Bugun...


Muhammed ÖZKILINÇ

facebook-paylas
Hz. Osman-3
Tarih: 19-02-2021 15:07:00 Güncelleme: 19-02-2021 15:07:00


Zi-n Nureyn Osman (ra) 13

Hz. Osman (ra), Veda Haccı esnasında da Resulullah'ın (sav) yanındaydı. Resulullah (sav) Müslümanları ilgilendiren birçok meselede, Osman (ra)'in yardımına müracaat etmiştir. (H.i. Hasan, a.g.e., I, 256).

Hz. Ebû Bekir (ra) halife seçilince Osman (ra) ona bey'at etti. Ebû Bekir (ra) halifeliği boyunca ümmetin işlerini idarede onunla istişarede bulundu. Ebû Bekr’in (ra) vefatından önce yazdırdığı Hz. Ömer'in Halife atanmasına dair belgeyi Osman (ra) kaleme almıştır. Hz. Ebû Bekr, Osman’ın (ra) yazdıklarını ona tekrar okutturduktan sonra mühürletmişti. Osman (ra), yanında Ömer (ra) ve yanında Useyd İbn Saîd el-Kurazî olduğu halde dışarı çıkmış ve oradakilere "Bu kâğıtta adi yazılan kimseye bey'at ediyor musunuz" diye sormuştu. Onlar da "evet" diyerek bunu kabul etmişlerdi (İbn Sad a.g.e., III, 200)

Dersler ibretler:

  • Onlar; darlıkta da bollukta da, her zaman ve şartlarda, Resulullah (sav) ile beraberlerdi.

Ama ne yazık ki, ömürleri Resulullah'ın (sav) hizmetinde geçen, canları ve mallarını onun davası uğruna sebil eden bu aziz insanlar aleyhinde konuşmaya cesaret etmektedirler. Hem de aradan 1450 yıl geçmiş ve onlara düşmanlık edenlerin ancak din düşmanı mülhidler olabileceği net olarak anlaşılmışken. “Sizden fetihten önce infak eden ve savaşan kimse ile fetihten sonra infak edip savaşan elbette bir olmaz. İşte onlar, bundan sonra infak edip savaşanlardan derece bakımından daha yüksektirler. Bununla beraber Allah her birine hüsnâyı: Cennet’i vaadeder. Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.” (Hadid 57/10)

  • Hayatında peygamberin veziri, yaveri, en yakın koruması ve can yoldaşı olan raşid halifelerin biri dışındaki diğer üçü aleyhinde konuşanlar, bedbaht ve müfteridir.

Sebeiye fırkası Şia ve onların dolmuşuna binen zavallılar, bu halifelerin hayatlarını, objektif bir bakışla yeniden okuyup değerlendirmelidirler. Aksi halde nebevi gazaba muhatap olurlar. Resulullah (sav) şöyle buyurur: "Şüphesiz ki Allah (cc) beni seçti ve benim ashabımı da seçti. Onları bana kayınpederler, damatlar ve yardımcılar kıldı. Şüphesiz ki ahir zamanda birtakım insanlar gelecek, ashabıma hakaret edecekler. Sakın ha, onlardan kız almayın, onlara kız vermeyin, onlarla beraber namaz kılmayın. Sakın ha, onların cenaze namazını kılmayın. Onların üzerine lanet inmiştir." (Suneni İbn-i Mâce; I, 97, VIII, 89, İmam Şafii, Râmûzul-Ehâdîs, s. 86, no:1196)

  • Onlar, Resulullah'ın (sav) yanında oldukları gibi, Resulullah'ın (sav) vefatı sonrasında da birbirlerinin yanında ve yardımındaydılar.

Harici ve mülhidlerin ve dahili hainlerin çıkardıkları istisnai ihtilaflar, bu gerçeği örtemez. O zamanlarda hariciler vb. gafiller eliyle çıkarılan ihtilafları, günümüzde köpürterek yeniden gündeme getirenlerin de planları boşa çıkacaktır. Her biri insanlık için kutup yıldızları olan ashabı kiram, (Rıdvanullahi aleyhim ecmeîn) kıyamete kadar insanlık için örnek ve önderler olmaya devam edeceklerdir. Onlar seçkin insanlar olmasaydı, Allah (cc) onlar hakkında onca ayetler indirmezdi. Durum buyken onlara dil uzatanlar hakkında söylenecek söz ancak “Zalimler için yaşasın Cehennem” olabilir.

“Muhammed Allah’ın Rasûlü’dür. Beraberinde bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rükûa varırken, secde ederken görürsün. Allah’tan lütuf ve rıza isterler. Onların nişanları yüzlerindeki secde izidir. Bu, onların Tevrat’taki vasıflarıdır. İncil’deki vasıfları da şöyledir: Onlar filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekine benzerler ki bu, çiftçilerin hoşuna gider. Allah böylece onları çoğaltıp kuvvetlendirmekle kâfirleri öfkelendirir. Allah onlardan iman edip sâlih ameller işleyenlere mağfiret ve büyük mükâfat vaadetmiştir.” (Fetih 48/29)

  • Onlar Emin peygamber Resulullah'ın (sav) terbiyesinde, onun gibi emin olarak ömürlerini tamamladılar.

Öyle ki, hiçbiri diğeri hakkında herhangi bir art niyet taşımazdı. Her biri diğer kardeşine karşı güven dolu olduğundan, kardeşinin de kendisinden emin olduğuna kanaatleri tamdı. Kalbinde hastalık olanlar, başkaları hakkında su-i zanda bulanabilirler. Ama ashabı kiram, böylesi rezailden beridirler.  “…Allah Teâlâ, Rasulü’ne ve mümin­lerin gönüllerine huzur ve emniyet duygusu lutfetti. Onların takva sözünü tutmalarını sağladı, onları takvâ üzere durdurdu. Zaten onlar bu söze pek layık ve ehil idiler. Allah her şeyi hakkıyla bilir.” (Feth 48/26) Subheneke... Bihamdike... Esteğfiruke...

 Zi-n Nureyn Osman (ra) 14

Halifeliği

Hz. Ömer (ra), yaralanınca, hilâfete geçecek kimsenin tayin edilmesi için altı kişiden oluşan bir şura oluşturmuştu. Bunlar Hz. Ali, Osman, Sa'd bin Ebi Vakkas, Abdurrahman bin Avf, Zubeyr bin Avvam ve Talha bin Ubeydullah (Rıdvanullahi aleyhim ecmeîn) idiler. Yapılan görüşmeler neticesinde, şura üyelerinden dördü feragat edince, görüşmeler Hz. Osman'la Hz. Ali üzerinde devam etti. Şura başkanı Abdurrahman bin Avf (ra), geniş bir kamuoyu yoklaması yaptıktan sonra; Müslümanların, bu iki kişiden birisinin halife seçilmesi üzerinde mutabık olduklarını gördü. Böylece şura içindeki bu iki kişiye yoğunlaştı. Çünkü Ömer (ra) halifenin bu altı kişi arasından seçilmesini emretmişti.

Dersler ibretler

·  Yönetimde boşluk, çok büyük felaketlere sebep olabilir.

Bu tehlikeyi, ashabı kiram (Rıdvanullahi aleyhim ecmeîn) daha Resulullah'ın (sav) hemen vefatı sonrasında çok açık olarak görmüşlerdi. Bilindiği üzere, beni Sakife bahçesinde Ensar ve Muhacirler arasında halife seçimi konusunda ihtilaf çıkmıştı. İhtilaf münakaşalara, tartışmalar da iftirak ve kavgaya dönüşecekken, Abu Bekr (ra) ve Ömer (ra) zamanında yetişmiş ve sorunu çözmüşlerdi.

Bu sebeple, Ömer (ra) bunun tedbirini önceden alarak, kendisi henüz hayattayken, halifeyi seçecek şurayı oluşturdu. Bu konuda Şia’nın çok ciddi yalan ve iftiraları bulunmaktadır. Dikkat etmeli ve insanları doğru bir şekilde bilgilendirmeliyiz. Nitekim Yahudi olan Abdullah bin Sebe’in oluşturduğu Şia, aradan 15 asır geçmesine rağmen, bu konuyu ümmet içinde bir bölen olarak kullanmaya devam etmektedir.

·  Küçük büyük, dar veya geniş fark etmeksizin, tüm yönetimlerde, şura çok önemlidir.

Şuranın hakkını vererek, istişareyle hareket eden yönetimler, Allah'ın (cc) izniyle muvaffak olurlar. Bu isterse bir ailenin, şirketin, fabrikanın yönetimi olsun. İsterse de bir ordu veya devletin yönetimi olsun fark etmez. Daha önce bu konuda değişik vesilelerle açıklamalarda bulunmuştuk. Kaldı ki, şura konusunda müstakil kitaplar yazılmıştır olup bunlardan istifade etmek gerekir. Özellikle herhangi bir yönetimde bulanan davetçiler için bu daha da elzemdir.

·  Şura kadar önemli olan diğer bir konu da kamuoyu yoklamasıdır.

Çünkü şura çalışmasına ek olarak ehil kimselerin görüşlerini almak, kararlarda daha isabetli olmaya vesiledir. Ayrıca katılım ne kadar geniş olursa, şeffaflık ve güven de katlanmış olur. Halen yapılmakta olan seçimler de bir nevi kamuoyu yoklaması hükmündedir. Ancak önemli olan sistemin kendisidir. Sistem beşeri olup Allah'ın (cc) şeriatına aykırı olunca, uygulamaların şekli meşru da olsa, aslı itibariyle gayrı meşrudur. Yani bu günkü yönetimlerde, yönetim ve seçimin şeklinden ziyade, asıl mahzurlu olan sistemin ilahi değil, beşeri olmasıdır.

·  Bir dava halka inmedikçe, başarılı olamaz.

Hal ikna edildiği ve dava halka mal olduğu zaman, halkın her biri, o davanın gönüllü birer muhafızı, davetçisi ve feda-i birer neferi olur. Bunun içinde, davada katılım, şeffaflık ve adalet önemlidir. Günümüzde tüm beşeri sitemler, demokrasinin edebiyatını yapıyorlar. Ancak beşeri sistemlerdeki demokrasi ve katılım iddiası, müşriklerin taptığı helvadan putlara benzemektedir. Acıktıkları zaman, tapındıkları putları yiyen müşrikler misali, beşeri sistemlerde; katılım, demokrasi, eşitlik ve adalet gibi değerlerini hemen yiyiveriyorlar. Dolayısıyla ismi ne olursa olsun, beşeri sistemlerin hiç birisi Allah'ın (cc) şeriatıyla kıyaslanamaz ve insanlığa huzur, güven ve refah da getiremez.

·  Şura başkanının, seçim öncesi ön araştırmada dikkatli, hassas ve adaletli davranması önemlidir.

Bu konuda en küçük bir şaibe, yine kargaşa, çıkmaz ve felaket demektir. Günümüzde kimi partilerin kongrelerinde yaşanan kavga ve gürültüler, bu konuda açık birer delildir. Peygamber Efendimiz’in (sav) vefatı sonrasında yaşanan ihtilafları silinmeden, yeni ihtilafların çıkması, ümmet için onulmaz yaralara sebep olabilirdi. Bu sebepledir ki, şura başkanı Abdurrahman bin Avf (ra), bu konuda işi gayet sıkı tutarak, hayırlı bir neticeye vardı. Ve Hz. Osman (ra) halife ilan ederek, önce kendisi ona bey’at etti. Subheneke... Bihamdike... Esteğfiruke...

Zi-n Nureyn Osman (ra) 16

Osman (ra) devlet idaresini devraldığı zaman İslam fetihleri hızlı bir şekilde devam ediyordu. Hz. Ömer (ra) devrinde Suriye, Filistin, Mısır ve İran, İslam topraklarına katılmıştı. Hz. Ömer’in (ra) güçlü idaresi, fethedilen bölgelerde otorite ve düzenin sağlam bir şekilde yerleşmesini sağlamıştı.

Hz. Osman (ra), İslam tebliğinin girmiş olduğu yayılma sürecini, aynı hızla devam ettirmeye çalıştı. O, Ermenistan, Kuzey Afrika ve Kıbrıs’ı fethetmiş, İran’daki ayaklanmaları bastırarak merkezî yönetimin nüfuzunu yeniden tesis etmiştir. Hz. Osman (ra), hilâfeti devraldığı zaman idari kadrolarda yavaş yavaş bazı değişiklikler yapma yoluna gitti. Ancak, Ömer’in (ra) vasiyetine uyarak, bir sene müddetle onun valilerini yerlerinde bıraktı. İlk önce Küfe valisi Muğire b. Şu'be'yi azlederek yerine Sa'd b. Ebi Vakkas'ı atadı. Sa'd (ra) Osman’ın (ra) yönetime geçtikten sonra atadığı ilk validir. (İbn-ul-Esir el-Kamil fî't-Tarih, Beyrut 1979, III, 79)

Derler ibretler:

·  Ashabı kiramın tek derdi, daha çok insanın İslam’la buluşturulmasıydı.

Amirinden memuruna, halifesinden çobanına, kadınından erkeğine her fert, bu azim ve sebatla dopdoluydu. Zira onların her birinin işi, mesleği ne olursa olsun, önce birer İslam davetçisi idiler. Onlar için hayat; iman, amel ve cihattan ibaretti. Meşhur tabirle onlar: “Yemek için yaşayan değil, yaşamak için yiyenlerdi.”

·  Cihad ve fetihler, İslami davanın enerjisi ve hayat damarıdır.

Fetihlerin altyapısını oluşturan, davet, tebliğ ve cihad, kıyamete kadar devam edecek olan bir farizadır. Resulullah (sav) Efendimizin Buhari, Müslim ve diğerlerinde geçen ve Müslim'e ait olan lafızda Cabir'den (ra) rivayet edilen şu buyruğu, bu konudaki onlarca delilden sadece biridir. "Ümmetimden bir grup/taife hak üzere savaşmaya ve üstün gelmeye devam edecektir." Buhari'nin lafzında ise şu ek vardır: "Onları terk edenler ve onlara karşı çıkanlar, onlara bir zarar veremeyecektir" Ne ki, aynı konuda yüzlerce ayetten bir kısmı da cihadın sürekliliğine işaret eder. "Fitne ortadan kalkıncaya ve din tamamen Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın! Eğer (küfürlerine) son verirlerse şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını çok iyi görür." (Enfal, 8/39)

·  Dava ve devletin devamı için, adalet, dirlik, düzen ve istikrar, hayati önemdedir.

Devri saadet ve Hz. Osman’ın (ra) hilafetinin son anlarındaki istikrar, bunun apaçık örneğidir. Hz. Ali (ra) ve sonrasındaki devrelerde çıkan çalkantıların ümmete faturasının ağırlığı malumdur. Şu kısa ömrümüzde İslam coğrafyasının çok azında elde kalan Anadolu’da yaşadıklarımız da bunun delilleriyle doludur. Esasen bu durum tüm insanlık tarihi için de geçerlidir. Adaletli ve istikrarlı yönetimler huzur, güven ve refahın beşiği olurken, adaletsiz ve istikrarsız olanlar da insanlığın felaket ve kabusları olmuşlardır. Fasık da olsa İslam idarecisine tahammül edip azletmeme yönünde görüş bildiren alimler, bu konuya binaen böyle içtihad etmişlerdir.

·  Toplum ve ümmetin huzur, güven ve istikrarı, devletin gücü ve otoritenin sağlamlığıyla orantılıdır.

“Ya devlet başa, ya kuzgun leşe” sözü, bu manada çok şey anlatmaktadır. Halen, Filistin, Afganistan, Irak, Suriye, Yemen, Libya, Sudan ve birçok Afrika ülkelerindeki otorite boşluğunun, oluşturduğu felaketler malumdur. Esasen ümmet parçalanalı beri, tüm ümmet coğrafyası, bir otorite boşluğu cenderesindedir. Bir asır önce ümmeti 55-60 parçaya bölen düşmanlar, Hilafeti yıkmadan durmamışlardır. Çünkü düşman çok iyi biliyordu ki, hilafetin boşluğunu, başka herhangi beşeri bir otoriteyle doldurmak mümkün değildir. İşte çobansız sürü misali iki milyarlık ümmetin içler acısı hali… varlık içinde yokluk, onca yerüstü ve yeraltı zenginliklerine rağmen, açlık ve susuzluktan ölen; kadın, çocuk ve genç kalabalıklar… kısacası, ümmetin merkez otoritesi olan hilafetin çökmesiyle çöktük. Yeniden ayağa kalmamız da aynı otoritenin yeniden ayağa kaldırılmasıyla mümkün olacaktır.

Bu otoritenin sağlanmasında da itaat çok önemlidir. Resulullah (sav) itaatin önemini vurgulayan birçok hadisinden ikisinde şöyle buyurur: "Eğer üzerinize Habeşî ve burnu kulağı kesik bir köle, emir tayin edilse, sizi Allah'ın Kitabı ile sevk ve idare ettiği sürece, onun emirlerini dinleyiniz ve itaat ediniz." (İbn Mâce, Cihad, 39; Buhârî, Ahkâm, 4) "Kim bana itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur. Kim de bana isyan ederse Allah'a isyan etmiş olur. Kim benim emîrime itaat ederse bana itaat etmiş olur. Emîrime isyan edense, bana isyan etmiş olur." (Buhârî, Ahkâm 1; Müslim, İmâre 33; Nesâî, Bey’at 26; İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları, V/64-65)

·  Bir yerde hayat varsa, orada sorunlarda olacaktır. Önemli olan, sorunları vaktinde görüp tedbir almaktır.

Bu fani alemde hiç sorunun olmadığı yer, sadece mezarlıklardır. Çünkü orada herkes mevta olup birbirleriyle didişecek durumda değildir. Önemli olan, çıkan sorunların çözümünde seri ve hikmetli bir şekilde müdahale etmektir. Osman (ra) döneminde çıkan sorunlar, hikmetle ve zamanında çözülmüştür. Ama bugünün Mısır’ı vb. tüm İslam ülkeleri, sorun çözecek ve ümmetin dertlerine derman olacak adaletli bir otoriteden yoksundur.

·  İdari kadroların seçimi ve değiştirilmesinde gayet hikmetli ve sabırlı davranmalıdır.

Acil durumlar müstesna, bu konuda genel olarak ihtiyat ve teenniyle davranmak ve acele etmemek esastır. Hz. Osman’ın (ra) tüm teenni ve titizliğine rağmen, Mısır gibi sorun yaşanan bölgeler olmuştur. Bir de bizim koalisyon dönemlerindeki hükümet değişiklikleri ve beraberinde baştan aşağı yaşanan idareci değişikliklerini düşünelim. Bir asırdır iki yakamızın bir araya gelmemesi ondandır. 15 Temmuz sonrası yakalanan kısmi istikrarı bozmak için, içeriden ve dışarıdan yapılan; siyasi, ekonomik, askeri vs. saldırılar boşuna değildir. Çünkü ümmetin bir kalesi dahi zapt edilmeyip ayağa kalkarsa, ümmeti de ayağa kaldıracağını düşman iyi biliyor. Ancak korktukları bu gerçek, eninde sonunda gerçekleşecektir.

·  Devletin dirlik düzeni için, selef ve halef yöneticilerinin dayanışması önemlidir.

Bir önceki yöneticilerin, bilgi, tecrübe ve idari verilerini, kendilerinden sonrakileri aktarması gerekir. Gereğinde, uyarıcı vasiyetlerde de bulunmalıdırlar. Halef idarecilerin de öncekilerin aktardıkları vasiyet ve verileri titizlikle değerlendirip takip etmeleri bir o kadar önemlidir. Meşhur tabirle, “Mahkeme kadıya mülk değildir.” İslam’da devlet, tüm kurumları ve varlıklarıyla kamuya ait olup ilahi hukuk içerisinde değerlendirilir. Dolayısıyla idarecilerin şahsi zaaf ve ihtirasları, devletin sürekliliğine gölge olmamalıdır. Subheneke... Bihamdike... Esteğfiruke...

 

 Zi-n Nureyn Osman (ra) 17

Mısırlılarca sevilen bir kimse olan Amr b. el-As'ın Mısır valiliğinden alınması ve yerine, Abdullah b. Sa'd b. Ebi Serh'in tayin edilmesi bazı karışıklıkların çıkmasına sebep olmuştu. İskenderiye halkı Bizans imparatoru Heraklious'a mektup yazarak kendilerini Müslümanların elinden kurtarmasını istediler. Ayrıca, Müslümanların karşı koyacak kadar askerlerinin olmadığını da bildirdiler. Bunun üzerine Bizans imparatoru, Manuel komutasında kalabalık bir orduyu İskenderiye’ye gönderip burayı işgal etti. Bizanslılardan çekinen Kipti halk, Hz. Osman'dan duruma müdahale etmesini istediğinde o, Amr b. el-As'ı Mısır’a geri gönderdi. Amr, yaptığı savaşta, Manuel'i öldürerek, düşmanı büyük bir yenilgiye uğrattı ve İskenderiye şehrini çevreleyen suru yıktı. (Hicrî 25) (İbn-ul-Esir, a.g.e., III, 81; H. i. Hasan, a.g.e.; I, 264) Aynı yıl içerisinde anlaşmalarını bozan Rey üzerine, Sa'd b. Ebi Vakkas bir sefer düzenlemiş; ayrıca, Deylem üzerine yürümüştür.

Dersler ibretler:

·  Mülkü idarecilerin, teb’ası tarafından sevilip sayılması ve kabullenilmesi, adalet, eşitlik ve hoşgörüyledir. Bu idarecinin dünya ahiret, izzet ve saadetine vesiledir.

Eğer bir mülki amir, kendini sevdirip kabul ettirememişse, o kişinin o makamda devam etmesi, devlet için ciddi tehlikelere sebep olabilir. Nitekim Mısırda Hz. Osman’ın (ra) hilafeti döneminde bu manada baş gösteren büyük bir tehlikenin, yöre halkı tarafından özümsenmiş olan eski Vali Amr b. el-As'ın Mısır’a geri gönderilmesiyle bertaraf edildiğini görmekteyiz. "Kıyamet günü, insanların Allah'a en sevgilisi ve meclis bakımından en yakını adil imam (devlet reisi), Allah'ın en sevmediği ve meclis bakımından en uzağı zalim imamdır." buyurur. (Tirmizî, Ahkâm, 4) "Üç sınıf insan vardır ki, duası Allah katında reddolunmaz: Âdil devlet reisi, iftar edinceye kadar oruçlu ve mazlumun duasıdır." der. (İbn Mâce, Oruç, 48)

·  Bir ülke için en ciddi tehlikelerden biri de düşmanla ittifak etmeye meyyal, kişi veya gruplardır.

Ümmet olarak son iki asırdır en çok içerdeki hainlerin ihanetlerinden çekmekteyiz. Yaşanan onca acı tecrübelere rağmen de akıllanmıyoruz. İşte altı asır boyunca ümmetin yükünü omuzlayan Osmanlının dağılması, daha çok içimizdeki ihanet şebekeleri olan, mason locaları, Sebataist çeteler ve bunlar gibi hainlerin oluşturdukları “İttihad Terakki” vb. hain örgütlerdir. Cumhuriyet kurulalı beri siyasetin içerisine çöreklenmiş aynı çeteler ve oluşturulan irili ufaklı onlarca terör örgütlerini beslen damar da yine aynı ihanet çeteleridir. “Hırsız içerden olursa, kapı kilit tutmaz.” “Ağacı kesen baltanın sapının ağacın dalından olması” vb. sözler, yaşanan sayısız acı tecrübelerin ifadesidirler.

·  İslam adaleti o kadar kuşatıcıdır ki, çok kere başka inançtan olan halklar; İslam idaresini, kendi dindaşları olan idarecilere tercih etmişlerdir.

Burada Hristiyan Kıptilerin, yine Hristiyan olan Bizans’a karşı Hz. Osman (ra) dan yardım istediklerini görmekteyiz. Çünkü onlar, Bizans’ın zalim ve despot idaresini yıllarca yaşayarak şahit olmuşlardı. Buna mukabil İslam’ın adaletini de görmüş ve Bizans’a tercih etmişlerdi. Nitekim Fatih’in fetih için İstanbul’u kuşattığı sırada, bazı Bizans ileri gelenleri ve din adamları, Katolik ve Ortodoks kiliselerin birleştirilmesini, teklif etmeleri üzerine; Bizanslı Grandük Notoras, “Başımızda kardinal külahı görmektense, Osmanlı sarığı görmeyi yeğleriz.” diyerek, itiraz etmişti...

·  Bir toplum kendi içinde barışık, bir ve beraberse, düşman ne kadar güçlü ve kalabalık olsa da mukavemet edebilir.

Ama tefrika vs. fitnelerle birlik beraberlik ve dayanışma ruhunu kaybederse, az bir düşmana dahi yenik düşebilir. “Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır.” (Âli İmran 3/105) Bunun en güzel örneği, Bedir ve Huneyn savaşlarıdır. Bedirde birlik içindeki az bir ordu, kalabalık ve kat kat güçlü olan şirk ordusunu yenmiştir. Ama Humeyni’de İslam ordusu düşmandan daha kalabalık olmasına rağmen yenilmiştir. Uhud savaşının iki aşaması da buna açık bir örnektir. Birlik içindeki 700 kişilik İslam ordusu, her açıdan çok daha güçlü olan 3000 kişilik küfür ordusunu darmadağın edip kovalarken, okçuların ihtilaf edip dağılmaları, kazanılmış bir zaferi, hezimete çevirmiştir. Şairin dediği gibi: “Girmeden tefrika bir millete düşman giremez. Toplu vurdukça yürekler, onu top söndüremez. Subheneke... Bihamdike... Esteğfiruke...

 

 

 

 



Bu yazı 59 defa okunmuştur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
112 Okunma
87 Okunma
67 Okunma
48 Okunma
112 Okunma
101 Okunma
101 Okunma
98 Okunma
96 Okunma
89 Okunma
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Beşiktaş 27 19 5 3 59 27 60 +32
2 Galatasaray 28 18 6 4 55 23 58 +32
3 Fenerbahçe 28 18 6 4 52 28 58 +24
4 Trabzonspor 28 15 7 6 35 29 51 +6
5 Alanyaspor 28 13 8 7 44 28 46 +16
6 Hatayspor 28 13 8 7 48 35 46 +13
7 Gaziantep FK 28 11 7 10 40 32 43 +8
8 Fatih Karagümrük 28 11 9 8 43 37 41 +6
9 Göztepe 28 10 9 9 40 33 39 +7
10 Antalyaspor 28 7 6 15 26 31 36 -5
11 Sivasspor 27 7 7 13 31 32 34 -1
12 Konyaspor 27 8 11 8 33 34 32 -1
13 Yeni Malatyaspor 28 7 11 10 35 39 31 -4
14 Kayserispor 27 8 12 7 22 32 31 -10
15 Kasımpaşa 28 8 14 6 31 44 30 -13
16 Başakşehir FK 28 7 13 8 30 45 29 -15
17 Çaykur Rizespor 27 6 11 10 31 44 28 -13
18 MKE Ankaragücü 27 7 15 5 31 45 26 -14
19 BB Erzurumspor 28 6 14 8 27 46 26 -19
20 Denizlispor 27 6 15 6 26 48 24 -22
21 Gençlerbirliği 27 5 16 6 22 49 21 -27
Takım O G M B A Y P AV
1 Giresunspor 25 16 4 5 40 19 53 +21
2 Samsunspor 25 14 3 8 42 24 50 +18
3 İstanbulspor 25 14 6 5 48 26 47 +22
4 Adana Demirspor 25 13 6 6 42 23 45 +19
5 Altınordu 25 13 6 6 38 32 45 +6
6 Altay 25 14 9 2 46 29 44 +17
7 Tuzlaspor 25 12 8 5 34 35 41 -1
8 Ankara Keçiörengücü 25 11 7 7 31 17 40 +14
9 Bursaspor 25 10 11 4 39 40 34 -1
10 Ümraniyespor 25 9 9 7 30 33 34 -3
11 Bandırmaspor 25 9 11 5 30 31 32 -1
12 Boluspor 25 8 12 5 26 28 29 -2
13 Adanaspor 25 7 12 6 35 37 27 -2
14 Menemenspor 25 6 10 9 29 41 27 -12
15 Balıkesirspor 25 6 11 8 26 35 26 -9
16 Akhisarspor 25 6 15 4 25 42 22 -17
17 Ankaraspor 25 3 15 7 16 40 16 -24
18 Eskişehirspor 25 1 17 7 15 60 7 -45
Takım O G M B A Y P AV
1 Eyüpspor 27 20 2 5 62 19 65 +43
2 Bodrumspor 27 14 6 7 60 37 49 +23
3 Sakaryaspor 27 13 4 10 44 28 49 +16
4 Van Spor 27 14 8 5 41 26 47 +15
5 Turgutluspor 27 15 10 2 38 38 47 0
6 Kırşehir Belediyespor 27 13 7 7 37 23 46 +14
7 Kırklarelispor 27 11 5 11 39 23 44 +16
8 Etimesgut Belediyespor 27 12 8 7 43 25 43 +18
9 Serik Belediyespor 27 10 7 10 41 36 40 +5
10 Tarsus İdman Yurdu 27 10 9 8 41 37 38 +4
11 Pendikspor 27 11 13 3 47 37 36 +10
12 Karacabey Belediyespor 27 10 11 6 32 31 36 +1
13 Sivas Belediyespor 27 8 8 11 41 34 35 +7
14 Pazarspor 27 10 12 5 40 43 35 -3
15 Bayburt Özel İdare Spor 27 9 15 3 33 45 30 -12
16 1922 Konyaspor 27 7 14 6 33 37 27 -4
17 Kastamonuspor 27 6 13 8 24 39 26 -15
18 Mamak FK 27 6 15 6 26 72 24 -46
19 Elazığspor 27 7 16 4 34 54 22 -20
20 Kardemir Karabükspor 27 1 24 2 10 82 2 -72
Takım O G M B A Y P AV
1 Diyarbekirspor 21 14 2 5 27 12 47 +15
2 1928 Bucaspor 21 13 2 6 41 14 45 +27
3 Yeşilyurt Belediyespor 21 13 6 2 33 16 41 +17
4 Arnavutköy Belediye 21 10 5 6 31 20 36 +11
5 Ofspor 21 10 5 6 30 25 36 +5
6 Belediye Derincespor 21 8 4 9 31 18 33 +13
7 Fatsa Belediyespor 21 7 7 7 16 19 28 -3
8 Artvin Hopaspor 21 7 8 6 27 34 27 -7
9 Edirnespor 21 6 8 7 23 25 25 -2
10 1877 Alemdağspor 21 6 10 5 26 36 23 -10
11 Kızılcabölükspor 21 5 9 7 19 25 22 -6
12 Çankaya FK 21 6 11 4 14 29 22 -15
13 Payasspor 21 5 10 6 23 31 21 -8
14 Nevşehir Belediyespor 21 5 11 5 19 21 20 -2
15 Antalya Kemerspor 21 5 11 5 18 34 20 -16
16 Manisaspor 21 1 12 8 15 34 11 -19
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 12/03/2021 Başakşehir FK vs Beşiktaş
 13/03/2021 Sivasspor vs Fatih Karagümrük
 13/03/2021 Alanyaspor vs Antalyaspor
 13/03/2021 Çaykur Rizespor vs Hatayspor
 13/03/2021 Kayserispor vs Galatasaray
 14/03/2021 MKE Ankaragücü vs Göztepe
 14/03/2021 BB Erzurumspor vs Trabzonspor
 14/03/2021 Gaziantep FK vs Denizlispor
 14/03/2021 Fenerbahçe vs Gençlerbirliği
 15/03/2021 Kasımpaşa vs Konyaspor
 14/03/2021 Fenerbahçe - Gençlerbirliği Gençlerbirliği ligdeki son 11 maçında hiç kazanamadı  Fenerbahçe yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 12/03/2021 Giresunspor vs Bandırmaspor
 13/03/2021 Ankara Keçiörengücü vs Eskişehirspor
 13/03/2021 Boluspor vs Akhisarspor
 13/03/2021 Adana Demirspor vs İstanbulspor
 14/03/2021 Tuzlaspor vs Ümraniyespor
 14/03/2021 Balıkesirspor vs Altay
 14/03/2021 Menemenspor vs Adanaspor
 14/03/2021 Bursaspor vs Ankaraspor
 15/03/2021 Altınordu vs Samsunspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 14/03/2021 Bayburt Özel İdare Spor vs Eyüpspor
 14/03/2021 Bodrumspor vs Sakaryaspor
 14/03/2021 Elazığspor vs Tarsus İdman Yurdu
 14/03/2021 Kardemir Karabükspor vs Kastamonuspor
 14/03/2021 Kırşehir Belediyespor vs Pazarspor
 14/03/2021 Mamak FK vs Van Spor
 14/03/2021 Pendikspor vs Kırklarelispor
 14/03/2021 Serik Belediyespor vs 1922 Konyaspor
 14/03/2021 Sivas Belediyespor vs Karacabey Belediyespor
 14/03/2021 Turgutluspor vs Etimesgut Belediyespor
 14/03/2021 Elazığspor - Tarsus İdman Yurdu Elazığspor ligdeki son 7 maçında hiç kazanamadı  Tarsus İdman Yurdu yenilmez
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
 11/03/2021 Manisaspor vs Artvin Hopaspor
 11/03/2021 Payasspor vs Edirnespor
 11/03/2021 Antalya Kemerspor vs Fatsa Belediyespor
 11/03/2021 Arnavutköy Belediye vs Nevşehir Belediyespor
 11/03/2021 Belediye Derincespor vs Kızılcabölükspor
 11/03/2021 Diyarbekirspor vs Yeşilyurt Belediyespor
 11/03/2021 Ofspor vs Çankaya FK
 11/03/2021 1928 Bucaspor vs 1877 Alemdağspor
 11/03/2021 Diyarbekirspor - Yeşilyurt Belediyespor Yeşilyurt Belediyespor ligde deplasmandaki son 5 maçını kazandı  Yeşilyurt Belediyespor kazanır
 11/03/2021 1928 Bucaspor - 1877 Alemdağspor 1928 Bucaspor ligdeki son 12 maçında hiç kaybetmedi  1928 Bucaspor yenilmez
 17/03/2021 Kızılcabölükspor - Arnavutköy Belediye Arnavutköy Belediye ligdeki son 5 maçında hiç kaybetmedi  Arnavutköy Belediye yenilmez
 17/03/2021 Yeşilyurt Belediyespor - Belediye Derincespor Belediye Derincespor ligdeki son 6 maçında hiç kaybetmedi  Belediye Derincespor yenilmez
 17/03/2021 Nevşehir Belediyespor - Manisaspor Nevşehir Belediyespor ligdeki son 6 maçında hiç kazanamadı  Manisaspor yenilmez
 17/03/2021 Artvin Hopaspor - 1928 Bucaspor Artvin Hopaspor ligdeki son 7 maçında hiç kaybetmedi  Artvin Hopaspor yenilmez
 17/03/2021 Kızılcabölükspor - Arnavutköy Belediye Kızılcabölükspor ligde evindeki son 9 maçında hiç kazanamadı  Arnavutköy Belediye yenilmez
 17/03/2021 Çankaya FK - Diyarbekirspor Diyarbekirspor ligde deplasmandaki son 10 maçında hiç kaybetmedi  Diyarbekirspor yenilmez
 17/03/2021 Edirnespor - Antalya Kemerspor Edirnespor ligdeki son 10 maçında hiç kazanamadı  Antalya Kemerspor yenilmez
 17/03/2021 Nevşehir Belediyespor - Manisaspor Manisaspor ligdeki son 10 maçında hiç kazanamadı  Nevşehir Belediyespor yenilmez
 17/03/2021 1877 Alemdağspor - Payasspor Payasspor ligde deplasmandaki son 11 maçında hiç kazanamadı  1877 Alemdağspor yenilmez
 17/03/2021 Artvin Hopaspor - 1928 Bucaspor 1928 Bucaspor ligdeki son 12 maçında hiç kaybetmedi  1928 Bucaspor yenilmez

Web sitemize nasıl ulaştınız?


NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI