor. Kanal boyunca oluşan işletmeler, Türk halkına on binlerce yeni imalat ve hizmet işi sağlayacak." denildi. 

 "Moskova endişeli"

"Erdoğan Kanal İstanbul projesi Rusya'ya meydan okuyor" diyen gazete, "kara mayını" olarak nitendirdiği projenin hayata geçmesi halinde bölgenin "sarsılacağını" ifade etti. Bu görüşün gerekçesi, "Moskova'nın endişesinin ana nedeni Türkiye'nin Ukrayna'ya sahip çıkması değil. Moskova, (Karadeniz'de) bir çatışma sırasında Batılı savaş gemilerine yeni bir rota verileceğinden endişe ediyor." şeklinde açıklandı.

"Kendi bağımsızlığımızı, kendi egemenliğimizi tamamen tesis ettiğimiz bir eser kazandırıyoruz"

"Karadeniz'den ve Marmara tarafından gelen gemilerin oralarda bekleme veya beklememe, bu süreçler, hepsi bizim kudretimizde. Bunun Montrö ile yakından uzaktan bir alakası da yok. Montrö, İstanbul Boğazı ile alakalı bir sözleşmeydi. Burada kendi bağımsızlığımızı, kendi egemenliğimizi tamamen tesis ettiğimiz bir eser kazandırıyoruz. Montrö ile yakından uzaktan alakası olmayan böyle bir Kanal İstanbul bizi çok daha huzurlu, rahat kılacaktır. Kanal İstanbul'umuzu, İstanbul'umuza kazandırdığımızda, İstanbul çok çok büyük bir zenginliğe kavuşmuş olacak, İstanbul Boğazı da çevrecilik açısından ciddi manada rahatlayacaktır." 

YENİ ŞAFAK 

 

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev:

”Ermenistan'ı uluslararası mahkemelere çıkaracağız.”

”Ermenistan istese de istemese de Zengezur koridorunu hayata geçireceğiz.”

"İhracatı yasaklanmış ölümcül İskender-M füzeleri Ermenistan'ın eline nasıl düştü?" 

 

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Esed rejiminin zulmünden kaçarken cansız bedeni kıyıya vuran Aylan bebek üzerinden kirli siyaset yaparak sosyal medyada büyük tepki çekti. 

 

Cumhurbaşkanlığı Kabinesinde değişikliğe gidildi. Bir bakanlık ikiye bölünürken, 3 yeni bakan atandı. Ticaret Bakanlığına Mehmet Muş, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına Vedat Bilgin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına ise Derya Yanık getirildi.

Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ikiye ayrıldı. Yerine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı kuruldu.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yerine kurulan bakanlıklardan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına Vedat Bilgin atandı. Eski Ankara Milletvekili olan Profesör Doktor Bilgin, son olarak Cumhurbaşkanı Başdanışmanı görevini yürütüyordu.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına ise Derya Yanık getirildi.

Kamuoyunda sivil toplum gönüllüsü olarak tanınan Avukat Derya Yanık, Kadın ve Demokrasi Derneği KADEM'de bir çok görev aldı. Bakan Yanık, AK Partinin son Genel Kongresi'nde ise Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmişti.

Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan atama kararlarına göre Ruhsar Pekcan, Ticaret Bakanlığı görevinden alındı, yerine Mehmet Muş atandı.

Kararla birlikte Cumhurbaşkanlığı Kabinesi'ndeki bakanlık sayısı 16'dan 17'ye çıktı.

Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne göre, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının hizmet birimleri şunlardan oluştu:

"Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü, Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü, Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü, Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Personel Genel Müdürlüğü, Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüğü, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı, Strateji Geliştirme Başkanlığı, Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı, Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı, Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği, Özel Kalem Müdürlüğü."

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının hizmet birimleri ise şunlar oldu:

"Çalışma Genel Müdürlüğü, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü, Uluslararası İşgücü Genel Müdürlüğü, Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü, Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüğü, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı, Strateji Geliştirme Başkanlığı, Avrupa Birliği ve Mali Yardımlar Dairesi Başkanlığı, Personel Dairesi Başkanlığı, Destek Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği, Özel Kalem Müdürlüğü."

TRT HABER 

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bazı bakanlıklara yaptığı atamalara ilişkin kararlar Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlandı. 

Karara göre, Ticaret Bakanlığına AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Muş atandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı atama kararı, Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlandı.

Karara göre, Anayasa'nın 104 ve 106'ncı maddeleri gereğince, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan'ın görevine son verilerek yerine Mehmet Muş getirildi.

Mehmet Muş'un bakan olması ile AK Parti'nin Meclis'teki sandalye sayısı bir milletvekili azaltarak 288'e düşmüş oldu.

Mehmet Muş

Dr. Mehmet Muş 1 Mayıs 1982’de Trabzon Sürmene’de doğdu. İlk ve ortaöğrenimini İstanbul’da tamamlayan Muş, Doğu Akdeniz Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Fakültesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu. Daha sonra Washington State University School of Economic Sciences’de Ekonomi alanında yüksek lisans yapan Muş, doktora öğrenimini Marmara Üniversitesi İktisat Tarihi Anabilim Dalında tamamladı.

Mehmet Muş, özel sektörde Bütçe Planlama Uzmanı olarak çalıştı. AK Parti İstanbul Gençlik Kolları teşkilatında aktif görevler üstlenen ve çalışmalar yürüten Muş, sırasıyla, AK Parti İstanbul Gençlik Kolları İl Yönetim Kurulu Üyeliği, Ekonomi İşleri Başkanlığı ve Teşkilat Başkanlığı görevlerini icra etti.

Muş, 2011 yılında 24. Dönem AK Parti İstanbul Milletvekili oldu, 25, 26. ve 27. dönemlerde de İstanbul Milletvekilliği görevini sürdürdü. TBMM’de Dışişleri Komisyonu, Plan ve Bütçe Komisyonu, AB Uyum Komisyonu üyelikleri yapan Muş, NATO Parlamenter Asamblesi (NATOPA) Türk Grubu Üyeliği’nin yanı sıra AK Parti Genel Merkezi’nde Halkla İlişkiler Başkan Yardımcılığı görevlerini üstlendi.

2014 yılında AK Parti MYK üyeliğine seçilerek AK Parti Genel Başkan Yardımcılığı ve Ekonomi İşleri Başkanlığı görevinde bulunan Muş, AK Parti’nin 2. Olağanüstü Kongresinde tekrar MKYK üyeliğine seçildi.

Muş, AK Parti Grup Başkanvekilliği, MYK üyeliği yaptı ve İstanbul Milletvekilliği görevini yürütüyordu.

İngilizce bilen Muş, evli ve bir çocuk babası.

TRT HABER 

 

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nde değişikliğe gidildi. Bir bakanlık ikiye bölünürken, 3 yeni bakan atandı. Siyasiler, atanan 3 yeni bakan için tebrik mesajı yayımladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Resmi Gazete'de yayımlanan atama kararıyla bakanlık görevine atanan Derya Yanık, Vedat Bilgin ve Mehmet Muş'a, tebriklerini iletirken görevi devreden Zehra Zümrüt Selçuk ile Ruhsar Pekcan'a teşekkür etti.

Oktay, sosyal medya hesabı Twitter'dan yaptığı paylaşımda, şunları kaydetti:

"Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına atanan Sn. Derya Yanık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına atanan Sn. Vedat Bilgin ve Ticaret Bakanlığına atanan Sn. Mehmet Muş'a yeni görevlerinde başarılar diliyorum. Görevi devreden Bakanlarımız Sn. Zehra Zümrüt Selçuk ve Sn. Ruhsar Pekcan'a ise gayret ve katkıları için içtenlikle teşekkür ediyorum."

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, yeni atanan bakanlara tebrik mesajı yayımladı.

Kalın, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda "Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı görevine atanan Derya Yanık, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına atanan Vedat Bilgin ve Ticaret Bakanlığına atanan Mehmet Muş'a yeni görevlerinde başarılar ve hayırlı hizmetler diliyorum" dedi.

“Büyük, güçlü ve tam bağımsız Türkiye yürüyüşünü kararlılıkla sürdürecektir”

İletişim Başkanı Altun, tebrik mesajını sosyal medyadan paylaştı.

Altun, 9 Temmuz 2018'den bu yana görev yapan eski Bakanlar Zehra Zümrüt Selçuk ve Ruhsar Pekcan'a gece gündüz çalışarak sundukları katkıdan ötürü teşekkür etti.

Atanan Bakanları tebrik eden Altun, başarılar diledi.

İletişim Başkanı mesajında, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde Milletimiz için dur durak bilmeden çalışmaya, üretmeye devam edecek, büyük, güçlü ve tam bağımsız Türkiye yürüyüşünü kararlılıkla sürdürecektir" dedi.

“Hedeflerimize güçlü şekilde yürümeye devam ediyoruz”

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise yayımladığı tebrik mesajında, “Çok tebrik ediyoruz. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na atanan Sn Derya Yanık’a, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na atanan Sn Vedat Bilgin’e, Ticaret Bakanlığı’na atanan Sn Mehmet Muş’a yeni görevlerinde başarılar diliyoruz. Görevlerini devreden bakanlarımıza teşekkür ediyoruz. Hedeflerimize güçlü şekilde yürümeye devam ediyoruz" ifadelerine yer verdi.

“Millete hizmet bizi bekler”

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, kabinede görev alan yeni bakanlar için yayımladığı tebrik mesajında "Millete hizmet bizi bekler" dedi.

Bakan Koca, Twitter hesabından yayımladığı mesajında "Kabinede birlikte görev yaptığımız Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler eski Bakanımız Zehra Zümrüt Selçuk Hanımefendi'ye ve Ticaret eski Bakanımız Ruhsar Pekcan Hanımefendi'ye hizmetleri ve dostlukları için çok teşekkür ederim. Yeni kabinede Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na atanan Vedat Bilgin Beyefendi'ye, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na atanan Derya Yanık Hanımefendi'ye, Ticaret Bakanlığı'na atanan Mehmet Muş Beyefendi'ye hayırlı olsun dileklerimi iletiyorum. Millete hizmet bizi bekler" ifadelerini kaydetti.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy da paylaşımında, yeni bakanlara görevlerinde başarılar dileğinde bulunarak, eski bakanlar Selçuk ve Pekcan'a da teşekkürlerini iletti.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ise eski bakanlar Selçuk ve Pekcan'a da teşekkür ederek, yeni bakanlara da görevlerinde başarılar diledi.

TRT HABER 

 

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk: Maliye Bakanlığı, Milli Eğitim için en iyi olan neyse onu istiyorlar fakat bütçe imkanlarında ne yapabileceklerini de paylaşıyorlar. Bu noktada neyi daha fazla ilerletebiliriz, bu sayıyı nasıl arttırabiliriz tabi ki bunun gayreti içerisindeyiz.

İlkokuldaki çocuklar 2040 yılında iş hayatına atılacaklar peki işten mi atılacaklar yoksa iş hayatına mı atılacaklar? Bize şunu soracaklar: Siz bizi neye hazırladınız? Bunun cevabını biz vermek zorundayız, bizim derdimizin adı bu aslında

Biz Z kuşağı ile beraber takımız, kimi zaman onların hoşlarına gidecek şeyleri yaparım kimi zaman da sorumluluğum gereği hoşuna gitmeyecekleri söylerim

“Bütün dünya ülkelerinin çocuklarının 'eğitimin merkezi Türkiye'dir, oraya gitmeliyiz' şeklinde bir atmosferi, burada kurmamız lazım, benim hayalim bu.” 

 

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay'ın, katıldığı bir televizyon programında sarf ettiği sözlere sert tepki geldi.

CHP Grup Başkanvekili Altay'ın açıklamaları tepki çekti.

İçişleri Bakanı Soylu, "Hâlâ darbeyi iktidar aracı gören zavallılar" diye nitelendirdi.
"Menderes'in sonunu Erdoğan’a yakıştırmak... Vallahi sizi, 15 Temmuz'dan beter yaparız" dedi.

İletişim Başkanı Fahrettin Altun da, Altay'ın “Erdoğan’ın da sonu Menderes’e benzemesin” diyerek açıkça ve alçakça tehdit savurduğunu vurguladı. Altun, "Milli irade düşmanlarına karşı hep ayaktayız" dedi.

İletişim Başkanı, CHP Grup Başkanvekili Altay'a, "Milletimizi tehdit etmek için kullandığınız enerjiyi emperyalist prangalarınızdan kurtulmak için harcayın" sözleriyle seslendi.

AK Parti'den de Altay'a tepki geldi

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, "Yine aynı kafa! Yazıktır" dedi,,,
"Milletin gönlünde ebedileşmiş şehid Başbakan Menderes’in sonunu hatırlatmaktan bir türlü vazgeçmiyorlar" değerlendirmesi yaptı.

Kurtulmuş mesajında, "Unutmayın! Kılıcınızın iki tarafının da kestiği o kara günler geride kaldı" dedi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise "Milli iradeyi ölümle tehdit edenlere meydan okuyoruz" diye tepki gösterdi, "Elinizden geleni ardınıza koymayın!" dedi.

TRT HABER


İstanbul'da, FETÖ'ye yönelik operasyon düzenlendi. 33 ayrı adreste yapılan baskınlarda 30 şüpheli gözaltına alındı.

FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün faaliyetlerinin tespit ve deşifresine yönelik çalışmalar sonucunda, bazı firari şüphelilerin İstanbul'da saklandıkları belirlendi.

33 ayrı adresteki gizli hücre evlerine eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.

30 şüpheli yakalandı

Operasyonlarda çeşitli soruşturma ve davalardan haklarında arama kararı bulunan 30 şüpheli gözaltına alındı.

5 şüphelinin daha yakalanması için çalışmaların sürdürüldüğü belirtildi.

TRT HABER


Beş Göz Grubu, NATO ve AB’den Rusya’ya karşı siber ittifak

Beş Göz Grubu’na ilaveten NATO ve AB gibi uluslararası aktörlerin de Rusya’ya yönelttiği siber casusluk suçlamaları, bugüne kadar örneği olmayan bir durumu ifade ediyor.

ABD, 15 Nisan günü önce Beyaz Saray, ardından Hazine Bakanlığı aracılığıyla Rusya’yı siber casusluk operasyonlarından dolayı açıkça suçlayan bir bildiri yayınladı ve yaptırımlar açıkladı. Ayrıca ülkede bulunan 10 Rus diplomatı da Rusya Dış İstihbarat Servisi (SVR) ile bağlantılı oldukları gerekçesiyle sınır dışı etme kararı aldı. SVR, Rusya Askeri İstihbarat Servisi (GRU) gibi Rus istihbarat servislerinin ABD’ye yönelik son aylarda yaşanan siber saldırılarda başat role sahip oldukları ifade edilen açıklamalara İngiltere, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, NATO ve Avrupa Birliği (AB) de destek verdi ve ABD ile dayanışma içinde olduklarını belirterek Rusya’yı küresel siber casusluk operasyonlarından sorumlu tuttular.

ABD’nin söz konusu suçlamalarına ve yaptırım açıklamasına Kremlin’den tepki de gecikmedi. Öncelikle ABD’nin bu suçlamalarının asılsız olduğu ve yaptırımların ABD-Rusya ikili ilişkilerini tehlikeye attığı belirtildi. Ardından suçlamalarda sıklıkla anılan Rus dış istihbarat servisi SVR tarafından yayınlanan yazılı açıklamada, bu ifadelerin “saçma” olduğu ve SVR’nin bu tip eylemlerde rolünün olmadığını belirtildi. Bu açıklamaların akabinde Kremlin, aralarında ABD Ulusal İstihbarat Direktörü (DNI), Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ve eski Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) yöneticilerinin de olduğu 9 kişiye Rus topraklarına giriş yasağı getirdiklerini açıkladı.

Rusya’nın, GRU ve SVR üzerinden kontrol edilen APT (gelişmiş sürekli tehdit) grupları aracılığıyla geniş ölçekli küresel siber casusluk operasyonlarına ilaveten geçtiğimiz Aralık ayında tespit edilen SolarWinds operasyonu bazında da suçlandığı biliniyor. SolarWinds operasyonu, ABD ve Avrupa’ya ciddi oranda zarar veren ve bugüne kadar uygulanış bakımından örneği olmayan bir siber operasyon olarak nitelendiriliyor.

Daha önceleri ABD ve İngiltere farklı zamanlarda ya da ortak yapılan açıklamalarla Rusya’yı siber saldırılardan dolayı doğrudan suçlamışlardı. Ancak bu kez ilk defa ABD, İngiltere, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, NATO ve AB’nin peş peşe gelen açıklamaları ve bir tür ortak görüş bildirir gibi doğrudan Kremlin’i adeta “siber suçlu” gibi tanımlamaları son derece manidar.

SolarWinds operasyonunda esas hedef ABD’ydi

Uluslararası alanda “SolarWinds saldırısı” olarak bilinen ve başta ABD olmak üzere dünya genelinde onlarca ülkede geniş ölçekli siber casusluk (cyber espionage) faaliyetleri yürüttüğü tespit edilen küresel operasyonda Rusya doğrudan suçlanmıştı. Dünya çapında hizmet veren SolarWinds şirketinin Orion adlı platformundaki bir zafiyet üzerinden yürütüldüğü değerlendirilen siber operasyonun gelişmiş teknik istihbarat kapasitesine sahip SVR ve GRU tarafından gerçekleştirildiği düşünülüyor.

ABD istihbarat servislerinin yanı sıra FireEye ve Microsoft gibi şirketler tarafından tespit edilip raporlanan SolarWinds operasyonunun, dünyada en çok zararı ABD kamu kurumlarına verdiği belirtilmişti. ABD’li yetkililer bu operasyonda açıkça Rus istihbarat servisleri SVR ve GRU’yu suçlamış ve bu servislere bağlı APT28 ve APT29 gruplarının kritik kurumlara sızıp yaklaşık 9 ay boyunca fark edilmeden istihbarî veriler elde ettiğini açıklamıştı.

SolarWinds operasyonunun tespit edilmesinin ardından ABD istihbarat raporları ve küresel siber güvenlik şirketlerinin değerlendirmesine göre Kremlin destekli bu eylemin spesifik olarak doğrudan ABD’yi hedef aldığı görüldü. Anlaşılan, ABD’nin kritik kamu kurumlarına hizmet verdiği bilinen SolarWinds, bu konuda Ruslar için “en uygun hedef” olarak belirlenmişti. Bu stratejik hedef üzerinden Rusların kritik ABD kurumlarından istihbarat toplamak için uzun vadeli bir operasyon planladığı çıkarımı yapılabilir.

Operasyonun Mart ve Aralık ayları arasında 9 ay boyunca devam ettiği bilgisinden hareketle, siber casusluk faaliyetinin sonunda Ruslar tarafından kayda değer “hassas veriler” elde edildiği ileri sürülebilir. Özellikle SolarWinds’i hedef olan Orion platformunun Pentagon, Beyaz Saray, Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) gibi stratejik kurumlar tarafından kullanıldığı bilgisi de göz önüne alınırsa Kremlin’in bu operasyonda hedeflenen başarıya ulaştığı söylenebilir.

APT grupları temelinde küresel siber casusluk faaliyetlerini yürüten aktörlerin sadece Çin, Rusya veya İran olmadığını da ifade etmek gerek. En az onlar kadar ABD ve İngiltere’nin de NSA ve GCHQ teşkilatları üzerinden siber casusluk faaliyetleri yürüttüğü biliniyor. Hatta her iki ülkenin APT gruplarının varlığı da bir süre önce tespit edilmişti.

Rus istihbarat servislerinin en kritik aygıtı: APT grupları

Dünya çapında başta Çin ve Rusya olmak üzere İran ve Kuzey Kore istihbarat servislerinin kontrolünde olduğu değerlendirilen 60’a yakın APT grubunun var olduğu biliniyor. Bu noktada, küresel siber alanda faaliyet gösterdiği bilinen APT gruplarının çoğunun Çin menşeli olduğunu da belirtmek gerekir. Çin’in ardından gelen Rusya’nın da en aktif ve gelişmiş iki siber aktörü APT28 (Fancy Bear) ve APT29 (Cozy Bear) gruplarıdır.

Tamamen devlet desteğiyle/kontrolüyle hareket ettiği bilinen bu tip APT gruplarının amacı, ilgili hedeflere yönelik kapsamlı siber casusluk operasyonları yürütmek. Bu operasyonlar genellikle belirli bir plan ve program dâhilinde, kritik zafiyetler üzerinden aylarca, hatta yıllarca sürebilmekte. Dolayısıyla APT grupları, devletlerin istihbarat servisleri için siber casusluk konusunda en önemli aygıtlardan.

APT gruplarının GRU, SVR gibi Rus istihbarat servisleri için önemi de oldukça büyük. 15 Nisan’da ABD tarafının açıklamasında da söz konusu Rus APT gruplarına dikkat çekilmişti. Buna göre, ABD’deki kritik kamu kurumlarını ve özel şirketleri hedef alan Rus siber operasyonlarının arkasındaki SVR ve GRU teşkilatlarının, doğrudan bünyelerinde yer aldığı düşünülen APT28 ve APT29 grupları aracılığıyla saldırıları gerçekleştirdikleri ifade ediliyor.

ABD resmî istihbarat raporları ve teknik dokümanlar doğrudan adı geçen grupları ve istihbarat teşkilatlarını adres gösterirken ardından açıklama yayınlayan İngiltere ve Kanada da aynı isimleri verdi. İngiltere ve Kanada’nın bu açıklamaları, APT28’in GRU’ya, APT29’un ise SVR’ye bağlı olduğu bilgisini de doğrulamış oldu.

Bunların ötesinde ABD ile ortak görüş belirten açıklamalar yapan devletler ve NATO, AB gibi uluslararası aktörler de aynı değerlendirmede bulundular. Söz konusu açıklamalar, Rusya’ya karşı ciddi bir “siber ittifak”ın oluştuğunu ve Rusların siber casusluk operasyonlarına yönelik ortak mücadele stratejileri geliştirileceğini gösteriyor.

Uluslararası alanda “SolarWinds saldırısı” olarak bilinen ve başta ABD olmak üzere dünya genelinde onlarca ülkede geniş ölçekli siber casusluk (cyber espionage) faaliyetleri yürüttüğü tespit edilen küresel operasyonda Rusya doğrudan suçlanmıştı. Dünya çapında hizmet veren SolarWinds şirketinin Orion adlı platformundaki bir zafiyet üzerinden yürütüldüğü değerlendirilen siber operasyonun gelişmiş teknik istihbarat kapasitesine sahip SVR ve GRU tarafından gerçekleştirildiği düşünülüyor.

Rusya’ya karşı siber cephe

İlk olarak 1946 yılında ABD ve İngiltere arasında imzalanan, daha sonra Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda’nın katılımıyla genişletilen ve UKUSA şeklinde bilinen “elektronik istihbarat” ittifakı, Beş Gözler (Five Eyes) olarak ifade edilmekte. Bu anlaşma günümüzde daha çok ABD-Birleşik Krallık ittifakı olarak tanımlanıyor. Zira Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda İngiliz Milletler Topluluğu üyesi olduğundan uzmanlara göre bu durum “ABD-Birleşik Krallık ortak istihbarat havuzu”na da işaret ediyor.

Dolayısıyla Beş Göz Grubu’nun esas olarak ABD ve İngiltere arasında bir elektronik istihbarat ittifakı olduğu ifade edilebilir. ABD’deki NSA ve İngiltere dijital istihbarat servisi GCHQ teknik istihbarat teşkilatlarının günümüzdeki esas yapısını bu anlaşma neticesinde kazandığı da söylenebilir.

Beş Göz Grubu’na ilaveten NATO ve AB gibi uluslararası aktörlerin de Rusya’ya yönelttiği siber casusluk suçlamaları, bugüne kadar örneği olmayan bir durumu ifade ediyor. Daha önceleri ABD ve İngiltere farklı zamanlarda ya da ortak yapılan açıklamalarla Rusya’yı siber saldırılardan dolayı doğrudan suçlamışlardı. Ancak bu kez ilk defa ABD, İngiltere, Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, NATO ve AB’nin peş peşe gelen açıklamaları ve bir tür ortak görüş bildirir gibi doğrudan Kremlin’i adeta “siber suçlu” gibi tanımlamaları son derece manidar. ABD’nin yanı sıra özellikle İngiltere ve Avustralya hükümet yetkilileri de Rusya’nın zararlı siber faaliyetlerinin son bir yıldır ülkelerini ciddi anlamda tehdit ettiğini açıkça söylediler.

Bu aktörler, özellikle SolarWinds saldırısı üzerinden Rusya’yı hem kendi egemenliklerine yönelik hem de uluslararası alanda zararlı siber aktivitelerin yanında komplike siber casusluk operasyonları yürütmekle suçluyor. Siber dünyada bu gelişmenin nelere yol açacağı şimdilik bilinmiyor ancak Rusya’nın, siber alandaki en önemli gücü olan APT gruplarının faaliyetlerini hiçbir şekilde durdurmayacağını hatta yoğunluğunu daha da artıracağını söylemek mümkün.

Batı'nın siber casusluk grupları yok mu?
APT grupları temelinde küresel siber casusluk faaliyetlerini yürüten aktörlerin sadece Çin, Rusya veya İran olmadığını da ifade etmek gerek. En az onlar kadar ABD ve İngiltere’nin de NSA ve GCHQ teşkilatları üzerinden siber casusluk faaliyetleri yürüttüğü biliniyor. Hatta her iki ülkenin APT gruplarının varlığı da bir süre önce tespit edilmişti.

Örneğin NSA’nın EquationGroup, CIA’in de Longhorn adı verilen APT gruplarına sahip olduğu ve bu grupların özellikle Microsoft, IBM, Apple gibi teknoloji devlerinin ürünlerini istismar edip küresel siber casusluk faaliyetleri de yürüttüğü söyleniyor. Dahası, birçok kaynakta da EquationGroup’un sadece ABD değil, Beş Göz Grubu’nun tamamına hizmet verdiği ve doğrudan NSA-GCHQ ortak kontrolü altında hareket ettiği belirtiliyor.

ABD özelinde, daha çok teknoloji şirketleri ve yazılım firmaları üzerinden yürütülen bu tarz siber istihbarat faaliyetleri kimi zaman Çin tarafından da tespit ediliyor ve raporlanıyor. Örneğin geçtiğimiz yıl, Çin istihbarat servisleri tarafından desteklendiği iddia edilen CoreSecurity adlı şirketin yaptığı bir teknik rapor değerlendirmesinde, CIA’in kontrolünde olduğu belirtilen ve APT-C-39 olarak adlandırılan siber casusluk aktörünün 11 yıl boyunca Çin devlet kurumlarını ve şirketlerini hedef aldığı ortaya çıkmıştı.

Buradan da anlaşıldığı üzere, Rusya, Çin, İran gibi devletlerin APT grupları üzerinden yaptığı operasyonları ABD, İngiltere gibi devletler teknoloji devleriyle olan ilişkilerinden dolayı başka araç veya aygıtlarla da yapabiliyor. Siber casusluk faaliyetleri dışında ABD’nin NSA, İngiltere’nin de GCHQ üzerinden küresel gözetleme (surveillance) faaliyetleri yürüttüğü de uzun zamandır biliniyor.

Dolayısıyla siber dünyada devletlerin sadece savaş zamanı değil barış zamanlarında bile siber casusluk operasyonlarını gerçekleştirdiklerini, üstelik bunların fark edilmeden sızdıkları yerde yıllarca kalarak ciddi kayıplara yol açabildiklerini vurgulamak gerek. Küresel siber casusluk operasyonları çok yönlü olarak sürekli devam ediyor ve bundan sonra da yoğun olarak devam edecektir.

ANADOLU AJANSI


Küresel enerji dönüşümü yatırımları 500 milyar doları aştı

Küresel ölçekte geçmişte 1 milyar 200 milyon kişinin elektrik enerjisine erişim imkanı bulunmazken, son dönemde 770 milyon insan elektrik enerjisinden yararlanamıyor.

Geçen yıl enerji dönüşümü için küresel ölçekte 501 milyar dolar yatırım gerçekleştirildi.

Dünya Ekonomik Forumu tarafından hazırlanan Etkili Enerji Dönüşümünü Destekleme 2021 (Fostering Effective Energy Transition 2021) raporu yayımlandı.

Rapora göre, 2018'de dünyanın yüzde 81'inin elektrik ihtiyacı fosil kaynaklardan sağlanırken, 2019'da küresel sera gazı emisyonları artış gösterdi.

Küresel ölçekte geçmişte 1 milyar 200 milyon kişinin elektrik enerjisine erişim imkanı bulunmazken, son dönemde ise 770 milyon insan elektrik enerjisinden yararlanamıyor.

Ayrıca, sanayiden ve fosil kaynaklı yakıt kullanımından kaynaklı karbon emisyonları, 2010 yılına göre 1 gigaton artışla 34 gigatona ulaştı.

Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanan Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ve Paris Anlaşması hedeflerine ulaşmak için enerji dönüşümünün ivme kazanması gerektiği belirtilen rapora göre, 2011 yılında yıllık 300 milyar dolar olan enerji dönüşümü yatırımları geçen yıl küresel ölçekte 501 milyar doları aştı.

Rapora göre, yenilenebilir enerji teknolojilerine olan yatırım, toplam tutarın içinde en fazla yer almasına rağmen, enerji dönüşümü için gerekli olan diğer teknolojilere olan yatırım miktarı düşük seviyede gerçekleşti.

Bu teknolojilerin içinde elektrikli ısınma, ulaştırmada temiz kaynaklara yönelim, karbon yakalama teknolojileri gibi başlıklar yer alıyor.

Enerji dönüşüm endeksi
Dünyadaki en büyük ekonomiye sahip 10 ülkeden 8'inin ise bu yüzyılın yarısında "net sıfır emisyon" hedefine ulaşması bekleniyor.

Raporda enerji dönüşümüne katkı sağlayan ülkelerin Enerji Dönüşüm Endeksi verileri de paylaşıldı.

Endekste, ülkelerin güvenilir, sürdürülebilir ve kapsayıcı enerji sistemlerini oluşturma çabaları listelenirken, endeks yardımıyla kanun yapıcılara ülkelerin enerji performansları ve enerji dönüşümüne hazır olup olmadığına ilişkin bilgiler sunuluyor.

Danimarka, Fransa, Finlandiya ve Birleşik Krallık, Enerji Dönüşüm Endeksinde ilk sıralarda yer aldı. Bu ülkelerin enerji dönüşümündeki başarısında, enerji sistem performanslarını geliştirmek, sürdürülebilir kalkınma hedeflerini yakalamak gibi başarıları yanında uygun maliyetli enerji fiyatlandırması ve enerjisini yenilenebilir kaynaklardan sağlaması gibi faktörler etkili oldu.

Enerji talebi artan ülkelerden Çin ve Hindistan'ın endeks puanları düşerken, Sahra-altı Afrika ülkeleri ise endeks tablosunda son sıralarda yer aldı.

Türkiye'nin 2012'den bu yana endekste yer aldığı belirtilen rapora göre, 63. sırada yer alan ülkenin endeks puanı ise 58 olarak kayıtlara geçti.

ANADOLU AJANSI

 

Yeni medya araçları hayatımızdaki hacimlerini ve etkilerini her geçen gün artırırken sanal bir gerçeklik üretiyorlar. Sosyal medyanın kullanımına bağlı olarak, bu sanal gerçeklik dijital kimliklerin oluşturulmasını da beraberinde getirdi. Böylece sosyal medya ve dijital teknolojiler hayatın kendisi haline dönüşürken dijital kamusal alanı da inşa etmeye başladılar. Bu minvalde sosyal medya gündemi sosyo-politik gerçeklikten soyutlanamaz. Günümüz koşullarında sosyal medyadaki eğilimler siyasetin dahi gündemini belirleyecek konuma erişmiş durumda. Sosyal medyada farklı dönemlerde çeşitli suni gündemler oluşturulsa da, resmin bütününe bakıldığında, sosyal medyanın politika gündemiyle eşgüdüm halinde ilerlediği görülüyor. Bu durum Türkiye’de olduğu gibi, dijital süreçlere entegre olmuş, sosyal medyayı yoğun şekilde kullanan diğer ülkelerde de yadsınamaz bir gerçeklik olarak karşımıza çıkıyor.

Günümüz dijital iletişim ortamında teknoloji şirketleri devletler gibi davranmaya başladılar. Özellikle teknoloji şirketlerinin “halksız iktidar” olmaya heveslendikleri görülüyor. Sosyal medya platformları ve yeni iletişim teknolojileri, demokrasiyi güçlendirmek bir yana, dijital faşizm örnekleri sergiliyorlar. Türkiye de dijital faşizm uygulamalarına maruz kalan ülkelerin başında geliyor.

Sosyal medya illüzyon değil sosyo-politik gerçekliktir
Sosyal medyanın kendi iç dinamiklerine bağlı olarak, bu platformlarda üretilen içeriklerin bir çeşit illüzyon olduğuna dair yaygın bir kanaat var. Diğer taraftan sosyal medya merkezli enformasyonun kısa sürede çok geniş kitlelere yayılması ve bu platformların anında geri bildirim alma imkânı sunması “dijital gözetimi” beraberinde getiriyor. Bu bağlamda, sosyal medya merkezli gündem doğru da olsa, dezenformasyon amaçlı da olsa, sosyo-politik gerçekliği hem etkiliyor hem de bundan etkileniyor.

Gündelik hayattaki aktivizm günümüz koşullarında dijital aktivizme dönüştü. İnternet altyapısıyla gelişen sosyal medya ve yeni iletişim teknolojileri insanların hak arama hürriyetlerini kullanmaları için birer araca dönüşmüş durumda. Web 2.0 ekseninde gelişen kullanıcı merkezli yeni medya aynı fikri paylaşan, aynı konuda uğraş veren bireylerin sosyal medya üzerinden çok hızlı şekilde örgütlenmelerini, niceliksel üstünlük sağlamalarını ve seslerini ilgili birimlere duyurmalarını sağlıyor.

Dijitalleşmeyle birlikte siyasal katılım konusunda da yeni pratikler ortaya çıkıyor. Bireyler kendi ülkelerinde ve dünyada yaşanan siyasal olaylar konusunda fikir beyan ederek ve toplumsal hareketler oluşturmaya gayret ederek dijital platformlar üzerinden siyasal partileri, liderleri ve idarecileri etkilemeye çalışıyorlar. Politik gelişmeler konusunda dijital aktivist hareketlerin içinde yer alan bireyler, karar verici konumdaki siyasal aktörleri etkileyebileceklerine ve onları yanlış kararlardan döndürebileceklerine inanıyorlar.

Türkiye’deki 60 milyon sosyal medya kullanıcısı, bu platformların sunduğu etkileşim imkanıyla yetkili kurumlara, kuruluşlara ve kişilere hızlı ve kolay bir şekilde erişebiliyor. Türkiye’de internet penetrasyonunun artması ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının da gündelik yaşam pratiklerimize etkisiyle dijitalleşmenin hızlanması Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) başvuran vatandaşlarımızın sayısında da büyük bir artışa neden oldu.

Siyasal katılım ve hak arama hususunda dijital medya okuryazarlığına büyük önem veriyoruz. Bu alanda milletimizi bilinçlendirmek için İletişim Başkanlığı’mızın hazırladığı Sosyal Medya Kullanım Kılavuzu’nun yayınlandığı dönemde büyük ilgi ve teveccüh görmesi de konuya dair çalışmaların ne denli ihtiyaç haline geldiğini göstermekte. Diğer yandan, sosyal medyadaki hak ihlalleri konusunda çocukların ve gençlerin yanı sıra ebeveynlerin de “dijital zorbalık” konusunda bilgilendirilmesi ve dijital zorbalık hakkında farkındalık yaratılması büyük önem taşıyor. Dijital platformlarda “dijital ayak izi” bırakmamak adına dijital davranışlara çok dikkat edilmeli ve dijital görünürlükler etkili şekilde yönetilmelidir.

Sosyal medya gerçekliği ve sosyo-politik gerçeklik arasındaki ilişki

Sosyo-politik gelişmelere bağlı olarak, siyasal aktörler sosyal medyadaki söylemlerinde rakiplerine karşı retorik üstünlük sağlamayı hedeflemekteler. Sosyo-politik gerçeklikle sosyal medya gündemi arasındaki güçlü ilişkide eklektik bir yaklaşım söz konusudur. Sosyal medyada dolaşıma sokulan konulara ve olaylara karşı seçmeci bir tutum sergileyen siyaset gündemi, yalnızca kıymetli gördüğü gelişmeleri değerlendiriyor. Dijitalleşmenin etkisiyle sosyal medyanın sosyo-politik gerçekliğin tamamlayıcı parçası haline geldiğini söyleyebiliriz.

Siyaset ve sosyal medya ilişkisinde kullanıcılar psikolojik açıdan “yankı odası” etkisine kapılmakta, kendi görüş ve düşüncelerini destekleyen hesapları ve kişileri takip ederek farklı fikirlere kendilerini kapatmaktalar. Böylece tek doğrunun yalnızca kendi görüşleri olduğu fasit dairesi içine girmiş oluyorlar. Sosyal medya kullanıcıları kendi doktrinlerini oluşturuyorlar ve bu durumun sosyolojik yansımaları gündelik hayatlarımızı ve siyaset yapma biçimlerini değiştiriyor. Sosyal medyadaki ayrıştırıcı söylemler ve ötekileştirici dil, bireylerin birbirlerinden uzaklaşmasına ve kalıplaşmış yargıların keskinleşmesine sebep oluyor.

Siyasal iletişim ekseninde siyaset ve sosyal medya ilişkisine bakıldığında, yakın gelecekte çevrimiçi mitingler, mikro hedefleme doğrultusunda her hedef kitlesine özel siyasal mesajlar ve vaatler, siyasi liderlerin hologram kullanımı öne çıkacaktır. Bu kapsamda giyilebilir teknoloji ve artırılmış gerçeklik bağlamında siyasal iletişim çalışmaları yapılacağı öngörülüyor. Ayrıca siyasal reklam perspektifiyle “advergaming” (dijital oyunlara reklam yerleştirme) konusu da çevrimiçi oyunlar ve sosyal medya kapsamında ele alınacak konuların başında geliyor.

En hayati unsur gerçek kişilerin gerçek duygu ve düşüncelerle sahneye çıkması

Sosyal medyanın en büyük meselesi kaynağın güvenilirliğidir. Sosyal medyada konvansiyonel medyanın aksine, kullanıcılar birer tüketici olmanın ötesinde, aynı zamanda içerik üreticisidirler. Her bir kullanıcının istediği anda dilediği bilgi, belge, fotoğraf, haber ve argümanı sosyal medyada paylaşabilmesi, aynı zamanda onları teyide muhtaç hale getirmiştir. Sosyal medyada yalan, eksik ve yanlış bilginin yayılma hızı doğru bilgiden çok daha yüksek. Bu nedenle sosyal medya içeriklerini incelerken şüpheci düşünülmeli, paylaşımların kaynağı sorgulanmalı, resmî kurumlar takip edilmeli ve konuyla ilgili otoritelerin neler söylediği araştırılmalıdır.

Sosyal medya, her bir kullanıcıyı birer ünlüye, köşe yazarına ya da fotoğrafçıya dönüştürmüş durumda. Bu noktada konvansiyonel medyanın köşe yazarları politik gelişmelerde kanaat önderi konumuyla geniş kitleleri etkileyebiliyor ve siyasetin gündeminde rol alabiliyorlar. Sosyal medyada ise (özellikle Twitter’da) örgütlü ve sistematik şekilde çalışan troller de farklı siyasal ve sosyal çevreleri güçlü şekilde etkileyebiliyor ve sosyal medyanın gündemini geçici de olsa dizayn edebiliyorlar. Sosyal medyanın yönetiminde belirleyici olan husus farklı toplum kesimlerinin akıllarında yer etmiş soruları cevaplayacak içerikler üretmektir. Hakikatin hızlı ve güçlü şekilde yaygınlaştırılması trollerin işlevini yok etmektedir.

Algılar hakikatlerin üzerini örtmek için kullanılıyor

Günümüzde gerçek ile kurmaca arasındaki sınırlar ortadan kalkmaya başladı. Algılar gerçeklerden baskın hale gelirken, sosyal medyanın manipülasyon amacıyla kullanılmasıyla birlikte, insanlar hakikatle yalan arasındaki farkı göremeyecek noktaya sürükleniyorlar. Dijital platformlardaki negatif algı yönetimiyle, yalan haberlerle ve etiket çalışmalarıyla mücadele etmek bir zaruret haline dönüşmüş durumda. Özellikle dijital dezenformasyon konusunda sosyal medya kullanıcıları çok dikkatli olmalı ve hakikatin eğilip bükülmesine asla izin vermemeli. Oxford Üniversitesi tarafından 37 ülkede yapılan araştırmaya göre, dezenformasyon ve yanıltıcı haber konularında Türkiye yüzde 49 ile en çok dezenformasyona maruz kalınan ülke. Bu nedenle ülkemiz ve vatandaşlarımız dijital alanda diğer tüm ülkelerden çok daha tedbirli olmak zorunda.

Siyasetin yeni mücadele alanı: Sosyal medya

Sosyal medya farklı siyasal ve sosyal aktörlerin mücadele alanına dönüştü. Siyasal yaklaşımlar ve liderler sosyal medyada yer almadıkları takdirde, toplumun bir kısmı tarafından yok hükmünde sayılıyorlar. Bu açıdan dijital platformlar “dijital demokrasi” kavramını üretmiş ve demokrasinin güçlenmesine katkı sağlamıştır. Toplumsal talep demokratik siyasetin esasıdır. Toplumsal talebe, beklentilere ve dip akıntılara duyarsız kalmak siyasal alanı daraltır. Sosyal medya kullanıcıları da bunun farkında olarak görüşlerini iletmek, gündem oluşturmak ve toplumsal, siyasal gelişmelere reaksiyon göstermek için sosyal medyada siyasi mücadele veriyorlar.

Diğer yandan devletler terör örgütlerine karşı dijital psikolojik bir savaş da vermekteler. Sahte ve bot hesaplar üzerinden ülkeleri hedef alan dijital psikolojik savaşa karşı koymak üzere, yeni yöntemler ve teknikler geliştirmek kaçınılmaz bir hal almıştır. Teknoloji şirketlerinin dijital diktatörlük uygulamalarına karşı, yerli ve milli uygulamalarımıza destek veriyoruz; vatandaşlarımızın bu uygulamaları kullanması için ülkemizin teknoloji kapasitesini de geliştiriyoruz. Tüm bu gelişmeler çerçevesinde, dijital kültür emperyalizmiyle mücadele etme ve milletimizde bir direnç inşa etme yükümlülüğümüzü yerine getirmek için var gücümüzle çalışıyoruz.

ANADOLU AJANSI


Milli Savunma Bakanlığı, 1 Ocak 2021'den itibaren gerçekleştirilen operasyonlarda 836 teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.

Mehmetçik, yurt içinde ve sınır ötesinde terörle mücadeleyi etkin ve kararlı şekilde sürdürüyor. 

Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, 1 Ocak 2021 tarihinden bu yana gerçekleştirilen operasyonlarda yurt içinde ve sınır ötesinde 836 terörist etkisiz hale getirildi.

Bakanlık, sabah saatlerinde de huzur ve güven ortamını bozmak için Barış Pınarı bölgesine taciz ateşi açan 4 PKK/YPG’li teröristin daha kahraman komandolar tarafından etkisiz hale getirildiğini açıklamıştı. 

 

Dışişleri Bakanlığı, Çad Cumhurbaşkanı İdris Debi'nin hayatını kaybetmesi ile ilgili taziye mesajı yayınladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Çad Cumhurbaşkanı Debi'nin silahlı muhalifler ile yaşanan çatışma sonucunda vefat ettiğinin "üzüntüyle öğrenildiği" belirtildi.

Taziye mesajında, "Türkiye ve Çad arasındaki dostluk ve kardeşlik ilişkilerine önemli katkı sağlayan İdris Debi'nin vefatı nedeniyle, dost ve kardeş Çad halkına ve Hükümetine içten taziyelerimizi sunuyoruz." denildi. 

Çatışmada hayatını kaybetti

Çad ordusu , Debi'nin isyancılarla ön cephede çatışırken yaralandığını ve sonrasında yaşamını yitirdiğini açıklamıştı.

İdris Debi'nin yerine, oğlu General Mahamat Kaka'nın liderliğindeki askeri konseyin geçici olarak yönetimi ele alacağı belirtilmişti.

Cumhurbaşkanı Debi'nin ölümünün ardından sokağa çıkma yasağı ilan edildi ve ülke sınırları kapatıldı. Ordu, hükümetin ve parlamentonun feshedildiğini duyurdu.

1990 yılından bu yana ülkeyi yönetiyordu

Ülkede 11 Nisan'da yapılan cumhurbaşkanlığı seçimini yüzde 79,32 oy oranıyla kazanan 68 yaşındaki Debi, partisi Ulusal Kurtuluş Hareketi ile iktidara geldiği 1990 yılından bu yana ülkeyi yönetiyordu.

TRT HABER

 

Ocak-Mart döneminde 323 bin 635 taşıtın trafiğe kaydı yapılırken, 11 bin 836 taşıtın da kaydı silindi. Böylece bu dönemde trafikteki toplam taşıt sayısı 311 bin 799 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu, mart ayına ilişkin motorlu kara taşıtları istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, mart sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,68 artarak 24 milyon 454 bin 396'ya yükseldi.

Bu araçların yüzde 54,4'ünü otomobil, yüzde 16,3'ünü kamyonet, yüzde 14,5'ini motosiklet, yüzde 8,1'ini traktör, yüzde 3,5'ini kamyon, yüzde 2'sini minibüs, yüzde 0,9'unu otobüs ve yüzde 0,3'ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Martta trafiğe kaydı yapılan toplam taşıt sayısı 130 bin 420 oldu. Bu taşıtlar arasında otomobil yüzde 61,3 ile ilk sırada yer aldı.

Otomobili, yüzde 15,4 ile motosiklet, yüzde 13,8 ile kamyonet, yüzde 5,7 ile traktör takip etti. Taşıtların yüzde 2,6'sını kamyon, yüzde 0,5'ini minibüs, yüzde 0,4'ünü otobüs ve yüzde 0,3'ünü özel amaçlı taşıtların oluşturduğu görüldü.

Bir önceki aya göre yüzde 71,8 arttı

Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı martta bir önceki aya göre yüzde 71,8 arttı. Bu artış minibüste yüzde 117,8, otomobilde yüzde 87,2, motosiklette yüzde 61, özel amaçlı taşıtlarda yüzde 56,4, kamyonette yüzde 52,7, kamyonda yüzde 47,3, otobüste yüzde 34,2 ve traktörde yüzde 30 olarak gerçekleşti.

Martta geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısında ise yüzde 81 artış görüldü. Bu artış özel amaçlı taşıtlarda yüzde 183,5, kamyonda yüzde 134,2, kamyonette yüzde 86,6, otomobilde yüzde 84,8, traktörde yüzde 74,7, motosiklette yüzde 67,4 olarak kayıtlara geçti. Minibüste yüzde 15,6 ve otobüste yüzde 9,5 azalış kaydedildi.

11 bin 836 taşıtın kaydı silindi

Ocak-mart döneminde 323 bin 635 taşıtın trafiğe kaydı yapıldı, 11 bin 836 taşıtın kaydı silindi. Böylece bu dönemde trafikteki toplam taşıt sayısı 311 bin 799 arttı.

Devri yapılan araçlar

Martta devri yapılan toplam 690 bin 994 taşıt içinde otomobil yüzde 65,4 ile ilk sırada yer aldı. Otomobili yüzde 17,7 ile kamyonet, yüzde 6,2 ile motosiklet, yüzde 4,2 ile traktör, yüzde 3,2 ile kamyon, yüzde 2,4 ile minibüs, yüzde 0,7 ile otobüs ve yüzde 0,2 ile özel amaçlı taşıtlar takip etti.

En çok dizel otomobil tercih edildi

Mart ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 13 milyon 293 bin 727 otomobilin yüzde 38,2'si dizel, yüzde 36,4'ü LPG'li, yüzde 24,8'i benzinli, yüzde 0,4'ü elektrikli veya hibrit olurken yakıt türü bilinmeyen otomobillerin oranı ise yüzde 0,3 olarak hesaplandı.

Ocak-mart döneminde trafiğe kaydı yapılan 197 bin 236 otomobilin yüzde 30,4'ü 1401-1500, yüzde 26,7'si 1300 ve altı, yüzde 18,5'i 1301-1400, yüzde 17,6'sı 1501-1600, yüzde 5,8'i 1601-2000, yüzde 0,7'si 2001 ve üstü motor silindir hacme sahip araçlardan oluştu.

Beyaz tercihi değişmedi

Bu dönemde kaydı yapılan otomobillerin yüzde 40,1'inin beyaz renkli olduğu görüldü.

TRT HABER


Merkezi yönetim brüt borç stoku, mart sonu itibarıyla 1 trilyon 950 milyar lira oldu.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, 31 Mart itibarıyla merkezi yönetim brüt borç stoku verilerini açıkladı.

Buna göre, borç stokunun 830,2 milyar lira tutarındaki kısmı Türk Lirası, 1 trilyon 119,8 milyar lira tutarındaki bölümü ise döviz cinsi borçlardan oluştu.

 

Uluslararası Enerji Ajansına göre, küresel karbon emisyonları bu yıl tarihteki en büyük ikinci artışını kaydederek 1,5 milyar ton yükselecek.

Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) Küresel Enerji Değerlendirmesi 2021 raporuna göre, küresel emisyonlar bu yıl yüzde 5 artışla 33 milyar tona ulaşacak.

2021'de küresel karbon emisyonları tarihteki en büyük ikinci yükselişi kaydederek 1,5 milyar ton artacak. Bu artış ayrıca 2010'dan beri küresel emisyonlarda görülen en büyük yıllık artış olarak kayıtlara geçecek.

2020'deki düşüş tersine çevrilecek

Emisyonlardaki artış koronavirüs salgını nedeniyle 2020'de karbon emisyonlarında görülen yüzde 6'lık rekor düşüşün büyük bir kısmını tersine çevirecek.

Artışta ekonomik toparlanmaya bağlı olarak enerji talebinde beklenen yüzde 4,6'lık büyüme, kömür ve doğal gaz tüketiminin 2019'daki seviyelerinin üzerine çıkması etkili olacak.

Kömür kullanımındaki artışın nedeni Asya

Küresel kömür talebi bu yıl gelişen ülkelerin etkisiyle yüzde 4,5 artarken, bu büyümenin yüzde 80'inden fazlası Çin başta olmak üzere Asya'da görülecek.

ABD ve Avrupa'daki kömür kullanımında artış görülmesine rağmen, talep salgın öncesi dönemin altında kalacak.

Yenilenebilir enerji kaynakları da artacak

Yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretimi bu yıl yüzde 8 artarak küresel elektrik tedarikindeki büyümenin yarısından fazlasını oluşturacak.

Güneş enerjisinden elektrik üretimi 2020'ye göre yüzde 18 (145 teravatsaat), rüzgardan elektrik üretimi ise yüzde 17 (275 teravatsaat) ile yıllık bazda tarihteki en büyük artışı gerçekleştirecek. Böylece güneş ve rüzgar enerjisi, yenilenebilir kaynaklarından elektrik üretimindeki büyümeye en fazla katkıyı yapacak.

Bu yıl yenilenebilir enerji kaynakları küresel elektrik üretiminin yüzde 30'unu karşılayacak ve bu oran Sanayi Devrimi'nden beri görülen en yüksek seviye olarak kayıtlara geçecek.

Yenilenebilir enerjiden elektrik üretiminde en büyük artış Çin'de görülürken, bu ülkeyi ABD, Avrupa Birliği ve Hindistan takip edecek.

"2022'de daha büyük bir kriz kapıda"

IEA Başkanı Fatih Birol, rapora ilişkin değerlendirmesinde, küresel karbon emisyonlarının elektrik sektöründe kömür kullanımının artmasıyla bu yıl 1,5 milyar ton artacağını söyleyerek, "Bu, COVID-19 salgının yarattığı etkilerden ekonomik olarak toparlanmanın sürdürülebilir olmaktan başka her şey olduğuna dair korkunç bir uyarı" dedi.

Hükümetlerin küresel emisyonları hızlıca düşürmeye başlamaması durumunda 2022'de daha büyük bir krizle karşılaşılacağı uyarısı yapan Birol, "Bu hafta ABD Başkanı Joe Biden'ın ev sahipliğinde yapılacak Liderler İklim Zirvesi, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Toplantısı (COP26) öncesi somut ve hızlı kararlar alınması açısından kritik bir tarih" değerlendirmesini yaptı.

TRT HABER




Editör: SUAT UZUNALTIN

Bu haber 97 defa okunmuştur.


Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Basın Özeti Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
112 Okunma
87 Okunma
67 Okunma
48 Okunma
112 Okunma
101 Okunma
101 Okunma
98 Okunma
95 Okunma
89 Okunma
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Beşiktaş 27 19 5 3 59 27 60 +32
2 Galatasaray 28 18 6 4 55 23 58 +32
3 Fenerbahçe 28 18 6 4 52 28 58 +24
4 Trabzonspor 28 15 7 6 35 29 51 +6
5 Alanyaspor 28 13 8 7 44 28 46 +16
6 Hatayspor 28 13 8 7 48 35 46 +13
7 Gaziantep FK 28 11 7 10 40 32 43 +8
8 Fatih Karagümrük 28 11 9 8 43 37 41 +6
9 Göztepe 28 10 9 9 40 33 39 +7
10 Antalyaspor 28 7 6 15 26 31 36 -5
11 Sivasspor 27 7 7 13 31 32 34 -1
12 Konyaspor 27 8 11 8 33 34 32 -1
13 Yeni Malatyaspor 28 7 11 10 35 39 31 -4
14 Kayserispor 27 8 12 7 22 32 31 -10
15 Kasımpaşa 28 8 14 6 31 44 30 -13
16 Başakşehir FK 28 7 13 8 30 45 29 -15
17 Çaykur Rizespor 27 6 11 10 31 44 28 -13
18 MKE Ankaragücü 27 7 15 5 31 45 26 -14
19 BB Erzurumspor 28 6 14 8 27 46 26 -19
20 Denizlispor 27 6 15 6 26 48 24 -22
21 Gençlerbirliği 27 5 16 6 22 49 21 -27
Takım O G M B A Y P AV
1 Giresunspor 25 16 4 5 40 19 53 +21
2 Samsunspor 25 14 3 8 42 24 50 +18
3 İstanbulspor 25 14 6 5 48 26 47 +22
4 Adana Demirspor 25 13 6 6 42 23 45 +19
5 Altınordu 25 13 6 6 38 32 45 +6
6 Altay 25 14 9 2 46 29 44 +17
7 Tuzlaspor 25 12 8 5 34 35 41 -1
8 Ankara Keçiörengücü 25 11 7 7 31 17 40 +14
9 Bursaspor 25 10 11 4 39 40 34 -1
10 Ümraniyespor 25 9 9 7 30 33 34 -3
11 Bandırmaspor 25 9 11 5 30 31 32 -1
12 Boluspor 25 8 12 5 26 28 29 -2
13 Adanaspor 25 7 12 6 35 37 27 -2
14 Menemenspor 25 6 10 9 29 41 27 -12
15 Balıkesirspor 25 6 11 8 26 35 26 -9
16 Akhisarspor 25 6 15 4 25 42 22 -17
17 Ankaraspor 25 3 15 7 16 40 16 -24
18 Eskişehirspor 25 1 17 7 15 60 7 -45
Takım O G M B A Y P AV
1 Eyüpspor 27 20 2 5 62 19 65 +43
2 Bodrumspor 27 14 6 7 60 37 49 +23
3 Sakaryaspor 27 13 4 10 44 28 49 +16
4 Van Spor 27 14 8 5 41 26 47 +15
5 Turgutluspor 27 15 10 2 38 38 47 0
6 Kırşehir Belediyespor 27 13 7 7 37 23 46 +14
7 Kırklarelispor 27 11 5 11 39 23 44 +16
8 Etimesgut Belediyespor 27 12 8 7 43 25 43 +18
9 Serik Belediyespor 27 10 7 10 41 36 40 +5
10 Tarsus İdman Yurdu 27 10 9 8 41 37 38 +4
11 Pendikspor 27 11 13 3 47 37 36 +10
12 Karacabey Belediyespor 27 10 11 6 32 31 36 +1
13 Sivas Belediyespor 27 8 8 11 41 34 35 +7
14 Pazarspor 27 10 12 5 40 43 35 -3
15 Bayburt Özel İdare Spor 27 9 15 3 33 45 30 -12
16 1922 Konyaspor 27 7 14 6 33 37 27 -4
17 Kastamonuspor 27 6 13 8 24 39 26 -15
18 Mamak FK 27 6 15 6 26 72 24 -46
19 Elazığspor 27 7 16 4 34 54 22 -20
20 Kardemir Karabükspor 27 1 24 2 10 82 2 -72
Takım O G M B A Y P AV
1 Diyarbekirspor 21 14 2 5 27 12 47 +15
2 1928 Bucaspor 21 13 2 6 41 14 45 +27
3 Yeşilyurt Belediyespor 21 13 6 2 33 16 41 +17
4 Arnavutköy Belediye 21 10 5 6 31 20 36 +11
5 Ofspor 21 10 5 6 30 25 36 +5
6 Belediye Derincespor 21 8 4 9 31 18 33 +13
7 Fatsa Belediyespor 21 7 7 7 16 19 28 -3
8 Artvin Hopaspor 21 7 8 6 27 34 27 -7
9 Edirnespor 21 6 8 7 23 25 25 -2
10 1877 Alemdağspor 21 6 10 5 26 36 23 -10
11 Kızılcabölükspor 21 5 9 7 19 25 22 -6
12 Çankaya FK 21 6 11 4 14 29 22 -15
13 Payasspor 21 5 10 6 23 31 21 -8
14 Nevşehir Belediyespor 21 5 11 5 19 21 20 -2
15 Antalya Kemerspor 21 5 11 5 18 34 20 -16
16 Manisaspor 21 1 12 8 15 34 11 -19
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 12/03/2021 Başakşehir FK vs Beşiktaş
 13/03/2021 Sivasspor vs Fatih Karagümrük
 13/03/2021 Alanyaspor vs Antalyaspor
 13/03/2021 Çaykur Rizespor vs Hatayspor
 13/03/2021 Kayserispor vs Galatasaray
 14/03/2021 MKE Ankaragücü vs Göztepe
 14/03/2021 BB Erzurumspor vs Trabzonspor
 14/03/2021 Gaziantep FK vs Denizlispor
 14/03/2021 Fenerbahçe vs Gençlerbirliği
 15/03/2021 Kasımpaşa vs Konyaspor
 14/03/2021 Fenerbahçe - Gençlerbirliği Gençlerbirliği ligdeki son 11 maçında hiç kazanamadı  Fenerbahçe yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 12/03/2021 Giresunspor vs Bandırmaspor
 13/03/2021 Ankara Keçiörengücü vs Eskişehirspor
 13/03/2021 Boluspor vs Akhisarspor
 13/03/2021 Adana Demirspor vs İstanbulspor
 14/03/2021 Tuzlaspor vs Ümraniyespor
 14/03/2021 Balıkesirspor vs Altay
 14/03/2021 Menemenspor vs Adanaspor
 14/03/2021 Bursaspor vs Ankaraspor
 15/03/2021 Altınordu vs Samsunspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 14/03/2021 Bayburt Özel İdare Spor vs Eyüpspor
 14/03/2021 Bodrumspor vs Sakaryaspor
 14/03/2021 Elazığspor vs Tarsus İdman Yurdu
 14/03/2021 Kardemir Karabükspor vs Kastamonuspor
 14/03/2021 Kırşehir Belediyespor vs Pazarspor
 14/03/2021 Mamak FK vs Van Spor
 14/03/2021 Pendikspor vs Kırklarelispor
 14/03/2021 Serik Belediyespor vs 1922 Konyaspor
 14/03/2021 Sivas Belediyespor vs Karacabey Belediyespor
 14/03/2021 Turgutluspor vs Etimesgut Belediyespor
 14/03/2021 Elazığspor - Tarsus İdman Yurdu Elazığspor ligdeki son 7 maçında hiç kazanamadı  Tarsus İdman Yurdu yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 11/03/2021 Manisaspor vs Artvin Hopaspor
 11/03/2021 Payasspor vs Edirnespor
 11/03/2021 Antalya Kemerspor vs Fatsa Belediyespor
 11/03/2021 Arnavutköy Belediye vs Nevşehir Belediyespor
 11/03/2021 Belediye Derincespor vs Kızılcabölükspor
 11/03/2021 Diyarbekirspor vs Yeşilyurt Belediyespor
 11/03/2021 Ofspor vs Çankaya FK
 11/03/2021 1928 Bucaspor vs 1877 Alemdağspor
 11/03/2021 Diyarbekirspor - Yeşilyurt Belediyespor Yeşilyurt Belediyespor ligde deplasmandaki son 5 maçını kazandı  Yeşilyurt Belediyespor kazanır
 11/03/2021 1928 Bucaspor - 1877 Alemdağspor 1928 Bucaspor ligdeki son 12 maçında hiç kaybetmedi  1928 Bucaspor yenilmez
 17/03/2021 Kızılcabölükspor - Arnavutköy Belediye Arnavutköy Belediye ligdeki son 5 maçında hiç kaybetmedi  Arnavutköy Belediye yenilmez
 17/03/2021 Yeşilyurt Belediyespor - Belediye Derincespor Belediye Derincespor ligdeki son 6 maçında hiç kaybetmedi  Belediye Derincespor yenilmez
 17/03/2021 Nevşehir Belediyespor - Manisaspor Nevşehir Belediyespor ligdeki son 6 maçında hiç kazanamadı  Manisaspor yenilmez
 17/03/2021 Artvin Hopaspor - 1928 Bucaspor Artvin Hopaspor ligdeki son 7 maçında hiç kaybetmedi  Artvin Hopaspor yenilmez
 17/03/2021 Kızılcabölükspor - Arnavutköy Belediye Kızılcabölükspor ligde evindeki son 9 maçında hiç kazanamadı  Arnavutköy Belediye yenilmez
 17/03/2021 Çankaya FK - Diyarbekirspor Diyarbekirspor ligde deplasmandaki son 10 maçında hiç kaybetmedi  Diyarbekirspor yenilmez
 17/03/2021 Edirnespor - Antalya Kemerspor Edirnespor ligdeki son 10 maçında hiç kazanamadı  Antalya Kemerspor yenilmez
 17/03/2021 Nevşehir Belediyespor - Manisaspor Manisaspor ligdeki son 10 maçında hiç kazanamadı  Nevşehir Belediyespor yenilmez
 17/03/2021 1877 Alemdağspor - Payasspor Payasspor ligde deplasmandaki son 11 maçında hiç kazanamadı  1877 Alemdağspor yenilmez
 17/03/2021 Artvin Hopaspor - 1928 Bucaspor 1928 Bucaspor ligdeki son 12 maçında hiç kaybetmedi  1928 Bucaspor yenilmez

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI