Bugun...



30/04/2021


facebook-paylas
Tarih: 30-04-2021 11:46

30/04/2021

SUAT UZUNALTIN

 

Alman istihbaratı, Coronavirus'ün varlığını inkar eden komplo teorisyenlerini devlete zarar verme riski bulundurması nedeniyle denetleyecek ve istihbarat toplayacak.

The New York Times 

 

UEFA, İstanbul'daki Şampiyonlar Ligi finalinin sınırlı sayıda seyirciyle oynanacağını açıkladı. 

 

Türk savunma sanayisinin yerli ve milli olanaklarla geliştirdiği tank taşıyıcı Kuzey Makedonya ordusuna teslim edildi.

Başkent Üsküp yakınlarındaki Petrovec belediyesinde bulunan Straşo Pincur Kışlası’nda düzenlenen törene, Türkiye’nin Üsküp Büyükelçisi Hasan Mehmet Sekizkök de katıldı. Tank taşıyıcısının önemli bir ekipman olduğunu aktaran Kuzey Makedonya Savunma Bakanı Radmila Şekerinska, “Türkiye Cumhuriyeti’nde üretilen ve dostlarımızın savunma sanayisindeki gücünü de gösteren bu tank taşıyıcısı ile birçok birliğimizi ve kullandıkları ekipmanı eksiksiz, güvenli ve verimli şekilde taşınmasını sağlayacağız.” dedi.

Bakan Şekerinska yaptığı konuşmada, son günlerde Kuzey Makedonya ile Türkiye arasında savunma ve askeri destek alanında çok güçlü bir iş birliğine tanık olduklarını söyledi.

Bu iş birliğinin, uzun yıllar süren müttefiklik ve dostluk ile güçlü askeri-politik ittifakın üyeleri olarak bölgenin güvenliğini sağlama ve halklar arasında dostane ilişkileri sürdürme çabalarının sonucu olduğuna işaret eden Şekerinska, şöyle devam etti:

“Bu Türkiye Cumhuriyeti’nin ordumuza yıllardan beri vermiş olduğu desteğin bir parçası. Son yıllarda bu desteğin gerçekten daha yoğun hale geldiğini ve bunu daha görünür hale getirmeye çalıştığımızı görebilirsiniz. Hem Makedon hem de Türk vatandaşları bilsin ki savunma alanındaki mükemmel ilişkilerimiz için ciddi şekilde çalışıyoruz.”

Büyükelçi Sekizkök de tarihten süzülüp gelen Türkiye ile Kuzey Makedonya kardeşliğini, dostluğunu ve askeri alanda var olan güçlü iş birliğini sergileyen bir devir teslim töreninde bulunduklarını ifade etti.

Sekizkök, Kuzey Makedonya’yı Balkanlarda Türkiye için önemli bir ortak olarak gördüklerinin altını çizdi. “Çok boyutlu ilişkilerimizi tüm alanlarda müşterek çabalarımızla ileriye taşımayı hedefliyoruz. Kuzey Makedonya’nın NATO’ya dahil olmasıyla ülkeler arasındaki askeri iş birliğinin daha da güçlenecek, bu söylemi bugün yaptıkları gibi uygulamaya koyduk” diye konuştu.

Sekizkök, “Savunma sanayisi alanındaki iş birliği imkanlarını ilerleyen dönemde azami şekilde değerlendirmeye devam edeceğiz. Türkiye’nin askeri alandaki ve uluslararası marka değeri bulunan savunma sanayi sektöründeki tecrübesi ve kalitesini Kuzey Makedonya’ya aktararak müttefikimize destek olacağız.” diyerek açıklamasına son verdi.

ANADOLU AJANSI


Irak Petrol Bakanı Cabbar, Irak'ın Suriye'den doğal gaz ithal etmeyi planladığını söyledi.

Irak Petrol Bakanı Cabbar, detay vermeden, "Suriye gazını Irak'a ithal etmek için yakın zamanda bir anlaşmanın imzalanması söz konusu" dedi. 

 

Kremlin Sözcüsü Peskov:

NATO ve ABD, Türkiye'nin egemenliğinden endişe duyuyor ve Ankara'ya ‘ses yükseltmeye’ çalışıyor.

Erdoğan'ın kendinden emin bir şekilde Türkiye'yi ileriye götürme şekli, ABD'nin hoşuna gitmiyor,

Türkiye artık kendinden emin bir şekilde ayakta duran farklı bir ülke.

ABD'nin 1915 olaylarını soykırım olarak nitelemesi havuç-sopa oyununun bir parçası. 

 

Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC'nin Enerji Bakanlıkları arasında 'petrol ürünleri ticareti ve 2 adet mobil treyler elektrik santralinin tesis edilmesine ilişkin iş birliği protokolü' imzalandı. 

 

Birinci Dünya Savaşı'nda Çanakkale Zaferi'nden sonra Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanan Kut'ül Amare Savaşı, Birinci Dünya Savaşı'nın temel muharebelerinden biri olarak kabul ediliyor.

Halil Paşa'nın, İngiliz birliklerini 29 Nisan 1916'da teslim almasının ardından, "Tarih bu olayı yazmak için kelime bulmakta müşkülata uğrayacaktır. İşte Osmanlı sebatının İngiliz inadını kırdığı birinci zaferi Çanakkale'de, ikinci zaferi burada görüyoruz" sözleriyle duyurduğu Kut'ül Amare Zaferi'nin 105'inci yıl dönümü kutlanıyor.

Çanakkale'nin ardından Birinci Dünya Savaşı'nın en büyük zaferi

Irak Cephesi'nde 29 Nisan 1916'da Türk ordusunun kesin zaferiyle sonuçlanan Kut'ül Amare Savaşı, Birinci Dünya Savaşı'nın temel muharebelerinden biri olarak kabul ediliyor. Tümgeneral Charles Vere Ferrers Townshend komutasındaki İngiliz birliklerinin teslim alınmasıyla kazanılan bu zafer, Çanakkale'nin ardından Birinci Dünya Savaşı'nın "en büyük zaferi" olma niteliği taşıyor.

Genelkurmay Başkanlığının arşivinde bulunan Kut'ül Amare Savaşı'na ilişkin askeri belge, kroki ve komutanların yazışmaları, 13 bin 300 kişilik İngiliz ordusunun teslim alınışıyla elde edilen zafere dair pek çok ayrıntıya ışık tutuyor.

Genelkurmay Askeri Tarih ve Stratejik Etüt (ATASE) Dairesi Başkanlığı verilerinden derlenen bilgiye göre, İngiliz tarihçi James Morris'in, "Britanya askeri tarihinin en aşağılık teslimi" diye tanımladığı Kut'ül Amare Savaşı, Irak'ın doğu kesiminde Dicle Nehri kıyısındaki Kut şehri yakınlarında konuşlanmış İngiliz ve müttefiklerinin kuşatılmasıyla başladı ve kasabanın Osmanlı ordusu tarafından ele geçirilip, İngiliz birliklerinin tamamının esir alınmasıyla tamamlandı.

Tümgeneral Townshend komutasındaki İngiliz 6. Tümeni Bağdat'a ilerlerken, 22-23 Kasım 1915'te Selmanı Pak Muharebesi'ni kaybedip geri çekildi ve 3 Aralık'ta Kut kasabasına sığındı. 6. Ordu'nun komutanlığına atanan Mareşal Colmar Freiherr von der Goltz Paşa'nın emriyle Irak ve Havalisi Komutanı Albay Sakallı Nurettin Paşa'nın birlikleri, 27 Aralık'ta Kut'u kuşattı.

İngilizler, Kut'u kurtarmak için General Aylmer komutasındaki Tigris Kolordusu ile hücuma geçti, ancak 6 Ocak'ta Şeyh Saad Muharebesi'nde 4 bin askerini kaybederek geri çekildi. Bu muharebede Türk ordusuna "geri çekilme" emrini veren 9. Kolordu Komutanı Miralay Nurettin Paşa ise görevinden alındı, yerine Halil Paşa getirildi.

İngiliz ordusu, 13 Ocak 1916'da Vadi Muharebesi'nde bin 600, 21 Ocak 1916'da Hannah Muharebesi'nde 2 bin 700 asker kaybıyla geri püskürtüldü. Mart başında tekrar taarruza geçen İngilizler, 8 Mart 1916'da Sabis mevkisinde Albay Ali İhsan Bey komutasındaki 13. Kolordu'ya hücum etti, fakat 3 bin 500 asker kaybederek geri çekildi. Bu yenilgiden dolayı General Aylmer azledildi. 19 Nisan 1916'da Bağdat'taki karargahında tifüsten ölen Mareşal Colmar Freiherr von der Goltz Paşa'nın yerine 6. Ordu komutanlığına atanan Halil Paşa, 29 Nisan'da General Charles Townshend komutasındaki İngiliz ordularını teslim aldı.

İngilizlerden para teklifi

Askeri belgelere göre, Halil Paşa, Osmanlı Genelkurmayına bir telgraf göndererek, siperlerin önünde görüştüğü İngiliz komutan Townshend'in "1 milyon İngiliz lirası karşılığında, 13 bin 300 kişiden oluşan ordusuyla Hindistan'a gitmesine izin verilmesini" teklif ettiğini bildirip devletin bu konudaki emrini sordu. 

Osmanlı Genelkurmayından Halil Paşa'ya gelen cevapta, "Siyaseten İngilizlerin hoşuna gidecek işler yapma mecburiyetinde olmadığımız gibi, paraya da ihtiyacımız yoktur. Orduyu kamilen teslim etmek üzere yalnız Tümgeneral Townshend'e şahsen müsaade edilebilir. Bundan başka hiçbir şart kabul olunamaz." ifadelerine yer verildi.

Osmanlı Genelkurmayından gönderilen başka bir yazıda da "Tümgeneral Townshend'in, ordusuyla teslim olup harp boyunca Türk ordusuna hiçbir hasmane harekette bulunmayacağına söz verirse serbestçe istediği yere gidebileceği." belirtildi.

Bu emir, Halil Paşa tarafından Tümgeneral Townshend'e bildirildi. Townshend, bunun üzerine Halil Paşa'ya gönderdiği telgrafta, "Yalnız bir şey isteyeceğim, o da şehrin tesliminden sonra yaverim ve 3 emir erimle İstanbul'a naklimi Enver Paşa hazretlerinden istemenizdir. Müsaade edildiği takdirde ziyadesiyle minnettar olacağım." dedi.

"Askerlerimi size teslime hazırım"

Tümgeneral Charles Vere Ferrers Townshend, kuşatma sürerken Halil Paşa'ya gönderdiği mektupta, ordusunu teslime hazır olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:

"Efendim Hazretleri, açlık bizi silah bırakmaya zorluyor. Zatıalilerinin, 'Sizin cesur askerleriniz bizim samimi ve kıymettar misafirlerimiz olacaktır.' sözlerinize istinaden kahraman askerlerimi size teslime hazırım. Askerlerim verilen görevi yaptıkları için onlara iyi davranınız. Siz, askerlerimi Selmanpark Muharebesi'nde, ricat zamanlarında ve beş ay devam eden Kut'ül Amare Kuşatması'nda görmüşsünüzdür. Askerlerimin vazifesini nasıl ifa ettiğini takdir etmişsinizdir. Askeri harp tarihi, özel olarak bu meseleyi teyit edecektir. İcab eden şartlar yerine getirildikten sonra sizin karargahınıza gelip, Kut'ül Amare'yi teslim etmeye hazırım. Fakat erzakın sevkini hızlandırmanızı rica ve temenni eylerim. Size hastanemi ziyaret etmenizi ve orada bulunan askerlerimden bazılarının kolsuz ve ayaksız, bazılarının da hasta ve zayıf olduğunu görmenizi teklif ediyorum. Bunları harp esiri olarak almaya hevesli olduğunuzu farz etmem. Bunlar için en iyi yolun yaralıların Hindistan'a sevki olacağı kanaatindeyim."

Tümgeneral Townshend, mektubunda, teslim olduktan sonra İstanbul'a, oradan da Londra'ya geçeceğini ifade etti ve zaferinden dolayı Halil Paşa'yı kutladı.

Bu arada, İngiliz Avrupa Kuvvetleri Karargahına gönderdiği mesajda, Kut'taki muhafızları almak üzere bir Türk alayının kasabaya yaklaştığını, hem kale hem de şehrin üzerine beyaz bayrak çektiğini, bazı belgelerle telsizi imha edeceklerini bildiren Townshend, mesajının sonuna, "Kut'tan bütün gemilere ve istasyonlara elveda ve hepinize iyi şanslar." notunu ekledi.

İngiliz ordusu teslim oldu

6. Ordu Komutan Vekili Halil Paşa, 16 Nisan'da Enver Paşa'ya geçtiği mesajda, "Mahsur Tümgeneral Townshend, ordusunu harp esiri olarak bu sabah teslim almaya başladığımızı arz eyler ve yüce muvaffakiyetini tebrik ederim." ifadesine yere verdi.

Halil Paşa, daha sonra Başkomutanlık Vekaleti'ne gönderdiği bir başka mesajda, silahlarını gece tahrip ederek teslim olan İngiliz askerlerinin sabahtan itibaren harp esiri olarak teslim alınmaya başlandığını bildirerek, şunları kaydetti:

"Tümgeneral Townshend'in kılıcını almadım ve kendisiyle yaverinin ve 3 hizmetçisinin harp esiri olarak Dersaadet'e sevk edileceğini vadettim. Esirlerin 5 general, 277 İngiliz zabiti, 274 Hintli neferi ve 3 bin 400 gayri muharip ki toplamı 13 bin 300 küsürdür. Daha sonra dahile sevk olunmak üzere zabıtan Bağdat'a, efrad Samarra'ya sevk olunacaktır."

Kesin Türk zaferiyle biten kuşatmanın ardından 3. Alay Komutanı Binbaşı Nazmi, Kut'taki hükümet konağına Osmanlı bayrağı, Tümgeneral Townshend'in karargahına da alayın sancağını dikti.

"Çanakkale'deki dersi bir kere daha aldılar"

Savaşın gidişatına ilişkin Osmanlı Genelkurmayına iletilen bir mesajda, "Takriben beş aydan beri kahraman askerlerimizin kuşatması altındaki Kut'ül Amare'de mahsur kalan İngiliz ordusunun nihayet orduyu Hümayuna teslime mecbur olduğu" belirtilerek, şu bilgiler verildi:

"Nihayet İngilizler, Çanakkale'de aldıkları ders ve tecrübeyi bir kere daha aldılar. Osmanlı mukavemetini kıramayacaklarını, Osmanlıların elinden ganimetleri alamayacaklarını anladılar. Hücumları kesildi. İngilizler bu sefer kuşatma altındaki kaleye erzak sokmaya teşebbüs ettiler. Önce uçaklar ile un çuvalları attılar. Osmanlı silahı bu ümidi de kırdı. Harp tayyarelerimiz bu bakkal tayyarelerini birer birer sükut ettirmeyi başardılar.

Düşman başka bir çare buldu. Vapurla gece karanlığından istifade ederek zahire sokmaya teşebbüs ettiler. Her zaman müteyakkız bulunan kahraman askerlerimiz yüzlerce ton erzak yüklü bu vapuru derhal müsadere ettiler. Artık Tümgeneral Townshend için hiçbir kurtuluş umudu kalmamıştı. 13 Nisan'da Tümgeneral Townshend, Irak ordumuzun kumandanına müracaat edip, ordusuyla beraber serbest çıkmasına müsaade edilmek şartıyla, Kut'ül Amare'yi teslim etmeye razı olduğunu bildirdi. Kendilerine kayıtsız şartsız teslim olmaktan başka çareleri olmadığı bildirildi. İngiliz kumandanı bu sefer yeni şerait ortaya koydu. Ordumuzun üstün ve mutlak galip vaziyetini bilmiyormuş gibi, Osmanlı kumandanlarını para ile alt edebileceğini sanıp, tüm toplarını teslim etmeyi ve 1 milyon lira takdim etmeyi teklif etti. Aynı cevap verildi. Nihayet her taraftan ümidi kesilen Tümgeneral Townshend, bugün Kut'ül Amare'de bulunan bütün İngiliz ordusunu muzaffer Osmanlı kumandanına teslim etti."

6. Ordu'ya mesaj

Zaferin ardından Halil Paşa, 6. Ordu'ya yayımladığı mesajda, şunları kaydetti:

"Orduma: Arslanlar, bütün Osmanlılara şeref ve şan, İngilizlere kara meydan olan şu kızgın toprağın güneşli semasında şehitlerimizin ruhları sevinçle gülerek uçarken, ben de hepinizin pak alınlarından öperek cümlenizi tebrik ediyorum. Ordum gerek Kut karşısında ve gerekse Kut'u kurtarmaya gelen ordular karşısında 350 subay ve 10 bin erini şehit vermiştir. Fakat buna karşılık bugün Kut'ta 13 general, 481 subay ve 13 bin 300 er teslim alıyorum. Bu teslim aldığımız orduyu kurtarmaya gelen İngiliz kuvvetleri de 30 bin zayiat vererek geri dönmüşlerdir. Şu iki farka bakılınca, cihanı hayretlere düşürecek kadar büyük bir fark görülür. Tarih bu olayı yazmak için kelime bulmakta müşkülata uğrayacaktır. İşte 'Osmanlı sebatının, İngiliz inadını kırdığı' birinci zaferi Çanakkale'de, ikinci zaferi burada görüyoruz."

18. Kolordu Komutanı Miralay Kazım Karabekir de "Tarihimizin iki yüz seneden beri yad etmediği böyle bir zaferi bize lütfeden Cenabıallah'a şükredelim" ifadesini kullandığı emir yazısında, şunları kaydetti:

"Bu zaferin en büyük şan ve şerefi, böyle bir vakayı İngiliz tarihinde ilk defa Türk süngüsünün kaydetmesindedir. 18. Kolordu'nun aslan yürekli erleri, Cenabıallah'a secdeye kapanalım. Bu akşam şehitlerimize Fatihalar, Tebarekeler, Yasinler okunsun. Gaziler birbirine sarılsın, birbirini tebrik etsinler. Ben de bugünkü Kut'ül Amare Bayramı vesilesiyle sizin pak ve yüksek alınlarınızdan kemali hürmet ve samimiyetle öperim." 

TRT HABER 

 

Ermenistan, Türk ürünlerinin ithalatına yönelik yasağı genişletmeye ve uzatmaya hazırlanıyor.

Çeşitli yollardan ülkeye sokulan (Gürcistan üzerinden vs.) Türk ürünlerinin satışlarını da yasaklamayı hedefliyorlar.

Karabağ Savaşı sırasında 31 Aralık’tan itibaren Türk ürünlerinin ithalatını “geçici olarak” yasaklamışlardı. 

 

Filistin Devlet Başkanı Abbas, İsrail'in Doğu Kudüs’te seçimlere izin vermemesi durumunda 22 Mayıs’ta yapılması planlanan Filistin milletvekili seçimlerine gitmeyeceklerini söyledi.

"Kudüs olmaksızın seçimlere gitmeyeceğiz." 

 

Çin'in Hong Kong bölgesindeki bir kişide, koronavirüsün Güney Afrika ve Brezilya mutasyonlarının ikisine birden rastlandı.

Virüsün toplum içindeki kaynağının henüz belirlenememesi ve tek kişide 2 varyantın da aynı anda görülmesi endişelere yol açtı.

 

İstanbul Havalimanı bu yıl Avrupa'da zirvedeki yerini alırken, kıtanın en yoğun havalimanı unvanını da korudu. Havalimanı hizmete açıldığı tarihten bu yana yaklaşık 83 milyon yolcuya hizmet verdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 29 Ekim 2018'de hizmete açılan İstanbul Havalimanı, o tarihten bu yılın 25 Nisan'ına kadar 578 bin 118 uçakla 82 milyon 789 bin 424 yolcuya hizmet verdi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü'nden alınan bilgiye göre, "Türkiye'nin Zafer Anıtı" olarak nitelendirilen İstanbul Havalimanı, havacılık sektörünü dünyanın zirvesine taşımaya katkı sağladı.

İstanbul Havalimanı'nda açılışından 25 Nisan'a kadar iç hatta 158 bin 932, dış hatta 419 bin 186 olmak üzere toplamda 578 bin 118 uçuş gerçekleşti. İç hatta 21 milyon 991 bin 564 ve dış hatta 60 milyon 797 bin 860 olmak üzere toplamda 82 milyon 789 bin 424 yolcuya hizmet verildi.

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınında Türkiye'de ilk vakanın görüldüğü 11 Mart 2020'den 25 Nisan'a kadar İstanbul Havalimanı'nda, iç hatta 57 bin 335, dış hatta 113 bin 482 olmak üzere toplam 170 bin 817 uçuş sayısına ulaşıldı. Bu uçuşlarla iç hatta 6 milyon 619 bin 567 ve dış hatta 12 milyon 852 bin 945 olmak üzere toplam 19 milyon 472 bin 512 yolcu ağırlandı.

Salgında da Avrupa'nın birincisi oldu

Salgın koşullarına rağmen dünya çapında başarılara imza atmayı sürdüren İstanbul Havalimanı, Avrupa Hava Seyrüsefer Emniyeti Teşkilatı (EUROCONTROL) verilerine göre, bu yıl da Avrupa'da zirvedeki yerini alırken, "kıtanın en yoğun havalimanı" unvanını da korudu.

İstanbul Havalimanı, EUROCONTROL tarafından açıklanan verilere göre bu yılın ocak, şubat, mart, nisan aylarında toplamda 63 bin 064 uçuşla birinci oldu.

İstanbul Havalimanı'nı 53 bin 921 uçuşla Paris-Charles de Gaulle Havalimanı izlerken, Amsterdam Schiphol Havalimanı'ndan 52 bin 532 ve Frankfurt Havalimanı'ndan 52 bin 464 uçuş gerçekleştirildi.

1-31 Mart'ta açıklanan uçuş sayılarına göre ise İstanbul Havalimanı, her günü birinci olarak tamamladı. 17 bin 407 uçuşla birinci olan İstanbul Havalimanı'nı, 14 bin 186 uçuşla Paris-Charles de Gaulle Havalimanı takip etti. Frankfurt Havalimanı'ndan 13 bin 708, Amsterdam Havalimanı'ndan 12 bin 874 ve Madrid Havalimanı'ndan 11 bin 407 uçuş yapıldı.

İstanbul Havalimanı geçen yıl salgına rağmen Avrupa havalimanları yolcu sayısı sıralamasında 23,4 milyon kişiyle birinci oldu. İstanbul Havalimanı'nı 22,3 milyon yolcuyla Paris-Charles de Gaulle ve 22,1 milyon yolcuyla Londra Heathrow havalimanları takip etti. Amsterdam Schiphol Havalimanı 20,9 milyonla 4'üncü sırada yer alırken, Almanya'nın Frankfurt Havalimanı 18,8 milyon yolcuyla 5'inci sıraya yerleşti.

Hem hava yollarını hem de havalimanlarını kapsayan Skytrax'in araştırmasına göre ise Covid-19 güvenlik derecelendirmesi listesinde dünya havalimanları arasında 5 yıldız alanlardan biri de İstanbul Havalimanı oldu.

İstanbul Havalimanı, Doha Hamad Uluslararası Havalimanı, Hong Kong Uluslararası Havalimanı, Münih Havalimanı, Seul Incheon Uluslararası Havalimanı, Şanghay Pudong Uluslararası Havalimanı, Singapur Changi Havalimanı ve Tokyo Narita Uluslararası Havalimanı'nın ardından dünyada "5 yıldız" alan 8'inci küresel aktarma merkezi olarak dikkati çekti.

İstanbul Havalimanı için geçen yıl garanti ödemesi yapılmadı

Öte yandan, DHMİ Genel Müdürlüğü'nden yapılan duyuruda, 2020 yılında İstanbul Havalimanı'na garanti ödemesi yapıldığı iddialarının gerçeği yansıtmadığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"İstanbul Havalimanı'na 2020 yılında hiçbir garanti ödemesi yapılmamıştır. Karalanmaya çalışılan İstanbul Havalimanı, EUROCONTROL tarafından salgın döneminde Avrupa'nın en yoğun havalimanı olarak ilan edilmiştir."

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu da konuya ilişkin Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "Asılsız söylemlere inat İstanbul Havalimanı, 17 bin 407 uçuşla Mart 2021'de de Avrupa'nın en çok sefer yapılan havalimanı oldu. Bu gurur hepimizin" ifadelerini kullandı.

TRT HABER


İstanbul'da otogarda patlayıcılarla yakalanan iki şüphelinin ortaya çıkan yeni görüntülerinde, kıyafetlerini birbirleriyle değiştirdikleri görülüyor.

15 Temmuz Demokrasi Otogarı’ndaki görüntülerde, kıyafetlerini birbirleriyle değiştirdikleri belirlendi.

İstanbul’da bombalı saldırı hazırlığındayken 15 Temmuz Demokrasi Otogarı’nda emniyet güçleri tarafından yakalanarak gözaltına alınan bölücü terör örgütü PKK/KCK üyelerinin yeni görüntülerine ulaşıldı.

Kıyafetlerini değiştiriyorlar

Otogardaki çarpıcı görüntülerde, teröristlerin peronlara ayrı ayrı geldikleri ve telefon trafiğinden sonra tuvalette kıyafetlerini birbirleriyle değiştirdikleri belirlendi.

Görüntülerde, İ.Z. isimli terörist, 28 Nisan’da saat 14.21 sıralarında 15 Temmuz Demokrasi Otogarında 37 nolu perona giriş yapıyor.

Saat 14.31'de diğer terörist Y.S. aynı perona geliyor. Peron içerisinde yaklaşık olarak 5 dakika kalan ikili, kıyafetlerini değiştirdikten sonra dışarı çıkarak ters istikametlere doğru ilerliyor.


"Yerli ve milli olarak tasarlanıp üretilen BORAN Çekili Obüs"

MKEK'in Barutsan Roket ve Patlayıcı Fabrikasındaki Enerjitik Malzemeler Üretim Tesisinin açılışında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Boran 105 mm Çekili Obüsle ilgili olarak:

“Fatih’ten aldıkları ilhamla, dünyada ilk defa ‘seri’ atış yapabilen sahra topunu, 1868 yılında icat eden Ahmet Süreyya Emin’in yolundan giden mühendislerimiz, kendi sınıfının en iyisi olan BORAN obüsünü yaptılar. BORAN obüsü, 105 milimetre çapı ve helikopterle havadan taşımaya uygun 1.750 kilogram ağırlığı, bir dakikada atışa hazır hâle gelebilmesi, dakikada 6 atış yapabilmesi özellikleriyle, bilhassa komando birliklerimize büyük katkı sağlayacaktır.” ifadelerinde bulundu. 


Savunma sanayiine yönelik 'casusluk' soruşturmalarını bu aralar sıkça duyar olduk. Peki bu alanda Türk hukukunun cezaları caydırıcı mı? Savunma sanayii casusluğunun çok kapsamlı bir suç olduğuna işaret eden uzmanlar, cezaların artabileceği görüşünde.

Geçtiğimiz günlerde Ankara merkezli bir operasyon hemen herkesin dikkatini çekti… Devletin gizli kalması gereken bilgilerini temin ve askeri casusluk suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Savunma Sanayii Başkanlığı personeli ve emekli askerlerin de olduğu çok sayıda kişi gözaltına alınmıştı.

Türkiye ‘hedef ülke’ konumunda

Aslında bu haber son dönemlerde sıkça duymaya başladığımız ‘casusluk’ merkezli operasyonları bir kez daha gündeme getirdi. Geçmiş yıllarda Türkiye’nin milli savunma sanayii kabiliyetleri bu kadar değildi. Ancak özellikle son 20 yılda Ankara hafif ve ağır silahlardan gemilere, füzelerden uzay çalışmalarına, kritik parçalardan en karmaşık ve üst düzey teknolojik silahlara kadar her alanda önemli çalışmalara imza atınca işler değişti.

Konu casusluk olunca bu suçlamaların hukuki dayanağı ve alınan cezaların caydırıcılığı en kritik sorulardan biri. Biz de bu durumu Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selami Kuran’a sorduk.

Sahada kullanıldıktan sonra süreç hızlandı

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin son yıllarda savunma endüstrisinin hemen her alanında büyük yatırımlar yapıp, bu konuda öncü ülkelere emsal nitelik taşıyan ürünler ortaya çıkardığı hatırlatmasıyla başlıyor Prof. Dr. Kuran konuşmasına…

Burada önemli bir detay olduğuna işaret eden Kuran’a göre Türkiye’nin bu ürünleri sadece sergilemekle kalmayıp aynı zamanda sahada, yani çatışma ortamlarında da kullanarak, ürünlerin elde ettiği başarıyı en etkili şekilde ortaya koymasıyla süreç hızlanıyor.

Sadece bilgi çalmak değil tedarik başlığı da kritik

Bu konuda en çok dikkat çeken proje elbette ki Türk SİHA’ları. Ayrıca diğer alanlarda da önemli çalışmalar sürüyor.

Prof. Dr. Kuran, casusluk faaliyetlerinin sadece ‘hedef sisteme dair bilgi hırsızlığı’ anlamına gelmediği uyarısında bulunuyor. “Başka nasıl bir casusluk faaliyeti olabilir?” sorumuza “Söz konusu ürünlerin hayati önem taşıyan teknik parçaları için tedarikçi olma yarışı düşündüğünüzden çok daha kritik bir konu” yanıtını veriyor.

Askeri casusluk ve savunma sanayii casusluğu aynı mı?

Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kuran, bu süreçle birlikte Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin iki farklı casuslukla (teknoloji casusluğu ve ticari casusluk) mücadele hikayesinin başladığını vurguluyor.

Mücadelenin hukuki boyutuna eğilmek istiyoruz ve sürecin kanunlar çerçevesinde nasıl görüldüğünü soruyoruz:

“Öncelikli olarak şu hususu kesin olarak ortaya koyalım… Askeri casusluk ve savunma sanayii casusluğu birbirinden farklıdır. Askeri casusluk, TCK madde 337’de zikredilen ‘Yasaklanan bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklama’ başlığı altında ele alınmıştır.

Bu suç, yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgilerin, siyasal veya askeri casusluk maksadıyla açıklanması ile meydana gelmekte. Bu suçun görünümüne ilişkin en güncel örnek ‘MİT Tırları Davası’ olarak bilinen yargılamadır.”

Savunma sanayii suçunu herkes işleyemez

Ancak bizim ele aldığımız konu ise daha çok ‘devlet sırrı’ niteliğindeki askeri alandaki teknolojilere ilişkin bilgilerin sızdırılması yani TCK madde 333’te “Devlet sırlarından yararlanma, Devlet hizmetlerinde sadakatsizlik” başlığı altında belirtilen suç oluyor.

Prof. Dr. Kuran, bu suça dair “Görevi dolayısıyla öğrendiği ve devletin güvenliğinin gizli kalmasını gerektirdiği fenni keşif veya yeni buluşları veya sınai yenilikleri kendisinin veya başkasının yararına kullanan veya kullanılmasını sağlanması ile oluşmaktadır” bilgisini paylaşıyor.

Bu suçun görünümüne ilişkin olarak da özellikle son zamanlarda haberlere konu olan ‘savunma sanayii yetkililerinin bilgi sızdırırken yakalanmaları’ konusunun örnek olabileceğini belirten Kuran, şöyle devam ediyor:

“Kanun metninin lafzından da anlaşılabileceği üzere ‘askeri casusluk’ suçunu herkes işleyebileceği gibi ‘savunma sanayi casusluğu’ suçunun 1. fıkrasında yalnızca o sırra erişebilecek görevli kimse fail olabilecektir.

Tabii en önemlisi burada bir de yaptırım farkı var. Askeri casusluk suçu daha ağır nitelikte bir suç olarak ele alınmakta bizim ceza hukuku sistemimizde. Buna göre askeri casusluk suçunun basit hali 10 yıldan 15 yıla hapis öngörürken, savunma sanayii casusluğunda bu 5 yıldan 10 yıla düşmektedir. Aynı durum her iki suçun da savaş durumunda işlenmesinde de mevcut. Askeri casuslukta ağırlaştırılmış müebbet söz konusuyken savunma sanayii casusluğunda müebbet cezası öngörülüyor. Gelinen nokta itibarıyla belki de Türkiye’nin de savunma sanayii casusluğuna yönelik ceza sınırını daha da yükseltmesi gündeme gelebilir.”

Günümüzün yükselen yıldızı ‘endüstriyel casusluk’

Prof. Dr. Selami Kuran, bu işin sadece savunma sanayii çerçevesinde sınırlı kalmaması gerektiğinin altını çiziyor ve “Bu casusluk aslen bir endüstriyel casusluktur” diyor.
Bu tanımlama bir şirket veya kuruluşun üretim süreçleri, kimyasal formüller, tarifler, teknikler veya fikirler hakkında aktif olarak istihbarat toplamaya çalışılması yani fikri mülkiyet hırsızlığı temelinde ilerliyor. Bununla beraber fiyatlandırma, teklif verme, planlama gibi bilgiye sahip olan taraf için rekabet avantajı yaratması amaçlanan hususların da ‘casusluk’ olarak görülebileceğini anlatıyor Prof. Dr. Kuran.

Gelinen noktada istihbarat ülkelerinin kendi ülke şirketleri için casusluk faaliyetinde dahi bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Kuran, bu tür suçlarda dünyanın bazı ülkelerinde öngörülen cezalarla sözlerini tamamlıyor:

“Amerika’da bu suça en basit haliyle 10 yıla kadar hapis cezası öngörülmüş. Bununla beraber, ‘Yabancı hükümete yardımcı olmak için savunma bilgilerini toplama veya teslim etme’ suçunda ise idam veya herhangi bir yıl ya da ömür boyu hapis cezası öngörülmüş.

Almanya’da devlet sırrını açıklamak üzere elde eden kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezasına çarptırılıyor. Eğer bu bilgi vatana ihanet etmek için elde edilmişse 10 yıla kadar hapis cezası var.

Fransa’ya baktığımızda ise ulusal savunmaya ilişkin sır niteliğinde olan bilgiyi elde tutmak ya da başkasıyla paylaşmak gibi suçlar 5 yıl hapis ve 75 bin euro para cezası ile cezalandırılır.

Rusya Federasyonu’nun ‘devlet sırrının açıklanması’ suçu 4 yıla kadar hapis öngörmekte.”

TRT HABER


Kırgızistan ile Tacikistan arasındaki tartışmalı sınır bölgesinde çıkan çatışmada 16 kişi hayatını kaybetti, 165 kişi yaralandı. Ülkeler, sınır bölgesinde yaşanan silahlı çatışmanın sona erdirilmesi için uzlaşma sağladı.
Kırgızistan ile Tacikistan arasındaki tartışmalı sınır bölgesinde, 28 Nisan'da iki ülke vatandaşları arasında başlayan kavga silahlı çatışmaya dönüştü.

İki ülkenin yönetimleri, çatışmanın kontrol altına alınması için bölgeye askeri kolluk kuvvetleri gönderdi.

Ölenlerin 13'ü Kırgız, 3'ü Tacik

Çatışmalarda Kırgızistan tarafından 13 kişinin yaşamını yitirdiği, 134 kişinin de yaralandığı duyuruldu.

Tacikistan tarafından da 3 kişinin hayatını kaybettiği, 31 kişinin ise yaralandığı açıklandı.

Özbekistan: Müzakereler için yardıma hazırız

Özbekistan, ortaya çıkan durumun en kısa sürede çözülmesi için mümkün olan tüm yardımı sağlamaya hazır olduğunu açıkladı.

Ayrıca Özbekistan, Kırgızistan ile Tacikistan arasındaki sınır hattı sorununun müzakere yoluyla çözülmesi gerektiğinin önerisinde bulundu.

İki ülkenin yetkilileri görüştü

Rusya'da bulunan Kırgızistan Başbakanı Ulukbek Maripov ve Tacikistan Başbakanı Kohir Rasulzoda bir araya gelerek, sınırdaki çatışmanın müzakere yoluyla bir an evvel çözülmesi için hazır olduklarını açıkladı.

Kırgızistan Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Dışişleri Bakanı Ruslan Kazakbayev ile Tacikistan Dışişleri Bakanı Sirojiddin Muhriddin ve diğer yetkililer, iki ülkenin sınır bölgelerindeki sorunu çözüme kavuşturmak amacıyla görüştü.

Görüşmede, her iki taraf için kayıplara ve insanların yaralanmalarına yol açan çatışmanın siyasi ve diplomatik müzakereler yoluyla barışçıl bir şekilde çözüme kavuşturulması gerektiği vurgulandı.

Görüşmelerde "uzlaşı" sağlandı

Kazakbayev, Kırgız tarafının toprak talep etmediğini ve topraklarını kimseyle paylaşma niyetinde de olmadığını belirterek, sorunların müzakere masasında çözülmesi gerektiğini vurguladı.

Bakanlar, görüşmeler sonucunda, yerel saatle 20.00'den itibaren bölgede tam bir ateşkes ve askeri güçlerin konuşlandırıldıkları eski yerlere çekilmesi konusunda anlaşmaya vardı.

Ayrıca, birkaç saat içinde tarafların yerel makamlarının temsilcilerinin katılımıyla kolluk kuvvetleri ve güvenlik teşkilatlarının yöneticilerinin bir araya gelmesi kararlaştırıldı.

Kazakistan çatışmanın durmasını "memnuniyetle" karşıladı

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kırgızistan ve Tacikistan sınırındaki silahlı çatışma ile ilgili haberlerden derin endişe duyduğunu vurgulayarak, "Her iki devletin yetkilileri arasında silahlı çatışmanın sona erdirilmesi ve müzakerelerin başlatılması konusunda varılan anlaşmayı memnuniyetle karşılıyorum" dedi.

Tokayev, kardeş Kırgız ve Tacik halklarıyla ortak tarih ve kültürel değerlerle bağlı olduklarını söyledi.

Kırgızistan ile Tacikistan arasındaki karşılıklı güvenin yeniden tesisi için çaba göstermeye hazır olduklarını belirten Tokayev, "Bir sonraki Orta Asya Devlet Başkanları İstişare Toplantısı çerçevesinde bu tür sınır durumlarının çözümü için bir mekanizma geliştirmenin mümkün olduğunu düşünüyorum" açıklamasını yaptı.

Batken Bölgesi

Kırgızistan ile Tacikistan arasındaki 970 kilometrelik sınırdan sadece 503 kilometresi belli olan Kırgızistan'ın güney batısındaki Batken Bölgesi, 525 bin nüfus, 3 şehir ve 189 köyden oluşuyor.

Başkent Bişkek'e 750 kilometre uzaklıktaki Batken bölgesinin tam ortasında, komşu ülke Tacikistan'a bağlı Voruh ve Soh yerleşim yerlerinin yanı sıra Özbekistan'a ait Şahimerdan adlı yerleşim birimi yer alıyor.

Komşu ülkeleriyle kara sınırı olmayan bu yerleşim birimlerinin halkı, tarım için su ve gıda ihtiyaçlarını Kırgız köylerinde bulunan barajlardan ve pazarlardan sağlıyor.

Tacik ve Kırgız halkının yoğun yaşadığı bölgedeki tek karayolu, arazi, tarımsal sulama, hayvan otlatma, kaçakçılık, ortak yol kullanımı ve sınırda izinsiz geçişler gibi nedenlerle gerginlik çıkması üzerine sıklıkla ulaşıma kapatılıyor.

TRT HABER


Türkiye'nin ihracatı martta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 42,2 artışla 18 milyar 984 milyon dolar, ithalatı da yüzde 25,6 yükselerek 23 milyar 637 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Türkiye İstatistik Kurumu ve Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle oluşturulan mart ayına ilişkin geçici dış ticaret verileri açıklandı.

Buna göre, Genel Ticaret Sistemi (GTS) kapsamında ihracat martta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 42,2 artarak 18 milyar 984 milyon dolar, ithalat yüzde 25,6 artarak 23 milyar 637 milyon dolar oldu.

Dış ticaret açığı Mart ayında yüzde 14,9 azaldı

Dış ticaret açığı martta geçen yılın aynı ayına göre yüzde göre yüzde 14,9 artarak 4 milyar 653 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı Mart 2020'de yüzde 70,9 iken, geçen ay 80,3'e çıktı.

İhracat ocak-mart döneminde ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17,2 artarak 49 milyar 986 milyon dolar, ithalat yüzde 9,6 artarak 61 milyar 29 milyon dolara ulaştı.

Dış ticaret açığı ocak-mart döneminde yüzde 15,2 azalarak 11 milyar 43 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2020 Ocak-Mart döneminde yüzde 79,6 iken, bu yılın aynı döneminde yüzde 81,9'a yükseldi.

En fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu

Mart ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya'ya yapılan ihracat 1 milyar 675 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 243 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 64 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 979 milyon dolar ile İtalya, 927 milyon dolar ile Irak takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 31,0'ını oluşturdu.

Ocak-Mart döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya'ya yapılan ihracat 4 milyar 623 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 90 milyon dolar ile ABD, 2 milyar 837 milyon dolar ile Birleşik Krallık, 2 milyar 677 milyon dolar ile İtalya ve 2 milyar 376 milyon dolar ile Irak takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 31,2'sini oluşturdu.

İthalatta ilk sırayı Çin aldı

İthalatta Çin ilk sırayı aldı. Mart ayında Çin'den yapılan ithalat 2 milyar 812 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 2 milyar 537 milyon dolar ile Rusya, 2 milyar 235 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 76 milyon dolar ile İtalya, 1 milyar 71 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 41,2'sini oluşturdu.

Ocak-Mart döneminde ithalatta ilk sırayı Çin aldı. Çin'den yapılan ithalat 7 milyar 253 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 6 milyar 71 milyon dolar ile Rusya, 5 milyar 447 milyon dolar ile Almanya, 2 milyar 679 milyon dolar ile İtalya, 2 milyar 650 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 39,5'ini oluşturdu

TRT HABER

 

Türkiye'nin turizm geliri, yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40,2 azalarak 2 milyar 452 milyon dolar oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu, bu yılın ocak-mart dönemine ilişkin turizm istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, turizm geliri söz konusu çeyrekte geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40,2 azaldı ve 2 milyar 452 milyon 213 bin dolar oldu. Turizm gelirinin (cep telefonu dolaşım ve marina hizmet harcamaları hariç) yüzde 68,8'i yabancı ziyaretçilerden, yüzde 31,2'si ise yurt dışında ikamet eden vatandaş ziyaretçilerden elde edildi.

Yılın ilk çeyreğinde yapılan harcamaların 2 milyar 296 milyon 854 bin doları kişisel harcamalardan, 155 milyon 359 bin doları ise paket tur harcamalarından oluştu.

Bu çeyrekte sağlık harcaması hariç diğer tüm harcama türleri geçen yılın aynı çeyreğine göre azaldı. Sağlık harcaması yüzde 4,7 artarken, spor, eğitim, kültür harcaması yüzde 79,5, paket tur harcamaları (ülkemize kalan pay) yüzde 71,0 ve tur hizmetleri harcaması yüzde 62,4 azaldı.

Gecelik ortalama harcama 56 $ oldu

Bu çeyrekte geceleme yapan yabancıların ortalama gecelik harcaması 64 $, yurt dışında ikamet eden vatandaşların ortalama gecelik harcaması ise 44 $ oldu.

Ziyaretçi sayısı geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 53,9 azaldı

Ülkemizden çıkış yapan ziyaretçi sayısı 2021 yılı I. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 53,9 azalarak 2 milyon 600 bin 468 kişi oldu. Bunların yüzde 70,2'sini 1 milyon 826 bin 227 kişi ile yabancılar, yüzde 29,8'ini ise 774 bin 241 kişi ile yurt dışında ikamet eden vatandaşlar oluşturdu.

Bu çeyrekte yabancı ziyaretçiler ülkemizi yüzde 54,9 ile en çok "gezi, eğlence, sportif ve kültürel faaliyetler" amacıyla ziyaret etti.

İkinci sırada yüzde 23,3 ile "akraba ve arkadaş ziyareti", üçüncü sırada ise ile yüzde 8,8 ile "iş amaçlı (konferans, toplantı, görev vb.)" yer aldı. Yurt dışı ikametli vatandaşlar ise ülkemize yüzde 66,6 ile en çok "akraba ve arkadaş ziyareti" amacıyla geldi.

TRT HABER




Editör: SUAT UZUNALTIN

Bu haber 80 defa okunmuştur.


Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER Basın Özeti Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
112 Okunma
87 Okunma
68 Okunma
48 Okunma
112 Okunma
102 Okunma
101 Okunma
98 Okunma
96 Okunma
89 Okunma
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Beşiktaş 27 19 5 3 59 27 60 +32
2 Galatasaray 28 18 6 4 55 23 58 +32
3 Fenerbahçe 28 18 6 4 52 28 58 +24
4 Trabzonspor 28 15 7 6 35 29 51 +6
5 Alanyaspor 28 13 8 7 44 28 46 +16
6 Hatayspor 28 13 8 7 48 35 46 +13
7 Gaziantep FK 28 11 7 10 40 32 43 +8
8 Fatih Karagümrük 28 11 9 8 43 37 41 +6
9 Göztepe 28 10 9 9 40 33 39 +7
10 Antalyaspor 28 7 6 15 26 31 36 -5
11 Sivasspor 27 7 7 13 31 32 34 -1
12 Konyaspor 27 8 11 8 33 34 32 -1
13 Yeni Malatyaspor 28 7 11 10 35 39 31 -4
14 Kayserispor 27 8 12 7 22 32 31 -10
15 Kasımpaşa 28 8 14 6 31 44 30 -13
16 Başakşehir FK 28 7 13 8 30 45 29 -15
17 Çaykur Rizespor 27 6 11 10 31 44 28 -13
18 MKE Ankaragücü 27 7 15 5 31 45 26 -14
19 BB Erzurumspor 28 6 14 8 27 46 26 -19
20 Denizlispor 27 6 15 6 26 48 24 -22
21 Gençlerbirliği 27 5 16 6 22 49 21 -27
Takım O G M B A Y P AV
1 Giresunspor 25 16 4 5 40 19 53 +21
2 Samsunspor 25 14 3 8 42 24 50 +18
3 İstanbulspor 25 14 6 5 48 26 47 +22
4 Adana Demirspor 25 13 6 6 42 23 45 +19
5 Altınordu 25 13 6 6 38 32 45 +6
6 Altay 25 14 9 2 46 29 44 +17
7 Tuzlaspor 25 12 8 5 34 35 41 -1
8 Ankara Keçiörengücü 25 11 7 7 31 17 40 +14
9 Bursaspor 25 10 11 4 39 40 34 -1
10 Ümraniyespor 25 9 9 7 30 33 34 -3
11 Bandırmaspor 25 9 11 5 30 31 32 -1
12 Boluspor 25 8 12 5 26 28 29 -2
13 Adanaspor 25 7 12 6 35 37 27 -2
14 Menemenspor 25 6 10 9 29 41 27 -12
15 Balıkesirspor 25 6 11 8 26 35 26 -9
16 Akhisarspor 25 6 15 4 25 42 22 -17
17 Ankaraspor 25 3 15 7 16 40 16 -24
18 Eskişehirspor 25 1 17 7 15 60 7 -45
Takım O G M B A Y P AV
1 Eyüpspor 27 20 2 5 62 19 65 +43
2 Bodrumspor 27 14 6 7 60 37 49 +23
3 Sakaryaspor 27 13 4 10 44 28 49 +16
4 Van Spor 27 14 8 5 41 26 47 +15
5 Turgutluspor 27 15 10 2 38 38 47 0
6 Kırşehir Belediyespor 27 13 7 7 37 23 46 +14
7 Kırklarelispor 27 11 5 11 39 23 44 +16
8 Etimesgut Belediyespor 27 12 8 7 43 25 43 +18
9 Serik Belediyespor 27 10 7 10 41 36 40 +5
10 Tarsus İdman Yurdu 27 10 9 8 41 37 38 +4
11 Pendikspor 27 11 13 3 47 37 36 +10
12 Karacabey Belediyespor 27 10 11 6 32 31 36 +1
13 Sivas Belediyespor 27 8 8 11 41 34 35 +7
14 Pazarspor 27 10 12 5 40 43 35 -3
15 Bayburt Özel İdare Spor 27 9 15 3 33 45 30 -12
16 1922 Konyaspor 27 7 14 6 33 37 27 -4
17 Kastamonuspor 27 6 13 8 24 39 26 -15
18 Mamak FK 27 6 15 6 26 72 24 -46
19 Elazığspor 27 7 16 4 34 54 22 -20
20 Kardemir Karabükspor 27 1 24 2 10 82 2 -72
Takım O G M B A Y P AV
1 Diyarbekirspor 21 14 2 5 27 12 47 +15
2 1928 Bucaspor 21 13 2 6 41 14 45 +27
3 Yeşilyurt Belediyespor 21 13 6 2 33 16 41 +17
4 Arnavutköy Belediye 21 10 5 6 31 20 36 +11
5 Ofspor 21 10 5 6 30 25 36 +5
6 Belediye Derincespor 21 8 4 9 31 18 33 +13
7 Fatsa Belediyespor 21 7 7 7 16 19 28 -3
8 Artvin Hopaspor 21 7 8 6 27 34 27 -7
9 Edirnespor 21 6 8 7 23 25 25 -2
10 1877 Alemdağspor 21 6 10 5 26 36 23 -10
11 Kızılcabölükspor 21 5 9 7 19 25 22 -6
12 Çankaya FK 21 6 11 4 14 29 22 -15
13 Payasspor 21 5 10 6 23 31 21 -8
14 Nevşehir Belediyespor 21 5 11 5 19 21 20 -2
15 Antalya Kemerspor 21 5 11 5 18 34 20 -16
16 Manisaspor 21 1 12 8 15 34 11 -19
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 12/03/2021 Başakşehir FK vs Beşiktaş
 13/03/2021 Sivasspor vs Fatih Karagümrük
 13/03/2021 Alanyaspor vs Antalyaspor
 13/03/2021 Çaykur Rizespor vs Hatayspor
 13/03/2021 Kayserispor vs Galatasaray
 14/03/2021 MKE Ankaragücü vs Göztepe
 14/03/2021 BB Erzurumspor vs Trabzonspor
 14/03/2021 Gaziantep FK vs Denizlispor
 14/03/2021 Fenerbahçe vs Gençlerbirliği
 15/03/2021 Kasımpaşa vs Konyaspor
 14/03/2021 Fenerbahçe - Gençlerbirliği Gençlerbirliği ligdeki son 11 maçında hiç kazanamadı  Fenerbahçe yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 12/03/2021 Giresunspor vs Bandırmaspor
 13/03/2021 Ankara Keçiörengücü vs Eskişehirspor
 13/03/2021 Boluspor vs Akhisarspor
 13/03/2021 Adana Demirspor vs İstanbulspor
 14/03/2021 Tuzlaspor vs Ümraniyespor
 14/03/2021 Balıkesirspor vs Altay
 14/03/2021 Menemenspor vs Adanaspor
 14/03/2021 Bursaspor vs Ankaraspor
 15/03/2021 Altınordu vs Samsunspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 14/03/2021 Bayburt Özel İdare Spor vs Eyüpspor
 14/03/2021 Bodrumspor vs Sakaryaspor
 14/03/2021 Elazığspor vs Tarsus İdman Yurdu
 14/03/2021 Kardemir Karabükspor vs Kastamonuspor
 14/03/2021 Kırşehir Belediyespor vs Pazarspor
 14/03/2021 Mamak FK vs Van Spor
 14/03/2021 Pendikspor vs Kırklarelispor
 14/03/2021 Serik Belediyespor vs 1922 Konyaspor
 14/03/2021 Sivas Belediyespor vs Karacabey Belediyespor
 14/03/2021 Turgutluspor vs Etimesgut Belediyespor
 14/03/2021 Elazığspor - Tarsus İdman Yurdu Elazığspor ligdeki son 7 maçında hiç kazanamadı  Tarsus İdman Yurdu yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 11/03/2021 Manisaspor vs Artvin Hopaspor
 11/03/2021 Payasspor vs Edirnespor
 11/03/2021 Antalya Kemerspor vs Fatsa Belediyespor
 11/03/2021 Arnavutköy Belediye vs Nevşehir Belediyespor
 11/03/2021 Belediye Derincespor vs Kızılcabölükspor
 11/03/2021 Diyarbekirspor vs Yeşilyurt Belediyespor
 11/03/2021 Ofspor vs Çankaya FK
 11/03/2021 1928 Bucaspor vs 1877 Alemdağspor
 11/03/2021 Diyarbekirspor - Yeşilyurt Belediyespor Yeşilyurt Belediyespor ligde deplasmandaki son 5 maçını kazandı  Yeşilyurt Belediyespor kazanır
 11/03/2021 1928 Bucaspor - 1877 Alemdağspor 1928 Bucaspor ligdeki son 12 maçında hiç kaybetmedi  1928 Bucaspor yenilmez
 17/03/2021 Kızılcabölükspor - Arnavutköy Belediye Arnavutköy Belediye ligdeki son 5 maçında hiç kaybetmedi  Arnavutköy Belediye yenilmez
 17/03/2021 Yeşilyurt Belediyespor - Belediye Derincespor Belediye Derincespor ligdeki son 6 maçında hiç kaybetmedi  Belediye Derincespor yenilmez
 17/03/2021 Nevşehir Belediyespor - Manisaspor Nevşehir Belediyespor ligdeki son 6 maçında hiç kazanamadı  Manisaspor yenilmez
 17/03/2021 Artvin Hopaspor - 1928 Bucaspor Artvin Hopaspor ligdeki son 7 maçında hiç kaybetmedi  Artvin Hopaspor yenilmez
 17/03/2021 Kızılcabölükspor - Arnavutköy Belediye Kızılcabölükspor ligde evindeki son 9 maçında hiç kazanamadı  Arnavutköy Belediye yenilmez
 17/03/2021 Çankaya FK - Diyarbekirspor Diyarbekirspor ligde deplasmandaki son 10 maçında hiç kaybetmedi  Diyarbekirspor yenilmez
 17/03/2021 Edirnespor - Antalya Kemerspor Edirnespor ligdeki son 10 maçında hiç kazanamadı  Antalya Kemerspor yenilmez
 17/03/2021 Nevşehir Belediyespor - Manisaspor Manisaspor ligdeki son 10 maçında hiç kazanamadı  Nevşehir Belediyespor yenilmez
 17/03/2021 1877 Alemdağspor - Payasspor Payasspor ligde deplasmandaki son 11 maçında hiç kazanamadı  1877 Alemdağspor yenilmez
 17/03/2021 Artvin Hopaspor - 1928 Bucaspor 1928 Bucaspor ligdeki son 12 maçında hiç kaybetmedi  1928 Bucaspor yenilmez

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI